Meksika’da ölüm tarikatı ve cin kovma: Vladimir Hernandez BBC

Tanrı var mıdır? Şeytan var mıdır? Katolik kilisesine göre ikisi de vardır. Ve bazı rahipler
bugün Meksika’da ikisi arasında kıyasıya bir mücadele olduğuna inanıyor.
Bazılarına tuhaf gelse de rahipler Meksika’nın Şeytan’ın saldırısına uğradığına ve ona karşı
mücadelede daha fazla cin kovucuya ihtiyaç olduğuna inanıyor.
Bu saldırının, ülkeyi 2006’dan bu yana sarmalayan uyuşturucu bağlantılı şiddet olaylarında
kendisini gösterdiğini söylüyorlar. Resmi rakamlara göre bu dönemde Meksika’da 70 bin kişi
öldü. Fakat rahipler sorunun sadece sayı olmadığını vurguluyor ve uygulanan vahşetin
boyutuna dikkat çekiyor.
Son yıllarda Meksika’nın birçok yerinde çocukların okula giderken sokakta parçalanmış
ceset bulması ya da insanların işe giderken geçtiği köprülerde ağır işkenceye uğradığı belli
cestelerin sallandığını görmesine az rastlanmadı. Tıpkı cehennemden sahneler gibi.
Mexico City’de rahip ve cin kovucu Papaz Carlos Triana, “Bütün bu büyük ve sistemli
kötülüklerin arkasında karanlık bir güç olarak İblis’in bulunduğuna inanıyoruz. Bu nedenle
Tanrı burada kurtuluş için, Şeytan’a karşı savaşmak için cin kovucular istiyor.” diyor.

“Nasıl ki Adolf Hitler’in arkasında ruhunu ele geçirerek onu yöneten bir Şeytan olduğuna
inanıyorsak burada uyuşturucu şebekelerinin arkasında da onun olduğuna inanıyoruz.
Aziz Ölüm tarikatı
Meksika’da cin kovucular için görülmemiş bir talep var. Başkentte başka bir cin kovucu
Papaz Francisco Bautista bunun nedenini kısmen Meksikalıların giderek artan bir şekilde
Aziz Ölüm tarikatına katılmasına bağlıyor.
Gelinlik giymiş ve tırpan taşıyan bir kuru kafaya tapan bu tarikat üyelerinin sayısının
Meksika’da 8 milyona ulaştığı, Orta Amerika ülkeleri ile ABD ve Kanada’da ise çok daha fazla
olduğu düşünülüyor.
Bautista, uyuşturucu kaçakçılarının da bu tarikata üye olduklarını ve tutuklanmamak için
ettikleri duaların kabul olması için insan kurban ettiklerini söylüyor. “Meksika’da şiddetin
artmasının nedeni budur.” diyor Papaz.
Tarikatın yanı sıra başkentte kürtajın 2007’de serbest bırakılmasının da ülkede kötü ruhların
artmasına neden olduğuna inanıyor.
“Ölüme kapılarımızı açtığımız için Meksika’yı kötü ruhlar sardı.” diyor.
Cin kovuculara en çok ihtiyaç duyulan yer, ordunun ağır silahlı ve bol paralı uyuşturucu
şebekelerine karşı son yedi yıldır savaç verdiği kuzey bölgeleri. Burada askerlere paralel
olarak rahipler de ruhani bir mücadele veriyor. Bunlardan biri cinayet ve adam kaçırmaların
yoğun olduğu Monterrey kentinde cin kovan Papaz Ernesto Caro.
Pekçok şebeke üyesi için cin kovmuş olan rahip bir olayı hiç unutamadığını söylüyor.
Şebekenin tetikçisi olan bir adam korkunç suçlar işlediğini itiraf etmiş. İnsanların kolunu
bacağını kestiğini, bunu yaparken onların ağlamasından zevk aldığını, kimilerini canlı canlı
yaktığını anlatmış adam.
‘Umutsuzluk içinde umut arayışı’
Papaz, birçok uyuşturucu şebekesi üyesinin Aziz Ölüm tarikatının takipçisi olduğunu
söylüyor. Bu tarikat ile ilgili iki kitap yazan gazeteci Jose Gil Olmos, tarikat üyeleri arasında
kriminallerin yanı sıra polis, politikacı ve sanatçıların da bulunduğunu belirtiyor.
“Ama en büyük takipçiler Meksika’nın yoksul kesimlerinden geliyor.” diyor.
Olmes, tarikat birçok kişinin sandığı gibi Aztek döneminden kalma olmadığını, adının ilk kez
18. yüzyılda geçtiğini kaydediyor.
“1990’lardaki ekonomik krizin ardından bu tarikat üyelerinin sayısı fırladı. Orta sınıf
Meksikalılar sıkıntılı bir döneme girdi. Umutsuzluk içinde umut arayışıyla yüzünü Aziz
Ölüm’e çevirdi.” diyor.

Başkentte uyuşturucu ve suça boğulmuş Tepito bölgesinde tarikatın yıllık kutlamalarına
katıldım. 31 Ekim Meksika’nın Ölüler Günü festivali. Elbiseli kurukafaya saygısını göstermek
için binlerce kişi katılıyor kutlamalara. Bazıları dizleri üstünde yürüyor. Aralarından biri
kollarına aldığı 20 günlük bebeğiyle yürüyor. Sıradan işçi aileleri görüyorum, hamile bir kadın
Aziz Ölüm’den doğmamış çocuğunu korumasını istiyor. Birçok kişinin vücudunda kurukafa
dövmeleri var.
‘Rahipler inancımızı tüketti’
Kilisenin dediği gibi bu insanların ruhuna Şeytan mı girmiş?
“Hayır, ben de Tanrı’ya, Meryem Ana’ya ve bütün azizlere inanıyorum, ama Aziz Ölüm’e daha
çok bağlıyım. Bana en çok yardım eden o.” diyor hapiste geçirdiği üç yılın ardından hayatta
kaldığı için kurukafaya teşekküre gelmiş ve dizleri üstünde sürünerek giden 20 yaşındaki
Jose.
Konuştuğum diğer insanlar da aynı şeyi söylüyor.
Kurukafa tapınağının bakıcısı 60’larındaki kadın Enriqueta Romero, tarikatın yükselişinden
kilisenin sorumlu olduğunu, çocuk istismarı skandallarıyla kilisenin kendisini ayağından
vurduğunu söylüyor.
“Rahipler yaptıklarıyla inancımızı tüketti. Şimdi neyi eleştiriyorlar? Ölüm’e inancımızı mı? Bu
kötü bir şey değil. Kendi yaptıklarıdır kötü olan.”
Eski Cumhurbaşkanı Felipe Calderon 2006’da Meksika’daki uyuşturucu şebekelerine karşı
savaş başlatıp en sorunlu bölgelere asker gönderdi. Bu Aziz Ölüm’e karşı da bir savaştı ve
kiliselerden yardım istedi.
Cin kovuculuğun, başta sadist cinayetler olmak üzere Meksika’da uyuşturucu ile bağlantılı
suçları azaltıp azaltmayacağı tartışmalı. Fakat bugün Meksikalılar biraz huzur getireceğine
inandıkları her şeye kucak açıyor.
26 Kasım 2013

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir