AY’A GİDİLDİ Mİ? GİDİLMEDİ Mİ?

Uzay Bilim Ve Teknoloji sayfasında yayınlanmış.

En son uzay çalışmaları ile ilgili her paylaşımda alt yorumlarında “Ay ‘a gidildi gidilmedi” tartışmaları hatta daha ilerisi “ henüz uzaya çıkılamadı, gök kubbe geçilemedi “ gibi yorumlar işgal ediyor. Bu kafa karışıklıklarına bir Astronomi bölümü mezunu birisi olarak cevaplandırmaya çalışacağım.

* En önemli konu Ay’a bir kere değil 6 defa gidilip 5 defa inilmiştir. Eğer bu bir kurgu, dünya üzerinde oynanan bir oyun olsa 6 defa oynanamaz. Üstelik o zamanki SSCB ve Çin ‘in Avrupanın gözü önünde. SSCB o yıllarda da büyük optik ve radyo teleskoplara sahipti. Seyahati adım adım izledi. Sadece o değil radyo, telsiz görüşmeleride izlendi.

* Ay üzerine dikilen bayrağın sallanması konu edildi. Bu bayrak radyoaktif basınca ısı değişikliklerine özel imal edilmiş bir bayraktı. Ay’da atmosfer yoktur ama Ay çekimi vardır. Bayrak dikim anında aldığı ilk titreşimlerle sürtünmesiz ortamda Dünyadakinden daha uzun olacak şekilde salınması dalgalanması normaldir. Ay üzerinde Güneş olduğu anda radyoaktif partikül bombardımanı müthiştir. Dolayısı ile bunun oluşturduğu basıncın getirdiği hareket vardır.

* Kimi yorumlarda ay üzerinde astronotların düşük çekimde hareket eder gibi olmadıkları yazılmıştı. Aslında düşük atmosfer çekiminde idiler ancak sırtlarında 120 kg lık giysilerle ancak o kadar zıplayabilirlerdi. Daha sonraki seferlerde Rover bile götürüldü. Rover ile daha geniş bir alanı inceleme fırsatı bulabildiler.

* Ay yolculuklarından sonra sayısız Ay yolculuğu üzerine Hollywood filimleri çekildi. Örn en son: Gravity, Bu filimlerden alınan bazı kamera arkası sahneler Ay seferleri için çekilmiş gibi gösterilip insanlar yanıltılmaya çalışılmaktadır. Özellikle Gravity yeşil perde önü çekimlerinden bölümlerle ISS uzay laboratuvarı denkleştirilerek aslında uzayda laboratuvar olmadığı vs vs gibi hezeyanlara gidilmek amaçlanmıştır.

* Ay yolculukları uzaya uydu göndermek gibi değildir. Geriye insanlar getirileceği için çok yüklü yakıt maliyeti, insan güvenliği gibi masraf kalemleri çok fazladır. 1960 ‘lı yıllarda SSCB ile USA arasında girilen rekabet nedeniyle Uzay güvenliği her aşamada ikinci planda kalmış hatta ihmal edilmiştir. Astronotlar dönüşü olmayan yola çıkar gibi kelle koltukta gitmişlerdir. Ancak şimdilerde bu unsur çok ön planda olduğu için şimdilerde Ay’a insanlı yolculuk gerçekten daha zordur.

* Ay’a gidebilmek için gidiş dönüşe yetecek yakıt 2500 ton dur. 12 metre çap 115 metre uzunlukta bir roket (115/3 = 23 kat büyüklüğünde bina) uzaya gönderilmesi gerekmiştir. Ay’a gidiş projelerinin adı Apollo bunda kullanılan roketlerin adı Satürn Roketleridir. Ay’a giden roketin büyük bölümü yakıt tankıdır. İçinde 7 metrelik ay etrafı yörünge modülü 12 metre boyunda Ay’a iniş ve dönüş modülü LUNAR vardır. Ay yörüngesine ulaştığında Ay modülü ve yörünge modülü kalmaktadır. Ay modülü iki kişi ile LUNAR Ay üzerine inmekte Ay üzeri gezinti bitince Lunar bacakları ve gereksiz ekler Ay üzerinde bırakılarak sadece çıkış kapsülü ile yörünge modülüne dönülmektedir. Dünya üzerine dönen ise sadece küçük dünya dönüşüne özel hazırlanmış seramik alaşım kaplı bir kapsüldür. 115 metrelik devasa bir roketten geriye sadece 3 metrelik bir kapsülde 3 kişi geri dönmektedir. Bunun öncesinde sayısız denemeler ve bu seyehatler o dönem Amerikan ekonomisini sallamış enflasyona sebep olmuştur. Maliyetli uçuşlar gidilen yerde taş ve topraktan başka şey olmayınca bırakılmıştır. Sonrasında hedef dış uzay Voyager seferleri ve Mars olmuştur. Ruslar ise Venera projeleriyle Venüs 3 defa inişli 6 sefer gerçekleştirmişlerdir. Esas cehennem Venüs tür. Ancak Rus Venüs seferleri ilgi görmemiştir. Ruslar Venüs üzerine indirdikleri uydulardan az sayıda fotoğraf alabilmişlerdir.

* Ay üzerine inen LUNAR modülün teneke yığını gibi olduğu söylenerek küçümsenmiştir. Doğru hafif bir metalden sadece Ay’a inecek ve kalkacak kadar ağırlıkta imal edilmişti, ancak sağlamdı. Esas Dünya dönüş modülü seramik kaplamalı dünya atmosfer sürtünme ısısına dayanacak şekilde yapıldı. Ay seferlerinde zor olan bilinenin aksine Ay’a iniş ve kalkış değil Dünya atmosferine o hızda girip sağ salim yeryüzüne inmektir.

* Ay seferlerinde bilgisayarlar gelişkin değildi ancak çoğu işlevi birbirinden bağımsız modüller başarı ile gerçekleştirdiler. Astronotlar bazı komuta kademelerinde modülü Analog olarak manuel yönettiler.

* Şimdi artık hedef Mars gezegenidir. Hayat olma ihtimali olan bazı dış gezegen uyduları Titan vs gibi uydularda araştırma kapsamındadır. İnsanlı araçlar daha büyük hacme, ek ünitelere gerek duyarken yapay zekaya sahip robot yada araçlar uzay seferleri için daha elverişlidir. 1974 yılında gönderilmeye başlayan Voyager 1 ve Voyager 2 artık güneş sisteminin dışında galaktik uzaya yolculuk yapmaktadır.

* İnsanoğlu nasıl deve üzerinde yolculuktan hızlı araçlara geçti ise gün gelecek daha büyük roket motorları ile daha üst teknoloji ile çok büyük hızlara kavuşarak yıldızlar arası seyehati başarı ile yapacaktır.

* Bize düşen görev aslında Ay’a gidildi gidilmedi tartışmalarını bırakmaktır. Bunları yapamamışlığın getirdiği eziklikle ilkokul çocuklarının “ aslında kimse yapamadı” gibi çocukca savunmaları bırakıp kendimiz yolculuklara çıkma aşamasına gelmeliyiz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir