Alıntı

Kaçırılan Elmalı Hazinesi

1984 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesinde bir defineci, Elmalı’daki bir televizyon tamircisinin kendi ürettiği metal dedektörlerinden bir tane satın alır. İlk kullanımda hemen bozulan dedektörü tamir ettirmek için televizyon tamircisine geri götürür. 18 Nisan 1984 günü iki kafadar tamir edilen cihazı denemek ve bahaneyle define aramak için Bayındır köyü civarına giderler. Üstelik köyün eski muhtarı cihazı […]

Kaçırılan Elmalı Hazinesi Read More »

Florence Nightingale ve Nazım-Moris Levi

Florence Nightingale, 1837 yılında, 17 yaşında hemşire olmayı kafasına taktığında ince, zarif, çekici, eğitimli ve en önemlisi iyi bir drahomaya sahip, evlenmek isteyen bekarlar için gözde bir genç kızdı. Haliyle pek çok da talibi oldu. Ancak Nightingale’in içindeki dürtü çok farklıydı. O yıllarda oldukça küçümsenen bir meslek olan hemşireliğe kafasını takmıştı ve annesiyle kız kardeşlerini

Florence Nightingale ve Nazım-Moris Levi Read More »

Para Üzerine bir Deneme-Hilmi Yavuz

Sabahattin Eyuboğlu ile Vedat Günyol’un birlikte çevirdikleri Plutharkos’un ‘Lykurgos’un Hayatı’na yazdığı ‘Önsöz’de Azra Erhat, Fidel Castro’nun ‘gençliği paradan tiksindireceğim!’ sözünü alıntılar ve şöyle sürdürür yazısını: ‘Ne tuhaf! Üç bin yıla yakın bir zaman önce, Lykurgos diye bir adam aynı şeyi düşünmüş aşağı yukarı. Toplum düzeninin içinde paranın yalnız zararlı olacağı düşüncesiyle, demirden öylesine ağır bir

Para Üzerine bir Deneme-Hilmi Yavuz Read More »

NAMİ BAŞER VE LACAN-Ahmet Güreşçioğlu

Platon, Şölen adlı diyalogunda aşkın özünü arar. Bu eserin tamamı, adına layık bir atmosferde, yani şölen havasında geçmektedir. Sohbete katılan herkes, kendince aşkı tanımlamaya, yorumlamaya çalışır. Zaman ilerledikçe konuşmacıların heyecanı da artar. Daha sonra Alkibiades’in aralarına katılmasıyla bozulmuş olsa da önceden aldıkları karar üzerine şarabın fazla tüketilmediği bu ateşli sohbetin başkahramanı Sokrat’tan başkası değildir. Sokrat,

NAMİ BAŞER VE LACAN-Ahmet Güreşçioğlu Read More »

Taşa Verdi Yanını-Şehmus Diken

Fotoğraf: Ayça Söylemez / bianet Onu tanıdığımda dünyasına ya da rüyasına henüz taş düşmemişti. Haber peşinde koşan bir ekibin başıydı. 1980’li yıllardı ve Raif, Anadolu Ajansının Diyarbakır Bölge Müdürüydü. Diyarbakır Suriçinin sur duvarlarında 1950’li yılların sonunda açılan iki kapısı; tek kapı ile çift kapı arasındaki büyük postane binasının hemen yanıbaşında yer alan bir binanın caddeye

Taşa Verdi Yanını-Şehmus Diken Read More »

Hasan Celal Güzel’in mektubu

Sayın Milletvekillerine ithaf olunur- Efendim, artık 68 yaşında, su katılmamış bir avanak, hakikî bir budala ve gayrikabil-i ıslah bir ‘enayi’ olduğumu itiraf ediyorum. Bana küçük yaşımdan itibaren ‘beytülmal’ın mukaddesliğini öğretmişlerdi. Hiç kimse ‘Devlet malı deniz, yemeyen domuz’ dememişti. Bütün ömrüm tâbir-i âmiyanesiyle ‘eşşek gibi’ çalışmakla geçti. Çalışma hayatımda tek gün dahi izin kullanmadım. Bir gece

Hasan Celal Güzel’in mektubu Read More »

Sivil Kahraman – Eyüphan Erkul

Derince’de çok ilginç bir şahıs oturmaya başlamıştı. Daha Cumhuriyet’in ilk yıllarıydı ve Almanya’dan gelen bu şahsın adı Simon Holzmeyer’di. Dönem gazetelerinin aktardığına göre tam bir anti-faşistti. Çok ilgi çeken biriydi çünkü herkesin gözü onun kullandığı şeytan icadı araçtaydı. Nam-ı diğer “Simon Usta”, daha önce o bölgede hiç görülmemiş “velospit” veya “şeytan arabası” denilen bir aletle

Sivil Kahraman – Eyüphan Erkul Read More »

HANK’ın POPOSU

  HANK’IN POPOSUNU ÖPMEK İSTEYEN VAR MI? ÖDÜL 1 MİLYON DOLLAR Mary: Merhaba, sizi bizimle birlikte gidip Hank’in poposunu öpmeye davet ediyoruz. Ben: Pardon?! Ne demek istiyorsunuz? Hank de kim? Ve ben niye onun poposunu öpmek isteyeyim? John: Eğer Hank’in poposunu öpersen, sana 1 milyon dolar verecek; eğer öpmezsen seni eşek sudan gelinceye kadar dövecek.

HANK’ın POPOSU Read More »

wabi sabi ve şibumi

… . “Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçak gönüllük demek. Sanatta Şibumi zarif bir basitliği ifade eder. Buna sabi denir. Felsefedeyse kendini wabi olarak gösterir. Büyük bir ruhsal rahatlıktır ama pasiflik değildir.” . Trevanian Şibumi .. Wabi-sabi, kusurlu güzelliği bulmak anlamına gelen bir Japon

wabi sabi ve şibumi Read More »

Çoğulcu Demokrasinin Şartları-E.Kalaycıoğlu

Siyaset bilimi hocası Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu’nun 8 yıl önce yaptığı çoğulcu demokrasinin şartlarına ilişkin değerlendirmeler 14.05.2023 seçim sonuçlarına ışık tutuyor: ” … Türkiye’nin çoğulcu bir demokrasiyi sürdürecek bir sosyo-ekonomik yapıya değişmesi için kent yoksulu sınıfın ağırlığının azalıp iktisaden bağımsız bir orta sınıfın ağırlığının artması gerekli. Bu dönüşüm de kolay ve çabuk olamaz, birkaç kuşak

Çoğulcu Demokrasinin Şartları-E.Kalaycıoğlu Read More »