Alıntı

Küresel ekonomi ‘tarihi’ değişimin eşiğinde Kerem Alkin

1929 Büyük Buhranı, o döneme kadar iktisat literatüründe tek hakim görüş olan ‘liberal’ anlayışın sorgulanmasına sebep olan ve devletin iktisadi yaşamda düzenleyici, denetleyici ve yönlendirici boyutta önemli görevler üstlenmesinin kaçınılmaz olduğunu teyit eden bir kilometre taşıydı. Dolayısıyla, 1750 Sanayi Devrimi’nden sonraki 180 yıla hakim olan ‘fizyokrasi’ ve ‘neoklasik’ anlayışı, 1929 sonrası, devletin ekonomideki vazgeçilmez rolünün […]

Küresel ekonomi ‘tarihi’ değişimin eşiğinde Kerem Alkin Read More »

NİNNİLER- Moris Levi

30 yaşlarındaki Alman yüzücü Maria yarışmak için Şili’ye uçarken Buenos Aires (Arjantin) havaalanında aktarma sırasında koltukta uyuya kalır. Birden anlamadığı bir nedenle içinde bir yitirmişlik duygusu ve isyan ile uyanır. Neden böyle hissettiğini anlamaya çalışırken yanında oturan Arjantinli kadının kucağındaki bebeğine söylediği ninninin ona çok acı verdiğini farkeder. Maria İspanyolca bilmemektedir ama ninninin müziğini ve

NİNNİLER- Moris Levi Read More »

Urfa Diye Bir Yer- Mehmet Kurtoğlu

Şimdiye kadar okuduğum Urfa üzerine kitaplar içinde şehri en iyi tanımlayan ve tahlil eden Prof. Dr. Ahmet Arslan’ın “Bir Ömür Düşünmek” hatıra kitabıdır. Kitap, nehir röportajlardan meydana gelmiş. Ahmet Hoca çocukluk ve Urfa günlerini anlattığı bölümlerde çok ama çok önemli tanım ve tespitlerde bulunuyor. Felsefeci olmanın vermiş olduğu derinlikle şehre bakıyor. Hemen hemen her satırını çizdiğim kitap benim Urfa

Urfa Diye Bir Yer- Mehmet Kurtoğlu Read More »

Rabbini Arayan İnsan- M. Şirin Öztürk

Sayfa komşum ve meslektaşım sevgili Mehmet Nuri Aslan üstadımın “Hadi Buyrun Cevaplayın” diyerek, Epikuros’a ait olduğu söylenen şu paradoksu paylaşan postunu gördüm; “Tanrı kötülüğü önlemek istiyor ancak bunu yapamıyorsa, kadir-i mutlak değildir. Engelleyebilir ama istekli değilse, o zaman kötü niyetlidir. Hem istekli hem de kadir ise o zaman neden dünyada kötülük var? Hem istekli değil

Rabbini Arayan İnsan- M. Şirin Öztürk Read More »

Her Şeyin Bedeli Var- Moris Levi

Büyükbabası ile birlikte yaşayan genç delikanlı eline geçen mektuba sevinsin mi üzülsün mü bilemedi. Mektupta uzak bir şehirde başvurduğu üniversitenin onu kabul ettiği yazıyordu. Şimdiye kadar uzak bir hayal gibi görünen hedefine ulaşmıştı. Ama sevinemiyordu. Yıllardır büyük babası ile birlikte yaşamıştı. Beraber günlerini geçirdikleri küçük ev ve bahçesi ona bir yuvadan çok bir sığınak olmuştu.

Her Şeyin Bedeli Var- Moris Levi Read More »

Gençlik ve Umut-Halil Cibran

19 Mayıs 2020 Gün bulut, sızı tuttu ruhlarımızı Gençliği zaman yedi bitirdi Harami talan etti bayramımızı ….. Gençlik ve Umut Halil Cibran Gençlik önümde yürüdü ve uzaklardaki bir tarlaya varıncaya dek izledim onu. Orada durakladı ve beyaz kuzular sürüsü gibi ufukta dolaşan bulutlara bakındı. Sonra ağaçlara döndü. Ağaçlar çıplak dallarını gökyüzüne uzatmışlardı; sanki yitirdikleri yapraklarını

Gençlik ve Umut-Halil Cibran Read More »

Fikret Kızılok

Eli yıldan fazla oluyor, Fikret Kızılok bir biçimde dünyamda, onun Veysel şarkıları zaman zaman dilimde. ‘Yumma gözün kör gibi’ arada bir Yeditepe’deki vergi sistemi derslerime bile konuk oldu. Bu sabah Tayyar Ateş aşağıdaki yazıyı paylaşmış. Ekşisözlükte yer alan çeşitli girişleri derleyip toplamış, böyle şahane bir metin çıkmış. Kendisine çok teşekkür ediyorum. …. ‘ben niye meşhur

Fikret Kızılok Read More »

Ülkenin önünü tıkayan “kasaba kültürünü” nasıl aşabiliriz?

Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com 24 Şubat 2022 Perşembe NATO Karagahı’nın üst düzeyli bilim insanı ofisinde strateji ve politika Başkanı Ulf Ehlert, “Seçimlerimizi neden değerlerimiz yönlendirmeli” başlıklı makalesi bu yazıyı yazmamın vesilesi oldu. Ehlert’ın analizinden ilham alarak, “ülkemizin önünü tıkayan kasaba kültürünü aşmadan refah toplumu olamayız” varsayımını tartışmak istiyorum. Topluluk kültürü, düğünde, denekte, tarlada, tapanda,

Ülkenin önünü tıkayan “kasaba kültürünü” nasıl aşabiliriz? Read More »

Kolaysa Göz Kendini Görsün- Moris Levi

Gençliğimde bir keresinde tepelerin ötesindeki sessiz koruluğunda bir azizi ziyaret etmiştim. Biz erdemin doğası hakkında konuşurken bir haydut bitkin bir şekilde bayırdan yukarı topallayarak geldi. Koruya vardığında azizin önünde diz çöktü ve şöyle dedi: – Ey aziz, beni teselli et! Günahlarım bana ağır geliyor. Ve aziz tereddüt etmeden cevap verdi, – Günahlarım bana da ağır

Kolaysa Göz Kendini Görsün- Moris Levi Read More »