Beyoğlu’nun Yitik Yılları
DÖRT OTUZ MATİNESİ Ben İstanbul’a üniversitede okumaya geldiğimde, İstanbul bir buçuk milyon bile değildi. ( 1953 ) Zorlayıcı bir kural yoktu ama, Beyoğlu’nda sakallı, kravatsız dolaşılmazdı; üstü başı dökülenleri ayıplarlardı. Taşralılar, kısa zamanda İstanbullular gibi konuşmaya, giyinmeye davranmaya özen gösterirlerdi. İstanbullu kentine sahip çıkardı. Bunu her yerde çekinmeden gösterirlerdi. Özetle İstanbul, taşralı üniversiteliler için ayrı […]
Beyoğlu’nun Yitik Yılları Read More »









