Kriz Belasından Kurtulma Zamanı

Virüs krizi dünyanın en ücra köşelerini bile dört aydır önemli ölçüde etkiliyor. Çin’de bir bölgede başladı, orada kısa zamanda kontrol altına alınırken Avrupa ve Amerika’ya yayıldı. En çok da dünya üretiminde ve ticaretinde ağırlıklı yere sahip bu bölgelerde hayatı felce uğrattı. Dünyanın hemen hemen her ülkesinde alınan fiziksel mesafe önlemleri , sınır kapatma ve karantina uygulamaları ekonomik faaliyetleri durma noktasına getirdi. Ekonomik durgunluk yüzünden, işsizlik uzun yıllardır görülmemiş boyutlara tırmandı, yığınla kişi ve firma iflas noktasına geldi. Devletler bir yandan virüsün yayılmasını yavaşlatmaya çalışırken, bir yandan yaşanan büyük durgunluğun etkisini hafifletmeye çalışıyorlar. Hemen hemen bütün ülkeler, virüs krizinin büyük buhrana dönüşmesini engellemek için büyük bir hızla devasa destek paketleri açıkladılar. Artmakta devam eden vaka sayılarının ve ölümlerin gölgesinde kaldığı için fark etmekte zorlanabiliriz ama, hızla alınan önlemler etkisini gösterdi; finansal piyasalardan olumlu sinyaller gelmeye başladı. Devletlerce tam zamanında verilen parasal destekler, sağlanan kredi kolaylıkları, ekonomik krizin derinleşmesini büyük ölçüde sınırlayacak. Dünya borsalarında son haftalarda artan risk iştahı da bunu gösteriyor. Borsalarda iki hafta önce başlayan alımlar, uzmanlarca en kötünün geride kaldığı şeklinde yorumlanıyor. Virüse karşı etkili ilaçlar bulunduğu yönünde geçen hafta gelen açıklamalar, finansal piyasalarda filizlenen iyimserliğin önümüzdeki günlerde güçlenerek iş hayatına yansımasını sağlayacak gibi görünüyor. Vaka ve ölüm sayılarının birkaç hafta içerisinde dünya genelinde, özellikle Avrupa ve Amerika’da gözle görülecek derecede düşmeye başlaması bekleniyor. Bu beklenti de gerçekleşirse, ekonomik ve ticari hayatta da en kötünün geride kaldığı büyük ölçüde kesinleşmiş olacak. Beklenmedik bir gelişme olması ihtimalini büsbütün yok saymamak koşulu ile hala tedbirli ama yine de iyimser olmak için artık yeterli sebep var. Öyle ise kriz belasından ve onunla birlikte yaygınlaşan ekonomik zorluklardan kurtulma süreci başladı, diyebiliriz. Her süreç gibi, bu krizden kurtulma süreci de aşamalardan oluşacak. Dünya üretiminde ve ticaretinde en az dört aylık ciddi bir duraklama yaşadığımızı unutmayalım. Normale düzene geçiş bir haftada veya bir ayda gerçekleşecek gibi görünmüyor. Bunun zaman alacağını, aşamalı olarak gerçekleşeceğini akılda tutmak zorundayız. Krizden çıkış süreci, birkaç hafta sonra ülkemizde de başlasa bile kriz havası elbette hemen dağılmayacaktır. Mayıs sonundan itibaren ve umalım ki her hafta biraz daha hafifleyerek yaz ortasına, belki de yaz sonuna kadar durgunluk belirli ölçüde hissedilecek demektir. Peki, iş ve meslek sahibi kişiler olarak biz şimdi ne yapmalıyız? Sağlığımızı korumak ve hep tedbirli olmak elbette ilk önceliğimiz olmalı. Süreç başladığına göre, en çok birkaç ay sonra işe hızla başlamak için gerekli hazırlıkları yapabiliriz. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği dönemde bile planlarımızı gözden geçirebiliriz. Ayrıca yeni satış noktalarına, işbirliği olanaklarına ulaşmak için yeni bağlantılar kurabilir, var olan bağlantılarımızı diri ve zinde tutabiliriz. Yeni dönemde dijital pazarlama araçlarını mümkün olan en yüksek düzeyde kullananların öne geçeceği artık her zamankinden daha aşikar görünüyor. Öyleyse, evde kaldığımız günleri bu amaçla değerlendirebiliriz. Yeni iş kurmak veya işimizi geliştirmek açısından baktığımızda kriz sonrası için söylenebilecek çok net bir fırsattan söz edebiliriz: Ülkemize döviz kazandırmak önümüzdeki dönemde çok büyük önem kazanacak. Konu sadece ihracat değil. İthal ürünlerin yerine geçecek yerli ürünler yapmak, bu ürünlerin geliştirilmesi için gerekli girdileri ve hizmetleri sağlamak da ciddi büyüme ve başarı potansiyeli taşıyor. Yeni işler ve taze işbirliği olanakları için iletişim ve bilişim gücünüzü artırmanın tam zamanıdır.
M.Nuri Aslan

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir