Bir inancın, bir dinin kutsal saydığı şeylere karşı neyin hakaret olduğunun, neyin ifade özgürlüğü
kapsamında olduğunun tespiti o inancın değerleriyle yapılmaz. İslam için de geçerli bu. İslam’ın
Peygamberinin resminin ya da karikatürünün yapılması İslam’a göre ya yasak mı değil mi ayrı sorun
(18. yy’a kadar Müslüman sanatçılar tarafından defalarca minyatürleri yapılmış, yapanlardan hiçbiri
cezalandırılmamış). Yapılmasının hakaret olacağına tek başına İslamcılar karar veremez. Neyin
hakaret sayılacağının kararı Laik ve demokratik hukuk normlarına göre verilir.Aksi halde her inanç
sahibi kendi kutsal saydığı kuralların çiğnenmesini hakaret olarak tanımlama keyfiyetine sahip olur.
Katolikler İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu inancını kutsal ilan ettikleri için Müslümanlar Hindular ya da
Ateistler de bu fikri kabul etmek zorunda mı? Mizah konusu yapmayacaklar mı? Bizzat Katolikler
yapıyor, çünkü bunun hakaret olup olmadığı kararı onların değil Laik mahkemelerin alanında.Çünkü
“hakaret” ahlaki bir kavram olmaktan önce hukuki bir kavramdır.
A.Rıza Tura


