Seçimi kaybetti, iddialarını kaybetti, yıllardır yalanlarla beynini yıkayıp durduğu insanların büyük bir kısmının hayranlığını kaybetti ve haftalardır kışkırtarak gösteriye çağırdığı başı bozukların silahli kalkışma suçunu işlemelerinden sonra sosyal medyadaki Twitter dahil tüm hesapları kapanınca kendini de kaybetti.
Alkışla yaşamak çok tehlikeli iş.
En acısı neydi biliyor musunuz? Baldırı çıplakların senato saldırısına katkısı konusunda, Nasrettin hocanın karısını gömdükten sonra yolunu şaşırıp da gittiği kadının evinde taziye cemaati tarafından yatakta anadan üryan yakalandığında saf saf söylediği sözü söylemesiydi.
-Kaybetme gerginliğinden ve acısından oldu.. Ben ne yaptığımı bilmiyordum ki..
Ne zaman bildin ki ne yaptığını.
Şimdi ya istifa ya azil makasında.
İki durumda da kimilerinin somun pehlivanı dediği sarışın tarzan için vaziyet kel.
Dört yıldır yakın çevresinde olan ve ister istemez nemalanan güruhun bile ondan hızla uzaklaştıklarını okudum bugün. Birkaç ay öncesine kadar atına atlayıp her engeli geçmeye muktedir görünen dört kanatlı adama bugün gerçekten çok acıdım. Bakanlarından birkaçı istifa etti.
Kalanlar da talimatına aldırmaz olmuş.
Partisinden olmasına karşın hakkında soruşturma açılmasını isteyenler var.
İstİfa çağrısı yapan yapana.
Karısı onu boşayacak, diyorlar.
Uğruna milyonlar döken, göze girmek için otellerinde su gibi para harcayan milyarderler de toz olmuş. Turmp’ın Golf kulübü uluslararası bir yarışma programından çıkarılmış. Alman Bankası kendisiyle Bundan böyle çalışmama kararını açıklamış. Çılgın taraftarlarının ‘Onu Asın’ diye bağırdıkları Başkan yardımcısı ile kalkışma gününden bu yana ilk kez önceki gün görüşebilmiş.
Başka ülke devlet adamlarının araya koydukları mesafeyi saymıyorum bile.
Kısacası, dünün ali kıran baş kesen afili Başkanı sarayı terk edeceği kesinleşince tecrite layık bir vebalı muamelesi görüyor artık. Kuyruğuna teneke bağlanmanın en çirkin halleri. Üstelik bir de mahkeme süreci başlar birkaç ay içinde. Ülkeden kaçar, durmaz diyen az değil. Kendisi de ‘seçimi kaybedersem giderim buralardan’ demişti zaten.
Buraya gelse milyarlarını getirse çok ekmek yer bence. Bizim haramiler tayfası da sebeplenir.
Müttefiklerinden hayranlarından geçilmiyor. Tepe mevkilerde bile dostları da var. Sarayda yer bile ayırırlar, binbir danışmandan biri olur. Bir de bir pasaport verip Amerika’ya fahri elçi yaptık mi? Çok para çekeriz valla.
Şaka bir yana..
Başkanlığın son günleri, onurunu korumuş aklı başında olanlar için de iktidarın kuruduğu bunaltıcı günlerdir. Eski başkanlar anlatırmış: O günler topal ördek gibi yüzememek bir yana, Beyaz Saray bir baykuş viranesine dönermiş. Issız,sessiz. Ziyaretine nezaketen bile gelen olmazmış gidici başkanın. İktidara tapan çıkarcıların muktedire yavşamaları ne denli doğalsa, iktidardan düştüğünde yollarını ayırmaları ve yeni gelene yönelmeleri o kadar doğal. Gelen ağam giden paşam, demiştir buna güzide Anadolu halkı.
Her şeyin geçici olduğunu içine iyice sindirip de bir süreliğine iktidar olmayı abartmamak epeyce azala gerektirir, o zekayla donanmış olanlar hadlerini bilirler, ne kendilerini ne güçlerini ne de yayılan itibarları ile kabuğunu çatlatmaya heveslenen egolarını ciddiye alırlar. Gurura kapılmazlar. Orantısız güç kullanmazlar. Yağdanlıkların, yalakaların ve çıkar bekleyenlerin sergiledikleri ilginin itibarın şahıslarına değil, makamlarına temsil ettiği çıkarlara yönelik olduğunu görürler, bilirler. O nedenle, hem görevden ayrılmayı kolayca içlerine sindirebilirler, hem de yüksek tepelerde hiç de nadir olmayan iki yüzlülüğe ve ekilip satılmaya daha kolay dayanırlar.
Bizim padişah tayfasından ‘gururlanma padişahım senden büyük Allah’ var’ dedirten birkaç faziletli adam, iktidarın hatta hatta hayatın yalan, insanın fani olduğunu her nasılsa bilirdi. Bizde bu akıl dolu profilin son dönemlerdeki en iyi ve belki tek örneği rahmetli Erdal İnönü’dür. Onu iktidara adeta zincirle bağladılar, yine de durmadı; ailem var, öğrencilerim var, yazacağım makaleler diyerek bırakıp resmen kaçtı.
Ama Trump garibim ne o derinliğe sahiptir, ne bunları bilecek birikime. Egemen ve paralı olmak ve bir de kadınlar onun zedelenmiş ruhunun açlığını bastıracak tek ilaç gibidir. Başkanlığı daha baştan bu nedenle dengesizdi. Amerika son yılların en çalkantılı dönemini onun sığlığı ve densizliği yüzünden yaşadı. Çin’le, Avrupa ile ve bizimle ilişkileri ise rodeoya benzerdi. Kaygan zemin, kararsızlık ve kaba çıkar pazarlıkları. Seçim öncesinde ve sonrasında yaşanan olaylar ise zaten zillet dolu inişli çıkışlı, gelişi güzel, gidişi ise çok daha güzel siyasetini tümden kirli hatta iğrenç hale getirdi.
Damadı ile kızını işe karıştırmasını hatırlayın bu noktada. Rakiplerini yenmek için her aracı kullanmayı, her dümeni çevirmeyi hakkı saydığını ekleyin üstüne. Yolsuzluk yapmak ve adaleti engellemek iddiaları ile başlatılan azil süreci cumhuriyetçi senatörlerin partizanca davranıp partilerine krem sürmemek aşkıyla destek vermemeleri sayesinde hedefine kıl payı ulaşamadı. Seçimde hile uydurması ve sonuçları değiştirmek için çaba sarf etmesi üçüncü sınıf demokrasilerde olağandır belki, ama Amerika için olacak şey değildi, bize ise her pislik gibi çok tanıdık geldi.
Neyse. Bu kabus orada şimdi geride kaldı.
Beyaz Saray’ın boş odalarında dönüp durmaktan geçen hafta sonu kafayı yiyecek duruma gelince, danışmanlarından birinin aklına uyup Meksika sınırına gitmiş. Rivayete bakılırsa, dört sene önce inşa etmeye söz verdiği yeni zamanların ve Amerika’nın en haşmetli utanç duvarını son kez görmek istemiş. Bense duvarın önünde onu görmek isterdim. Meşhur duvar ve duvar kadar utanç odağı haline gelen terk edilmiş ve yıkık bir güya devlet adamı. Onca emek verdiği duvarın da bitmemiş olması boşa harcanmış bir iktidarın karikatürü gibi geliyor gözlerimin önüne. Elimden gelse, o tabloyu karikatür yapardım.
Göğüsleri sarktıkça, kıvrılan bedeni kırıştıkça gözlerdeki şuhlukla birlikte şöhretini yitiren sözde sanat yapan dansözler gibi, gözünü ona diken kitlelerin kendisine değil onun vereceği başka bir şeye itibar ettiklerini son ömründe olsun, anlayacak mı dersiniz Trump usta bilmiyorum. Hayatın bu tatsız gerçeğini anlarsa, o yükü taşımakta zavallı egosu çok zorlanacaktır; bunu biliyorum.
Hele bir de dosyalar açılırsa… Ki açılacak.
Hele bir de, hapis cezaları gelirse ardından.
İnanın dayanamaz adamcağız, korkarım intihar eder.
Garibim o kadar acıyı kaldıracak, acılarından öğrenecek donanımdan yoksundur.
Ona destek sağlasınlar diye hemen şimdiden birkaç uzman psikolog görevlendirmeli yeni Başkan. Egosu birden çökmesin diye bir düzine kadar da cinsi latif yollamalı yanına ayrıca. İnsanlık ve merhamet bunu gerektirir. Suçlu da olsa, kimseye zarar vermeden ama gerekli bedelleri ödeyerek hayatını sürdürmesi, alıştığı gibi yaşaması önemlidir. Ayrıca, çok da seveni var. Programdan kovup durduğu onlarca Çırak herhalde seçmenleri arasında değildir ama, aldığı oy demokrasinin bir erdemi olarak az buz değil.
Ona ağıt dizerken asıl söyleyeceğim şudur:
Siyaseti yalanları gerçek gösterme düzenbazlığına ve seçilemediği seçimleri seçilinceye kadar tekrarlama oyununa çevirirken yığınla şöhret fahişesi zibidiye örneklik etmiştir; onun iktidarsız, sosyal medyasız, alkışsız kalarak ve suçlarının cezası ile baş başa bir heykel gibi yaşlanarak kendi halinde yaşaması ölmesinden herhalde çok daha hayırlıdır. Merhamete ihtiyacı vardır. Nefesi
sağlam hocalarımız dualarını her zibidi gibi ondan da esirgemesinler. Zavallım daha yaşarken ölmüş gibi geliyor bana ve masamda bu satırları yazarken acaip bir ağıt tutuyor beni. Gidip bir muz yiyeyim, bir bardak da soğuk su içeyim üstüne.
Belki kendime gelirim.
Saçmaladım mı? Yahu, ciğerimin acısından ne dediğimi biliyor muyum?
12 0cak 2021


