Alıntı

Aşkın Bu Şekli

Karacadağ Mîri Dewreş Bey,amcasının kızı olan Binevş’e aşık olur. Dewreş, amcası Fariz Bey’den kızını kendisine vermesini ister. Ancak Fariz Bey, Binevş’in ve 7 oğlunun istememesi üzerine Dewrêş Bey’e kızını vermez. Aile Dewrêş Bey’in zulmünden korktuğu için Karacadağ’ dan göç ederek Hakkari Mîri Cembelî’nin himayesindeki topraklara göç eder. Bunun üzerine Dewreş Bey, süvarilerini Fariz Bey’in üzerine […]

Aşkın Bu Şekli Read More »

Ara Güler

Bir gün babam, ‘Dünyanın her yerine gidiyorsun, babanın köyünü merak etmiyor musun’ dedi. ‘Hadi gidelim’ dedim. Vapura binip Giresun’a gittik. Giresun’dan Şebinkarahisar’a taksi tuttuk. Oradan Yaycı köyüne gittik. Babam doğduğu evi aradı, bulamadı. Kiliseyi aradı, bulamadı. Mezarlığı tarla yapmışlar. Çocukken yüzünü yıkadığı üç gözlü bir çeşme vardı, o kalmış. Oraya götürdüler, yüzünü yıkadı. ‘Çocukken anam

Ara Güler Read More »

Çay

Çay üç özelliğinden dolayı kutsal bir sıvıdır. Birincisi; sınıfsız bir içecektir, ayakkabı boyacıları ile ceo’ların ortak içeceğidir. Sınıfsal kaynaşma sağlar. Her statüden insanın tükettiği bir sıvı olup, içecekte eşitlenmenin sembolüdür aynı zamanda. İkinci olarak zamansızdır; sabah kahvaltısında, öğlen yemeği sonrasında, akşam üzeri, yatmadan önce yani günün her saati içilebilen tek içecektir. Üçüncüsü; Muhabbetin demini aldırır.

Çay Read More »

Akif ve Biz Müslümanlar M.Akif Ersoy

“Biz Müslümanlar, ben öyle görüyorum, Allah ile pek laubaliyiz! Zannediyoruz ki, Çenab-ı Hak oturduğumuz yerden isteyivermekle hatırımız için ilahi kanunlarını değiştirir. Zavallı bizler. Safta emeksizce yaşamak, çalışmaksızın amacına erişmek hakkını, böyle bir ümidi kim veriyor? Müslümanlık galiba. Belki. Öyle ya, müslüman|ar Allah’ın sevgili kullarıdır. Hani Müslümanlık bir kardeşlik husule getirecekti? Bugün Müslümanlar kadar müteferrik (dağınık],

Akif ve Biz Müslümanlar M.Akif Ersoy Read More »

Din ve Marx

1844’te Marx şunları yazıyor: “Dini yapan, oluşturan insandır; din insanı oluşturmaz. İnsan, devletin, toplumun ürünüdür. Bu devlet ve bu toplum dini üretir. Din de dünyanın tersine döndürülmüş bir bilincidir… Din mazlum yaratığın soluğudur; kalpsiz bir dünyanın kalbidir ve ruhsuz koşulların ruhudur. Halkın da afyonudur. Halkın sahte saadeti olan dini ilga etmek, halkın gerçek mutluluğunu talep

Din ve Marx Read More »

Başarmak ne?

“sık ve çok gülmek; zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini, şefkatini kazanmak; dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek; güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki “en iyiyi bulabilmek”; sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek; bir

Başarmak ne? Read More »

Beyoğlu’nun Yitik Yılları

DÖRT OTUZ MATİNESİ Ben İstanbul’a üniversitede okumaya geldiğimde, İstanbul bir buçuk milyon bile değildi. ( 1953 ) Zorlayıcı bir kural yoktu ama, Beyoğlu’nda sakallı, kravatsız dolaşılmazdı; üstü başı dökülenleri ayıplarlardı. Taşralılar, kısa zamanda İstanbullular gibi konuşmaya, giyinmeye davranmaya özen gösterirlerdi. İstanbullu kentine sahip çıkardı. Bunu her yerde çekinmeden gösterirlerdi. Özetle İstanbul, taşralı üniversiteliler için ayrı

Beyoğlu’nun Yitik Yılları Read More »

Marquez

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserini okuyup pek bir şey anlamayan birine yardımcı olmak için şu satırları yazan Ayvaz Smilenaz nam kişiye saygılar. Gabriel Garcia Marquez kitapla ilk tanışmasını ve üzerinde bıraktığı etkiyi şöyle anlatır: “vega, bir gece elinde yeni aldığı üç kitapla çıkageldi ve içlerinden birini uyumama yardım etmesi için rastgele bana verdi. tam tersi

Marquez Read More »

DEFNE ORMANI

Köle sahipleri ekmek kaygusu çekmedikleri için felsefe yapıyorlardı, çünkü Ekmeklerini köleler veriyordu onlara; Köleler ekmek kaygusu çekmedikleri için Felsefe yapmıyorlardı, çünkü ekmeklerini Köle sahipleri veriyordu onlara. Ve yıkıldı gitti Likya. Köleler felsefe kaygusu çekmedikleri İçin ekmek yapıyorlardı, çünkü Felsefelerini köle sahipleri veriyordu onlara; Felsefe sahipleri köle kaygusu çekmedikleri İçin ekmek yapmıyorlardı, çünkü kölelerini Felsefe veriyordu

DEFNE ORMANI Read More »

Melamet

HER İNSAN HATIRLAMALI: MELAMET HIRKASI Melamet hırkasını giyenin insanlığı üşümezmiş. Nedir bu hırka, melamilik nedir? Melâmilik; ‘Ben hiçim Allah var’ demektir. Melâmi nefsini yenendir. Anadolu’da tarikat şeyhleri gurur ve kibire kapılınca onlara muhalif olarak kurulmuş eski bir tarikattir. Melâmilik tüm dünya nimetlerinden vazgeçerek, kendini kınayıp kınatarak, her türlü şan şöhret itibardan ve mevkiden vazgeçerek yaşamayı

Melamet Read More »