OSMANLI’NIN SON ÜÇ YÜZ YILININ, ÇOK KISA BİR PANORAMASI- M.Ali Aykın

Şimdi bir de “Osmanlı Torunları” güruhu peydahlandı. Kendilerine “Osmanlı’nın torunlarıyız,”
diyerek, mangalda kül bırakmayanların, bari Osmanlının “O”sundan haberleri olsaydı,
vallahi gam yemezdim. Osmanlının son 300 yılı bir facia, bir mağlubiyetler silsilesi. Tarihte
hiçbir hanedan, Osmanlı hanedanı kadar, halkına yabancılaşıp, ona acı çektirmemiştir.
Devleti son 3 yüzyılda, öylesine bilinçsiz, bağnaz ve ahmakça yönetmelerinin faturasını, Türk
ulusu kanıyla ödemiştir. Ama bizim ahmakların indinde; varsa Osmanlı, yoksa Osmanlı!
Osmanlı’nın, son üç yüz yılda Avrupa’daki mağlubiyetleri: {Alamandağı-1683, Salankamen1691, Zenta-1696, Kartalovası-1770, Boza-1789, Peter varadin1716, Foçşani-1789, 93 Harbi1877, Balkan Savaşları-1911,12} zaferlerinin çok fevkindedir. Zaten Osmanlı büyük
zaferlerini, ateşli silâh üstünlüğü sayesinde kazanmıştır. Örneğin Yavuz S. Selim Çaldıran,
Mercidabık ve Ridaniye’ye 500, Kanuni S. Süleyman Mohaç’a 300 top götürmüştür.
1760’lı yıllarda, Sadrazam Koca Ragıp Paşa, Padişah III. Mustafa’ya, devletin durumunu şöyle
izah eder: “Hünkârım! Osmanlı dişleri dökülmüş, tırnakları sökülmüş bir aslana benzer.
Uzaktan görünüşü heybetlidir. Ancak düşmana fazla yaklaştırılmamalıdır ki, tırnakları
sökülmüş, dişleri dökülmüş olduğu anlaşılmasın.” İşte koca Osmanlı İmparatorluğu, son üç
yüz yılda böylesi feci bir durumdaydı
Osmanlı İmparatorluğunun güçlü döneminde, vezirler sadrazam olmak için, birbirlerinin
ayaklarını kaydırmaya çalışırken; çöküş döneminde, “Aman! Padişah beni görüp de,
sadrazam yapmasın!” diye, padişahın gözüne görünmemek için, köşe bucak kaçarlardı. İşte
bu nedenle, III. Selim sadrazam bulamıyordu.
“Padişah III. Selim, şeyhülislam ve kaymakam paşadan, sadrazamlık için birer aday
göstermelerini istedi. Fakat bu zatlar, aday göstermekten çekindiler. Bu nedenle, iş
istihareye bırakıldı. O gece istihareye yattılar. Şeyhülislam ve kaymakam paşa, kimseyi
görmediklerini ifade etti. Ancak III. Selim, rüyasında iki defa Cezayirli Gazi Hasan Paşayı
görmüştü. Paşa kıdemli ve çalışkan bir vezirdi. İradesi kuvvetliydi, kendisi yaşlıydı ama
kafası dinçti. Sadarete lâyık görüldü ve kendisine mühr-ü hümayun gönderildi. Ancak yaşlı
sadrazam, iki ay sonra vefat etti…Ahmet Cevdet Paşa: Osmanlı İmparatorluğu Tarihi. C-1 sf:
308”
Padişah III. Mustafa, çağdaşı Prusya kralı II. Frederik’in neden bu derece başarılı olduğunu
vezirlerine sorunca şu yanıtı alır:

“Hünkârım! Onun müneccimleri kuvvetlidir!”
Padişah bu telkin üzerine II. Frederik’e, Ahmet Resmi Efendiyi elçi olarak gönderip, ondan üç
müneccim ister.
Kral elçiye şu yanıtı verir:
“Hükümdarlar.
1-) Tarihten ders almalılar.
2-) Savaşta ve barışta, iyi ve talimli bir orduya sahip olmalılar.
3-) Hazineyi her daim dolu tutmalılar. İşte benim müneccimlerim bunlardır. Dostum
padişaha bildirmenizi rica ederim.”
Osmanlı padişahları istihareden, müneccimden medet umuyor. Padişahların düştüğü şu rezil
duruma bakar mısınız? Zaten gerileme ve çöküş döneminin padişahları hep bu kafadaydı.
Hâsılı tarihte hiçbir hanedan, Osmanlı hanedanı kadar halkına yabancılaşmamış ve halkına
acı çektirmemiştir. Osmanlının çöküşünün temel nedeni ise, dinle dünya, dinle akıl işlerini
birbirinden ayırmayarak, çağa ayak uyduramamış olmasıdır.
XIX. yy. ın SÜPER GÜCÜ İNGİLTERE, OSMANLI’NIN ÖMRÜNÜ 100 YIL UZATMIŞTIR.
Şöyle ki:
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi; II. Mahmut döneminde Rusların
Edirne’ye girdikleri 1828 yılında; keza II. Mahmut döneminde Kavalalı İbrahim Paşa’nın,
Osmanlı’yı Konya ve Nizip savaşlarında yendikten sonra Kütahya’ya dayandığı 1833 ve 1839
yıllarında; Abdülmecit döneminde patlak veren Kırım Savaşından önce ve II. Abdülhamit
dönemindeki 93 Harbinde Rusların İstanbul’un banliyösü olan Yeşilköye girdikleri 1877
yılında imzalanmış olacaktı.
93 Harbinde Yeşilköye kadar giren Ruslar, asrın süper gücü İngiltere’nin yoğun baskısıyla geri
çekilmiş; II. Abdülhamit de, bu yardımlarından dolayı, İngiltere’ye Kıbrıs adasını 49 yıllığına
kiraya vermişti; ancak I. Dünya Savaşı patlak verince, İngilizler adaya el koymuştur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir