“Genel anlamda mevzuat, yürürlüğe konulmuş olan hukuksal kuralların bütününü ifade eder. Vergi mevzuatı ise, bu konudaki anayasa hükümlerini, uluslar arası vergi anlaşmalarını, vergi yasalarını ve bunlarla ilgili bütün tamamlayıcı hukuk kurallarını kapsayan bir kavram olarak kullanılır.
Aşağıdaki cümleleri, Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan Vergi İhtisas Komisyonu Raporundan (1995) mevzuatımızda gecekondulaşma olgusunu net biçimde açıkladığı için buraya aldım.
Rapor, gecekondulaşma olgusunu sistem yaklaşımı çerçevesinde ve otuz sene önce şöyle ortaya koyuyor.
‘Türkiye’de vergi politikaları, ötedenberi ekonomik sistemin büyüme,
bölüşüm, kaynak dağılımı işlevleri üzerinde yoğun etkilere yol açmıştır.
Temel politik tercihleri yansıtan ana sonuçları yanında, ölçülemeyen, kontrol
edilemeyen sonuçları ise, vergi politikalarının istem-dışı yan ürünleri olarak
çoğu kez temel tercihlere aykırı olabilmiştir. Bu özellik, öncelikle vergi
politikalarının oluşum sürecinden kaynaklanmaktadır. Vergiciliğin teknik
karmaşıklığı, toplumda uzlaşma aranmamasına gerekçe olarak
gösterilmekte; politik- bürokratik çerçeveyle sınırlı bir ortamda vergi
politikaları oluşturulmakta; ancak uygulamaya geçtikten sonra ekonomik ve
sosyal geri bildirimler, gecikmeli bir uzlaşma arayışını gündeme getirmekte;
böylelikle bütüncüllük ve içsel tutarlılık bozulmakta; kararlılık gücü
azalmaktadır.
Türk vergi sistemini biçimlendiren ikinci bir temel özellik, yurtdışı
gelişmiş modellerin Türkiye’ye aktarımında ekonomik ve sosyal yapıya
uyarlılığın sağlanmamasıdır. “Mevzuat yapıcılık” anlamında Türk vergi
sisteminin “geriliği”nden söz etmek mümkün değildir. Ancak, değinilen
“uyarsızlık”, bürokrasinin gerçekçi pragmatizmi sonucu mevzuatın sonradan restorasyonuyla aşılmaya çalışılmakta; bu uygulama ise, aktarılmış modellerin yine mantıksal bütünlüğünü, içsel tutarlılığını bozmakta; mevzuatın sonradan gecekondulaşmasına yol açmaktadır.’
Yukarıdaki yazıyı 2014 yılının Kasım ayında o şuralar Yeditepe Üniversitesinde verdiğim Türk Vergi Sistemi dersi için kaleme almış, sadece öğrencilerimle paylaşmışım.
Aradan geçen yaklaşık on yıl sonra, hem de yetkili ağızlarda vergi reformu sakızı bir kez daha ağza alınıp çiğnenmekte iken konuyu yeniden ve bu kez daha kapsamlı ele alıp düşünmek yerinde olacak, diye düşündüm.
Gecekondulaşma olgusuna sistem yaklaşımı ile bakınca, sadece mevzuatın değil vergi sisteminin tüm alt sistemlerini farklı biçimlerde görüp incelemek mümkün olacak. Ayrıca, sistemde dişe dokunur bir reform yapma olasılığının bulunup bulunmadığı da kanımca bu bakış açısı ile çok daha net şekilde inceleme algılama imkanı bulacağız.
Nerden başlanmalı peki?
Herhalde mevzuatın gecekondulaşması kavramından hareketle, son otuz yılda sadece mevzuatın değil tüm vergi sisteminin bütün alt sistemleriyle birlikte daha çok gecekondulaşmış, hatta köhneleşmiş olduğunu tespit etmekle başlamak zorundayız.
Yazmaya devam edeceğim.

