Öyküler

Olası Bir Dicle Romanına Katkı

Hayat anılar biriktirmektir, derler. Dünden bugüne sızan hayattır anılar. Günümüzü ışıklandırmakla kalmazlar, yarınlara bağlarlar bizi. Yarınlara, belki de ömür ötesi zamanlara. Uzak geleceklerle bağ kurma özlemi, her insanın içine çöreklenmiş sonsuzluk hayalinden daha gerçekçi değil midir? Öyle bir boş hevesle kıyaslanmayacak derecede somuttur çünkü. Üstelik sınır bilmez, uslanmaz bir bencillikle değil, uygar bireyin ‘insanlık ülküsü’ ile donanmıştır: […]

Olası Bir Dicle Romanına Katkı Read More »

Sürtük ve Yazarı

Bu öykünün kahramanı, son derece aykırı bir genç kızın romanını daha on yedi yaşındayken yazar. Romanın yayınlanma öyküsü ilginçtir. ‘Sürtük” dağıtımdan bir ay kadar önce siyah beyaz bir afişle ülkenin üç büyük kentinin ana caddelerinin iki yanındaki duvarlarda boy gösterir. Bir hafta sonra, ülkenin batısındaki her kente ulaşan günlük dört gazetede tam sayfa ve resimli

Sürtük ve Yazarı Read More »

Zavallı Trump’ın Günahını Alıyorlar

Bu heriflerin covid dedikleri o kadar da tehlikeli bir şey değil, inanmayın, sizi korkutup ekonomiyi çökertmek istiyorlar, beni yıkmak için size yalan söylüyorlar; birkaç damla dezenfektan alın ister damardan ister ağızdan, bir şeyiniz kalmaz, deyince, enteller lafı ağzına tıkayıp alay ettiler. Elbette bildiği bir şey şey vardı Başkanın, ama söyletmediler, günahına girip hakkını yediler. Ortalığı

Zavallı Trump’ın Günahını Alıyorlar Read More »

Abuzittin Kardeşin 1:28 Derdi

Telefonun sesi şirin uykudan uyandırdı beni. İyi geceler, dedi, ardından şen bir kahkaha attı. Geç saatlerde çalan telefonlar hep gerer beni, rahmetli dayımın ölümü haberini on beş sene kadar önce bir gece yarısı telefonu ile aldım. Ondan beri hep böyle. Dün geceki telefon da resmen ürpertti. Açtığımda bizim densiz Abuzittin, neyin keyfindeyse artık, gülüyordu. İster

Abuzittin Kardeşin 1:28 Derdi Read More »

HİKAYE BU YA: Bambistan

Hikaye Bu Ya Bambistan’da bir ekonomi öğrencisi arkadaşlarına tweet atmış: Ülkede toplanan verginin yarısı faize gidiyor. Bu bizi batırır, devlet uyuyor mu? Ertesi gün almış götürmüşler çocuğu, üç ay gözaltı, doksanıncı gün duruşma. Onu adalet sarayına götüren üç polisten en yufka yüreklisi, suçunu sormuş, davayı anlattırmış, babacan bir tavırla öğüt vermiş. Belki haklısın abi demiş,

HİKAYE BU YA: Bambistan Read More »

Karanlıktan Aydınlığa: Hüseyin Erkan

sizi bilmem sabahları severim ben apaydınlık sabahları… (H.E.) Kötü bir insanı anlatmak kadar kolay değildir; iyi bir insanı anlatmak. Kitaplar da insanlar gibidir. İyileri de var; kötüleri de… Aynı insanlar gibi, kötü kitabı anlatmak kolaydır. Ya iyi, güzel ve yararlı kitapları nasıl anlatırsınız? Hele hele bu bir romansa?.. Özetleyerek mi dediniz? Kusura bakmayın ama bu

Karanlıktan Aydınlığa: Hüseyin Erkan Read More »

Bir Kez Daha Helme

Helme Yilmaz Pirincci’nin dün paylaştığı şiirin girişi şöyle: Islak saçlarından süzülüp göğsüne düşen bir su damlasının yaşadığı o eşsiz mutluluğu kıskanıyorum Bedeninde gittikçe eriyip buharlaşan. Sana karışan o su damlasını. Sana dokunurken sana karışmak. Seni yaşarken sende kaybolmak. Sen olmak gibi işte. Şimdi en çok saçlarını taramak isterdim küçük bir kız çocuğu gibi. Acemi ellerimle

Bir Kez Daha Helme Read More »

Masaj ve Mahremiyet

Marquez hiç masaj yaptırdı mı acaba? Yılın ilk günü, sabahın kör saatinde aklıma gelen soruya, ardından gelen tuhaf düşüncelere bir bakar mısınız? Bir uçak yolculuğu sırasında yanındaki koltukta oturan alımlı bir kadını anlattığı onun nefis öyküsünü sanırım yirmi yıl kadar önce okudum. Dün neler yedim, tam hatırlamıyorum ama öykü, genel çizgileriyle, tonu ise gayet berrak

Masaj ve Mahremiyet Read More »

Helme

Hikayeyi belki bilirsiniz. Seçilip de testisleri test edildikten ve Vatikan meydanında inananlarla kucaklaşma merasiminden hemen sonra nedense New York’a gider yeni Papa. Kennedy Havaalanına indiğinde onu bir gazeteci ordusu karşılar. Soruların hemen hepsi ruhban sınıfının bel altındaki meşhur karanlık işleriyle ilgili. Papa ise doğru yolun öğreticisi olmaya soyunmuş. Fuhşa yol açan sebepleri bulup gidermek, iman

Helme Read More »

İhanet

Serapsan sen, suç gözlerimde! Yazdığı aşk şarkıları dillerde dolaşan, iki gözü kör bir kemancıya o kadar tutkunmuş ki ceylan gözlü Aişa, kendisini dünya gözü ile görsün diye gözlerinden birini sevdiğine bağışlamış. Göz naklinin üstünden bir ay ya geçmiş, ya geçmemiş; kemancı, kendi yeğenlerinden birini, yeşil gözlüymüş kız, kuma almış Aişa’nın üstüne. O da, ne kemancıyı,

İhanet Read More »