Alıntı

Picasso’nun Kadınları-Moris Levi

1917 yılının son günlerinde Picasso, evlenmek istediği nişanlısı Rus asıllı balerin Olga Khohlova’yı, annesiyle tanıştırmak için Barselona’ya götürdü. Dona Maria Picasso, genç kızı samimi bir nezaketle karşıladı ve sonra onu sahnede dans ederken seyretmek istedi. Temsilden sonra genç kızla başbaşa kaldığında da ona şunları söyledi; – Zavallı güzel kızım benim, başını nasıl derde sokmak üzere […]

Picasso’nun Kadınları-Moris Levi Read More »

Abdullah Cevdet

Yusuf Ziya Ortaç Abdullah Cevdet doktordu. Şairdi. Aydın, ileri bir kafaydı. Ama hepsinden çok nesi ile meşhurdu bilir misiniz? Hasisliği ile!.. Hasisti muhakkak. Ama bu şöhrette Süleyman Nazif’in çabası çoktur. Bir gün onun için: “Meteliğe kurşun atar,” diyen Celal Nuri’ye kaplan dişleri ile gülerek: “Hayııır,” demişti, “meteliğe göbek atar!” Tatlı bir haziran sabahı idi. İçim

Abdullah Cevdet Read More »

Tolstoy’un Ölümü

Bazen insanın herkesten, her şeyden kaçıp kurtulmak istediği,kendini bulmak istediği anları olur. Ne var ki mecburiyetler çoğu zaman buna engel olur. Ama yine de o dürtü içinizi kemirip durur. Bu kaçıp kurtulmayı çok erken yapanlarımız vardır ama Tolstoy gibi seksen iki yaşında yapanlar da var. Tolstoy 1910’da seksen iki yaşındayken, neredeyse yarım yüzyıldır evli olduğu,

Tolstoy’un Ölümü Read More »

Haiti’de dayanılmaz şiddet-CNN

Görüntü 1 Mart’ta Port-au-Prince’de polis memurları ve çete üyeleri arasında ateş açıldı. (Reuters) ——— Meanwhile editörü Caitlin Hu geçtiğimiz günlerde, onlarca yıllık doğal afetler, her türden ve yaygın suç ve siyasi yolsuzluktan sonra vahşi çete savaşı, ekonomik yıkım ve insan sefaletinin pençesine düşen bir Karayip ülkesi olan Haiti’ye yaptığı geziden döndü. Halen çok daha farklı

Haiti’de dayanılmaz şiddet-CNN Read More »

ÖLÜM KORKUSU

Alıntı Hemen hemen herkes ölümden korkar — ama aynı şekilde değil Adnan Mistry / Unsplash / Özgür Düşünce Ölümün kaçınılmazlığının farkında olan tek tür insan olabilir. Birçokları tarafından “Amerikan psikolojisinin babası” olarak kabul edilen William James, insan varlığının “özünde solucan” olarak adlandırır. Bugün bu mecazi solucan kendini koruma içgüdümüzle birleşir ve sürekli yönetmek için mücadele

ÖLÜM KORKUSU Read More »

Gazozcu-Ercan Kesal

Galiba sekiz dokuz yaşlarındaydım. Bir Orta Anadolu kasabasında büyüyordum. Babam gazozcuydu. Bir gün tüm kasaba çarşı meydanındaki kahvenin önünde toplandı. Her gün kapısının önüne gazoz bıraktığım kahvenin sahibi, yaşlı hoş sohbet amca yanında çırak olarak çalışan, benim yaşlarımda esmer yetim bir çocuğa, İhsan’a iki yıldır tecavüz ediyormuş. Çocuğun bu durumunu, kasabaya yeni tayin olmuş, nüfus

Gazozcu-Ercan Kesal Read More »

Sokrates ve İnfazcısı

Mahkemenin vermiş olduğu cezanın uygulanma vakti gelmek üzereydi; Sokrates yatakta yatıyor, zehiri verecek adam zehiri hazırlıyordu. Güneş dogmak üzereydi. Zehiri hazırlayan adam sürekli vakti erteliyordu; Sokrates adama sordu: “Zaman geçiyor, güneş doğuyor, bu gecikme neden?” Adam Sokrates’i seviyordu, onu mahkemede duymuş, içindeki güzelliği görmüştü, tek başına Atina’dan daha zekiydi. İnfazı geciktirmek, biraz daha yaşaması için,

Sokrates ve İnfazcısı Read More »

Yüzyıl Öncesinde Urfa’da Bir Reçete Evi

Alıntı CUMHURIYETIN İLK YILLARINDA URFA’NIN İLK ECZANELERI VE SAĞLIK PERSONELI 1. Eczaneler Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarında diğer bölgelerde olduğu gibi Urfa’da da eczacılık hizmetleri Otçu-odçu ve/veya Dermenci adı verilen şahıslar tarafından sürdürülmüştür. Daha önce belirtildiği gibi,Anadolu’nun çoğu vilayetinde olduğu gibi Urfa’da da eczacılık faaliyetlerini daha çok misyonerlerin kurmuş olduğu hastanelerde görev yapan eczacılar ve/veya hekimler

Yüzyıl Öncesinde Urfa’da Bir Reçete Evi Read More »

Dücane Cündioğlu ile aydınlanmanın üç evresi üzerine

Alıntı Dücane Cündioğlu’nu dinliyorum. Yaklaşık üç saatlik bir konuşma. Marmara İlahiyat’ta. Bilgi dolu, malumat dolu, düşünce dolu, terminoloji dolu bir konuşma. Belki de bir hesaplaşma. Düşünürken insanlığın düşünme yükünü omuzlarında hissederek düşünüyor. İki bin beş yüz yıllık tarihsel bir sürecin alimane ve filozofane muhasebesi. Konuşmanın başlığı: “Aydınlanmanın Üç Evresi: Atina, Bağdat, Amsterdam.” Atina’da Thales ile

Dücane Cündioğlu ile aydınlanmanın üç evresi üzerine Read More »

Baskıcı Dönemler İçin Öğütler

1. Öğüt Otoriterliğin gücünün büyük bir kısmı bizim ona kazandırdığımız bir güçtür: Şimdilerde yaşadığımıza benzer zamanlarda, baskıcı bir hükümetin uygulamaları yüzünden zarar görmekten çekinen insanlar o hükümetin kendilerinden daha neler isteyebileceğini düşünürler. Hükümet bunları talep etmeyi henüz aklına getirmemiş olabileceği veya göze alamadığı halde, insanlar kendilerine uygulanacağını hayal ettikleri baskıya göre hareket etmeye başlarlar. Öngörüye

Baskıcı Dönemler İçin Öğütler Read More »