Alıntı

Her Şeyin Bedeli Var- Moris Levi

Büyükbabası ile birlikte yaşayan genç delikanlı eline geçen mektuba sevinsin mi üzülsün mü bilemedi. Mektupta uzak bir şehirde başvurduğu üniversitenin onu kabul ettiği yazıyordu. Şimdiye kadar uzak bir hayal gibi görünen hedefine ulaşmıştı. Ama sevinemiyordu. Yıllardır büyük babası ile birlikte yaşamıştı. Beraber günlerini geçirdikleri küçük ev ve bahçesi ona bir yuvadan çok bir sığınak olmuştu. […]

Her Şeyin Bedeli Var- Moris Levi Read More »

Gençlik ve Umut-Halil Cibran

19 Mayıs 2020 Gün bulut, sızı tuttu ruhlarımızı Gençliği zaman yedi bitirdi Harami talan etti bayramımızı ….. Gençlik ve Umut Halil Cibran Gençlik önümde yürüdü ve uzaklardaki bir tarlaya varıncaya dek izledim onu. Orada durakladı ve beyaz kuzular sürüsü gibi ufukta dolaşan bulutlara bakındı. Sonra ağaçlara döndü. Ağaçlar çıplak dallarını gökyüzüne uzatmışlardı; sanki yitirdikleri yapraklarını

Gençlik ve Umut-Halil Cibran Read More »

Fikret Kızılok

Eli yıldan fazla oluyor, Fikret Kızılok bir biçimde dünyamda, onun Veysel şarkıları zaman zaman dilimde. ‘Yumma gözün kör gibi’ arada bir Yeditepe’deki vergi sistemi derslerime bile konuk oldu. Bu sabah Tayyar Ateş aşağıdaki yazıyı paylaşmış. Ekşisözlükte yer alan çeşitli girişleri derleyip toplamış, böyle şahane bir metin çıkmış. Kendisine çok teşekkür ediyorum. …. ‘ben niye meşhur

Fikret Kızılok Read More »

Ülkenin önünü tıkayan “kasaba kültürünü” nasıl aşabiliriz?

Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com 24 Şubat 2022 Perşembe NATO Karagahı’nın üst düzeyli bilim insanı ofisinde strateji ve politika Başkanı Ulf Ehlert, “Seçimlerimizi neden değerlerimiz yönlendirmeli” başlıklı makalesi bu yazıyı yazmamın vesilesi oldu. Ehlert’ın analizinden ilham alarak, “ülkemizin önünü tıkayan kasaba kültürünü aşmadan refah toplumu olamayız” varsayımını tartışmak istiyorum. Topluluk kültürü, düğünde, denekte, tarlada, tapanda,

Ülkenin önünü tıkayan “kasaba kültürünü” nasıl aşabiliriz? Read More »

Kolaysa Göz Kendini Görsün- Moris Levi

Gençliğimde bir keresinde tepelerin ötesindeki sessiz koruluğunda bir azizi ziyaret etmiştim. Biz erdemin doğası hakkında konuşurken bir haydut bitkin bir şekilde bayırdan yukarı topallayarak geldi. Koruya vardığında azizin önünde diz çöktü ve şöyle dedi: – Ey aziz, beni teselli et! Günahlarım bana ağır geliyor. Ve aziz tereddüt etmeden cevap verdi, – Günahlarım bana da ağır

Kolaysa Göz Kendini Görsün- Moris Levi Read More »

İNANÇ KRİZLERİNİN EDEBİYATA YANSIMASI

M. Orhan Okay’ın bir makalesinden özetlenen bu yazıyı Ramazan Özer FB sayfasında paylaşmış. Okuyunca hemen şu yorumu yazdım: ‘Şüphenin karanlığından imanın aydınlığına’ çıkabilmek çok güzel. Neyin karanlık deyin aydınlık olduğu elbette bir meşrep ve tavsif meselesidir. Buna karşılık tefekkür yani düşünmek ve sormak hakikati aramanın bir yolu gibi gelir bana. Bu sebeple yazıdaki bilgiler müthiş.

İNANÇ KRİZLERİNİN EDEBİYATA YANSIMASI Read More »

İnsan Denen Hayvan

Başlıkta böyle deyince.. Bir an için durdum, kendime sordum: Bulduğu ile yetinen, canı tehlikeye düşmedikçe saldırmayan, zenginlik diye bir kavramı olmayan, kendi halinde yaşayıp giden gariban hayvanları modern insanı da o türden saymakla aşağılamış olmuyor muyuz? Neyse ki burada mesele bu değil. Adına medeniyet değimiz müthiş buluşlarla süslü zafer anıtlarının ve keşfine çıktığımız yıldızların altında

İnsan Denen Hayvan Read More »

Abdal ile Aptal

Alıntı – Dervişliğin şanındandır, Abdal olan aptal olanı bağışlar. – Abdal, (hali) ‘değişen’ demektir, aptal ‘değişmeyen’. O nedenle ilki evrilir, ikincisi devrilir. – Güzel deyince aptal’ın aklına ‘kadın’ gelir. Kadın deyince Abdal’ın aklına ‘güzel’. – Abdal anlamak, aptal anlaşılmak ister. Oysa hakikatte; ilkinin anlaşılmaya, ikincisinin anlamaya ihtiyacı vardır. – Abdal anlar ve susar. Aptal anlamaz

Abdal ile Aptal Read More »

NEDEN GEÇ GELİR HEP AKLIMIZ BAŞIMIZA? Hüseyin ERKAN

Hiçbir haksızlık küçük, hiçbir insan önemsiz değildir.                               Jeremy Bentham “Görünüşe aldanma” der dururuz ama çoğu zaman da görünüşe aldanırız hep. Nasrettin Hoca’mızın “Ye kürküm ye” örneği… Annesi İstanbul, babası Bursa göçmeni Yunanistanlı dostum Yanis telefon etti; bir ay kadar önce.

NEDEN GEÇ GELİR HEP AKLIMIZ BAŞIMIZA? Hüseyin ERKAN Read More »