Yeni Dönem Başlarken: Pireler Ne zaman Sağır Olur?

Sanırım dört veya beş sene önce yeni ders dönemi başladığında öğrencilerime yazdığım kısa mektup bu sabah önüme gelince, onu buraya almaya karar verdim. Daha anlaşılır olması için birkaç  yazım hatasını düzelttim, birkaç cümle ekledim.

…..

Geçen haftaki ilk dersten sonra bugünkü ikinci buluşmada yeni döneme sağlam bir giriş yaptık sayılır. Katılım artınca, katılımla yeni sorular ve yorumlar geldikçe derslerin daha lezzetli olacağı anlaşılıyor. Evet. Geçen yıllarda olduğu gibi, bu dönemde de klasik ders yerine açık büfe piknik havasında eğlenerek öğrenerek ilerleyeceğiz. Pirelere ilgili meseleyi, gerçek sağırlığı ve onunla nerdeyse aynı anlama gelen hepimizin birçok yönden körlüğünü ileride vergi sistemini eleştirirken konuşacağız.

Öncesinde sistem meselesine odaklanmalıyız.

Vergi sistemi dersini bir vergi hukuku dersi olmaktan ziyade bir sistem dersi olarak gördüğümüzü artık siz de biliyorsunuz. Buna uygun olarak, vergiyi sistem yaklaşımı ile kavramaya çalışacağız. Bugünkü üç saatlik sohbetten sonra, vergi sistemini neden alt ve üst sistemleri ile birlikte bir bütün olarak incelememiz gerektiği kafanızda da yeterince netlik kazanmıştır. Burada bir kere daha söylemeli : Çünkü sistemler bu arada alt ve üst sistemler birbirlerini etkilerler. Her sistem içinde yer aldığı ortamdan, hem kendini oluşturan öğelerden (alt sistemlerden) hem de parçası olarak içinde yer aldığı sistemlerden (üst sistemlerden) etkilenirler.

Bir sistemi bunlardan soyutlayarak, yani alt ve üst sistemlerinden yani sistemdeki ilişkiler bütününden kopararak doğru anlayamazsınız. Hücrelerin dokuları, dokuların organları, organların da sistemleri oluşturduğunu biliyorsanız, vücut sistemine bir bütün olarak bakmadan sindirim ya da solunum veya başka bir sistemi tam olarak anlamanın mümkün olmadığını da kabul edersiniz.

Bütünsellik dediğimiz budur. Çok faktörlülük bu gerçekten doğar. Parça bakarsanız, resmî tam göremezsiniz, mesela yakınında onlarca kez el çırpmanıza rağmen pirenin sıçramaması size sağırlıkla ilgili gelebilir. Onun kanatlarının koparılmış olduğu doğal olarak ilk bakışta gelmez aklımıza. Pirenin kanadına bakmak da gelmez ki aklımıza. Yorum kısmına koyduğum görsel de tam olarak bunu, yani bütünü görmeden gerçeği kavramanın pek de mümkün olamayacağını anlatıyor.

Senge’in Beşinci Disiplin ve Öğrenen Organizasyon adlı kitabını en kısa zamanda edinip gelecek hafta ilk 20 veya 30 sayfayı hazmederek okuduğunuzda sistem yaklaşımı kafanızda çok daha berrak hale gelecek. Sadece vergi sistemine değil, özellikle sosyal olaylar ve sorunlara, bu arada kendi hayatınıza sistemik bakmaya başladığınızda sizi bekleyen yeni ufuklar olduğunu göreceksiniz. Yeni ufuklar yeni keşifler demek. Farklı bakmak da yeni keşif demek. Çünkü nasıl bakarsanız öyle görürsünüz, neyi algılamaya hazırsanız öyle algılarsınız. Çok yönlü bakarsanız çok büyük bir ihtimalle çok daha iyi görürsünüz.

Bu sayfada ekler kısmında sistem yaklaşımını açıklayan çok sayıda keyifli paylaşım da var, incelemenizi öneririm. Özellikle Bülent Gündoğmuş’un sunumu tat alma duygusu gelişmiş olanlara çok ama çok lezzetli gelecek.  Aynı yerde geçen dönemlerde yazılmış kaliteli ödevler, yapılmış sunumlar ve sınavlarda çıkan sorularla kimilerinin yanıtları da var. Onlardan mutlaka yararlanın. İlginizi çekerlerse, okuyun inceleyin. Oralardan edindiğiniz görüşleri sorgulamaları sınıfa getirin, isterseniz birkaç cümle ile buraya yazın.

Eklerde yer alan veriler ve Seng’in kitabı sayesinde daha başlarken şu soruların cevabını gayet kapsamlı biçimde bulacağınızdan eminim.

1. Sistem nedir? Sistemlerin başlıca özellikleri nelerdir?Alt ve üst sistem kavramları bize olguları olayları incelemekte nasıl yardımcı olur? Vergi sisteminin Üst Sistemleri deyince aklınıza neler geliyor? Üst sistemi olmayan bir sistemden söz edebilir miyiz? Açık sistem, kapalı sistemden hangi bakımlardan daha üstün?
2. Her şey gerçekten birbiri ile ilgili olabilir mi? Eğer böyleyse, olguları tek faktörle açıklamak ancak hangi durumda geçerli olur?
3. Çok faktörlülük nedir? Bir öğrencinin başarısızlığının sadece okul sistemine, bir ekonomik yapının yetersizliğini ise vergi sistemine veya ahlaksızlığa, veya faiz hadlerinin yüksekliğine bağlamak neden çok büyük bir olasılıkla yanlıştır?
4. Bütünsellik ne demek? Analiz ve sentez kavramları ile bütünselliği nasıl ilişkilendirebiliriz?
5. İlgi veya ilişki (association) ile nedensellik(cause veya causation)birbirinden nasıl farklılaşır?
6. Nedensellik her zaman çizgisel midir? Peki döngüsel nedensellik nedir?
7. Tüm bu soruların vergi sistemi ve onunla çok yakından ilişkili olan bütçe sistemi, ekonomik sistem, hukuk sistemi, siyasal sistem vb ile ilgisi nedir?

Şimdilik bu kadar yeter. Merak ettiğiniz bir veya birkaç konuyu sıkı biçimde incelemenizi öneririm. Bu konuda hazırlıklı gelenleri her dersin başında bilmek isterim.

Son olarak.. Gelecek hafta için…
Seng’in kitabını hemen satın alıp okumaya başlamanız önemli. Ayrıca bu sayfada yer alan Critical Thinking: A Solution to Popülism başlıklı yazıyı ve Gerçeklere ulaşmak zor başlığını taşıyan Carl Sagan’ın palavradan korunma yöntemlerini anlatan yazısını mutlaka okuyun. Safsata sözlüğünü (fallacies) sunucunuzda arayın. Bakalım neler bulacaksınız?

İzlenimlerinizi birkaç cümle ile de olsa burada lütfen paylaşın ki karıncaları tanıyalım!

Önünümüzdeki hafta canlı ve heyecanlı olacak.

Sevgiyle kalın.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir