Hikayeler Arasında
Acılı sarsıcı günlerden geçiyoruz. Göz yaşartacak sayısız hikaye var. Öfkelenmemek yılgınlığa düşmemek elde değil, ama kayıplarımıza yaralarımıza rağmen birkaç haftaya kalmaz ağır aksak da olsa, hüznümüz sürecek de olsa..
HAYAT DEVAM EDECEK.
İzlediğimiz duyduğumuz birkaç hikayeyi olağanlaşmaya ibret almaya katkısı olsun diye burada kısaca paylaşıyorum.
…..
AFAD depremden doğacak zararları riskleri azaltmak amacı ile AKUT’un iğdiş edilmesinden sonra depremlerde genelde ordunun yaptığı işleri de yapmak üzere kurulmuş.
Deprem olduğunda ilk çeken binalardan birisi de onunki imiş.
Gerisini siz hayal edin.
….
İlki iki katlı bir ev sahibi ile üç çocuklu kiracısı. Girişte kiracı, üstte ev sahibi otururmuş, depremde evin çatısı çökmüş.
İki aile birlikte bahçede yaktıkları ateşin etrafında oturmuş ısınmaya çalışıyorlar. Kiracı vatandaş resmi paylaşmış, altına şöyle yazmış.
Yüzde seksen zammı kabul etmedim diye kızıp küsmüştü bana.
Deprem barıştırdı bizi.
…
Urfada evlere girilemeyince bağ evlerine ve köylere taşınan çok aile var. Oralar hem daha güvenli ama mekanlar epeyce geniş. Kız kardeşimin ailesi de daha depremin ilk dakikalarında öyle bir eve buyur edilmişler. Ordalar.
Dışarıda her kim varsa evlerine davet ediyorlarmış ev sahipleri.
Hem de sevinçle.
Dün gece kız kardeşim adamın yardım etmekle ne denli coşluklandığını anlattıkça benim gözlerim yaşardı.
….
Bu hikaye de Urfa’dan.
Bir eczacı bütün ilaçları paketleyip arabasına atmış, Adıyaman’a memleketine götürmüş. Vinçler de bulmuş, kurtarma çalışmalarına katılmış.
Kahraman bu insanlar.
…..
İstanbul’dan ve Amerika’dan da birer hikayem olacak. Fırsat bulup yazarım.
İstanbul’la ilgili olanı bu sayfada bulacaksınız.
DEPREM HAZIRLIK İSTER başlığı şle az önce bu sayfada ayrıca paylaştım. İBB internete kötüymüş çalışmalarını. Ne zaman koyduğunu bilmiyorum, umarım aylar öncedendir.
Bir umut ışılıdır bu. Planlamayı hazırlıklı olmayı öğrenmemiz, talep etmememiz gerek.
…
Tek hikaye kaldı, o da Amerika’dan.
Ne alaka, bizim depremimizle oranın ne ilgisi var derseniz..
Okuyun, görürsünüz.
New York’un meşhur ikiz kulelerinde birkaç namlı yatırım bankasının alabildiğine geniş ofisleri de bulunur. Hikaye bunlardan orada 2200 personel çalıştıran şirketle ve o şirketin genel müdürü diye anacağımız COO (chief operating officer) makamındaki yöneticinin ile ilgilidir.
Genel müdür muhtemel bir terör atağında öncelikle ikiz kulelerin hedef olacağını öngörür, çok sayıda personelini kaybedeceğini söyler durur. Nereden çıkarır bunu, diye sorarsanız, çok da zor olmamış.
Her şeyden önce, ikiz kuleler Amerika’nın en anıtsal binalarından biri. Merkezdedir, şöhretlide, iki kulede binlerce kişi çalışmaktadır. Kulelerin vurulması büyük can kaybına yol açacaktır, şehir ekonomisini ciddi boyutlarda tahrip edecektir. Bu nedenle çok ses getirecektir ki teröristlerin eylemlerinden en çok bekledikleri budur.
Herhalde aynı nedenlerle kuleler 1993 Şubatında Kör İmam lakaplı teröriste bağlı bir grubun saldırısına zaten hedef olmuş, saldırıda altı kişi ölmüştür.
Kuşku için yeterli veri vardır. Genel müdür bunlarla yetinmez, anti terör uzmanı bir arkadaşını davet eder; kuşkusunu ona anlatır, tüm kuleyi gezdirir, uzman incelemelerinden sonra onun görüşünü destekler.
Bunun üzerine Genel Müdür meşhur El Kaide saldırısından yıllar önce ve muhtemelen 1995 yılından itibaren personeline her üç ayda bir terör ve yangın tatbikatı yaptırır. Hikayeyi uzatmamak için hemen söyleyelim: Meşhur El Kaide saldırısında, şirketin ikiz kulerde çalışan 2200 personelinden sadece altısı hayatını kaybeder.
Ne alakası var bizim depremle derseniz..
DEPREM HAZIRLIK İSTER.
HAZIRLIK HAYAT KURTARIR.
….
Son hikaye hayatın ne denli garip olduğunu gösteriyor.
Göçük altından depremden üç gün sonra çocuğu çıkarılan baba, o kadar çok sevinmiş ki kalp krizinden çocuğunu sarılamadan oracıkta ölmüş.
Şimdi çocuğun halini düşünün.
8 Şubat 2023

