Peşkeş demokrasisi olarak tanımlanması çok yerinde olur, diye düşünüyorum.
Açıklayayım.
Dünyanın hemen her yerinde demokrasi kavramı siyasetin temel dayanaklarından biri bugün. Din gibi kutsal bir değer artık. Faziletleri üzerine yazılanlar, söylenenlerin haddi hesabı yok. Eleştirisini yapmak, eksiklerini saymak, bu arada parasal gücün sonuçları nasıl etkilediğini irdelemek, siyasetin finansmanındaki ahlaksızlıkları sergilemek ise çok büyük ayıp ve bağışlanmaz günahlardan.
Demokrasinin seçim sandığına yani sandıkla oluşan güya millet iradesine indirgenmesi, insan hakları, hukuk devleti gibi kavramların bu arada göz ardı edilmesi gibi her yerde var olan sorunları bir yana bıraksak bile, çağdaş siyasetçiler yüzünden demokratik sürecin temel bir çıkmazı var ki bu tüm ekonomileri tarihsel bir açmaza götürüyor: Siyasetçi gelecek kuşakları düşünmüyor; tam tersine bugünkü seçmenlere çıkar sağlamayı amaçlıyor; gelecek kuşakların yani doğmamış çocukların hakkını günün seçmenlerine oy karşılığında peşkeş çekiyor, yani gelecek kuşaklara yüklenen borçlarla edinilen kaynakları sorumsuzca seçim rüşveti diye dağıtarak seçim kazanıyor. Siyaset, yarının kaynaklarını bugünden seçmene peşkeş çekme sanatına dönüşüyor böylece. Çağdaş siyaset için önerdiğim tanım bu. Demokrasi dediğimiz, duru olarak söylersek halkın gücü demek ve o güç sistemli biçimde kendi evlatlarının hakkını yemeyi hedefliyor, demokratik süreçleri ve bu arada oylarını bu amaçla kullanıyor.. Kanımca, işaret etmeye çalıştığım mesele günümüzde çoğu demokrasilerin sorunu. Kamu parası ile geçinenlerin ülkenin geleceğinden ziyade zaten yetersiz kalan kamu olanaklarından daha çok yararlanmayı hedeflemeleri, siyasilerin politikayı bir fazilet mücadelesi olarak görmek yerine her türlü yalan dolanın, hilenin ve peşkeşin normal ve olağan sayıldığı bir ölüm kalım savaşı olarak yaşamaları ahlaksal bir kirlilik olarak nitelenebilir mi acaba? Sorumsuz siyasetçilerin ve onların izlediği kitlelerin kamudan artan ölçüde destek talep ermelerine ülkeler dayanabilir mi? Kısaca, yürürlükteki peşkeş demokrasisinin bütün dünya içim aşılması çok zor bir ekonomik sistemik risk oluşturduğunu söylemeye çalışıyorum. Kanıt nerde, derseniz.. Dünyada borçluluğun nasıl arttığına bir bakın, yeter.
Haddimi aşıp bir kehanette bulunayım:
Büyük buhranı cüce bırakacak dünyanın dev krizi tam da bu nedenle, yani seçmen rüşveti için katlanan borçlarla doğacak ve dananın kuyruğu çok kısa zamanda bu sebepten kopacak.
29 Temmuz 2016


