Daha sonra ayrıntılayacağım.
Temel fikri yazıp geçecek kadar vaktim var ancak.
Ülke halkıyla ve yönetimiyle tam bir ergen gibi davranıyor. Böyle davranmasının kültürel tarihsel nedenleri var, özellikle siyasetin particilik sanılması, sarhoş edici bir hızla değişen dünyanın oturmamış yeni değerleri ve önümüzde heyula gibi duran geri kalmışlık sorunu, yani yoksulluk ve bağnazlık var.
Orhan Pamuk’un son romanında uzun uzun anlattığı ‘kafamda tuhaflık’ ve Mahfi Eğilmez’in sözünü ettiği ülkenin sosyal ekonomik değişim sürecini tanımlayan ‘kararsız denge’ çalkantısının verdiği mide bulantısı, bir de üstüne ağır zihin ve ağız ishali ile kanla beslenmiş yüksek tansiyon … Kısacası, herkesin kafasında bir tür aymazlığa varan epeyce hastalıklı garibe saldırgan, muktedir karşısında sinen kusmuk gibi bir tuhaflık..
Bunlar bana ergenlik belirtileri olarak görünüyor.
Birkaç dayanak daha sayayım: orta gelir tuzağında debelenen kriz müptelası bir ekonomi, topal, çolak ve sandıksal demokrasi, kendine yetecek kadar bile üretemeyen ama her şeye hakkı olduğunu sanan ve deli gibi tüketen hatta har vurup harman savuran bir toplum. Borçla lüks araba ve yabancı futbolcu ithal eden, torunları için varlık yerine borç biriktiren ahali.
Ve böyle var olup öyle yaşamanın hem mümkün hem hakça hem de kolay olduğuna herkesi inandırıp bu sayede ahbap çavuş demokrasisi ile peşkeşci ahbap çavuş kapitalizminin en ilkel halleriyle iktidarını pekiştiren ve sürdüren bir akıl dışı siyasal yapı. Bir paradigma kargaşası. Tam ergenlik halleri yani.
11 Nisan 2019


