Alıntı

Con Ahmet’in Devri Daim Makinası Döviz Piyasasında: Kerim Rota

128 Milyar meselesini ortaya koyan önemli yazılardan biridir bu. Kasım 2019 ‘da yayımlanmıştı. Yazarın sonraki yazıları konuyu derinlemesine incelemeye devam eder. NA Yaşı ileri olanlar “Con Ahmet’in Devri Daim Makinası” deyimini bilir. Sürekli dönerek sonsuz enerji üretebildiğini iddia eden bir mucidin icadından ilham alıp, dilimize yerleşmiştir. Genelde “bir işe yaramayan boş buluş” anlamında kullanılır. “Kaynağı […]

Con Ahmet’in Devri Daim Makinası Döviz Piyasasında: Kerim Rota Read More »

Rulet masasına geri dönüş mümkün mü? Kerim Rota

128 milyar meselesinin tarihini anlatıyor bu şahane yazı. Yazara göre, bu mesele tarihimizin en büyük finansal skandalıdır. Halkın geleceği ile rulet masasında kumar oynanmış, kaybedilmiştir. Aynı konuda önceki yazılarından biri Con Ahmed’in Devri Daim Makinası adını taşır. …… Rezerv kaçağı” nasıl ortaya çıktı?.. Tam tutarı aslında 126,3 Milyar dolar olsa da, kamuoyunda “128 Milyar dolar”

Rulet masasına geri dönüş mümkün mü? Kerim Rota Read More »

128 milyara ne oldu? Ugur Gurses

En başta CHP olmak üzere muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları, basının bir bölümü şunun peşinde: 128 milyar dolara ne oldu? “128 milyar dolar” son 2 yılda Merkez Bankası’nın döviz rezervlerindeki eksilmenin toplamı olarak ifade ediliyor. Belki de daha fazla. Ama bu sayı simgesel olarak yerleşti. 2019 yılının mart ayında yerel seçimler öncesinde iktidar partisi büyük

128 milyara ne oldu? Ugur Gurses Read More »

128 milyar doların akibeti: M. Murat Kubilay

Blogumda güncel siyasi polemiklere yer vermiyorum. Ne var ki bu konu, belirli bir bilgi kirliliği gölgesinde hararetle ve çok yoğun biçimde tartışılıyor. Çoğu kişi, konunun teknik yanlarına hakim değil ve mesele güncel olmanın çok ötesinde alabildiğine önemli. Murat Kubilay çok duru bir dille, teknik karmaşıklığı iyice çözümleyerek hakça bir yaklaşımla anlatmış. Şöyle başlıyor: Son günlerin

128 milyar doların akibeti: M. Murat Kubilay Read More »

MÜTHİŞ BİR KIZILDERİLİ HİKAYESİ

Bir gün New-York´ta bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıya çıkar. Gruptan biri, Kızılderili´dir. Yolda insan kalabalığı, korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek durur ve cırcır böceğini aramaya baslar. O kadar gürültünün arasında böcek sesi duymanın olanaksızlığını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyerek yollarına devam eder. Aralarından sadece biri, inanmasa da, onunla

MÜTHİŞ BİR KIZILDERİLİ HİKAYESİ Read More »

Eleştirel Düşünce-5: Doç. Dr. Şafak Nakajima

“Beynimiz kabaca, “düşünen” ve “otomatik” diye adlandırabileceğimiz iki programlı bir biyobilgisayardır.” Üstteki paragrafı alıntıladığım “Eleştirel Düşünce” yazı dizisinin önceki bölümleri için yazının altındaki linkten ilerleyebilirsiniz. Şimdiye dek size, beynin evrimsel yapısından kaynaklanan çelişkilerinden söz ettim. Artık eleştirel düşüncenin temel kavramlarına geçebiliriz. Eleştirel düşünme, kritik etmektir. “Kritik” terimi Yunanca “kritikos” kelimesinden gelir ve ayırt etmek demektir.

Eleştirel Düşünce-5: Doç. Dr. Şafak Nakajima Read More »

Haggadah ve Derviş Korkut Efendi: Moris Levi

1942 yılının başlarında Saraybosna Nazi işgal kuvvetleri başkomutanı General Johann Fortner* şehrin müzesine geliverdi. Müzenin idarecileri bu habersiz ziyaretten şaşkına dönmüşlerdi. Telaşla o yıllarda müzede çalışmakta olan ve 12 dil bilen kütüphaneci Derviş (Efendi) Korkut’u tercümanlık yapması için çağırdılar. Müzenin müdürü Jozo Petroviç, Derviş Korkut ile birlikte ziyaretçilerine müzeyi dolaştırmaya başladılar. Karanlık bir maksatla geldikleri

Haggadah ve Derviş Korkut Efendi: Moris Levi Read More »

Kafka and Crying Girl

At 40, Franz Kafka (1883-1924), who never married and had no children, walked through the park in Berlin when he met a girl who was crying because she had lost her favourite doll. She and Kafka searched for the doll unsuccessfully. Kafka told her to meet him there the next day and they would come

Kafka and Crying Girl Read More »

Vivaldi Zülfi : Yılmaz Odabaşı

1950’li ve 1960’lı yıllarda Diyarbakır’ın Çermik, Ergani ve Çüngüş gibi ilçelerine bağlı köylerin kavruk, yoksul çocukları, ya köylerindeki ilkokulu bitirerek öğrenimlerini tamamlamış veya Ergani’de, o civarda tek orta dereceli okul olan Dicle İlköğretmen Okulu’nu bitirip öğretmen olmuşlardır. O yıllarda Türkiye’deki üniversiteler bir elin parmakları kadar az ve uzakmış. Üstelik öğretmen olmak, o yıllar, henüz halkın yüzde ellisinin okuma yazma bilmediği

Vivaldi Zülfi : Yılmaz Odabaşı Read More »

Enver Paşa Hakkında Seçilmiş Notlar

‘’600 yıllık imparatorluğu icraatleri ile kısa sürede yıkan adamı sadece cesur olduğu için kutsuyorsunuz. bunu yapma sebebiniz sadece cahil olmanız da değil. güce tapmaya hevesli olmanız.. keşke cahil olsaydınız , bilgiyle giderilebilirdi.. duam kabul olur mu bilmiyorum. dindar biri değilim. enver paşa hakkında yorumum şudur ki ; allah bu ülkeye bir enver daha musallat etmesin.

Enver Paşa Hakkında Seçilmiş Notlar Read More »