Integrity Üzerine

Başlıksız

Bu satırlara esas olan yazının başlığı şöyle:
We Need to Value Intellectual Integrity = Entellektüel İntegrity Değerini Korumalıyız

Çeviriden önce, paylaşımın gerekçesine ilişkin birkaç sözüm var:

Entellektüel ve aydın sözcükleri eş anlamlı olmasa da yaygın ve epeyce kullanışlı, bu başlıkta iş görürdü. Kullandım. Integrity sözcüğüne gelince.. Bu kavramı dilimizde tam olarak karşılayacak bir kelimeyi yıllardır arıyorum, bulamıyorum. “Sözcük yok, çünkü bizde integrity yok,” diye düşünüp cehalet arsızları adına utandığım da oluyor ama bu tamamen başka bir mesele.

Bizim sıradan ve birkaçı gayet ön sıradan sözlüğün neredeyse hepsi ‘bütünlük’ diye karşılıyor numkabramı, kimileri ise ‘dürüstlük’ diyor. Bence on numara özensizlik. Çünkü önerilen iki sözcük de uygarlığımızın bu önemli kavramını layığı ile kavrayamaz, bundan eminim.

Aşağıda çevirisini sunduğum yazı, Aristo’dan başlayarak Integrity sözcüğünü hemen hemen her yönü ile bir güzel açıklıyor. Konuyu örneklerken sözü tutup Amerika’ya ve Trump’a getirip orada bağlamasına karşın sırf kavramı daha iyi anlamak ve burada paylaşmak için tercüme ettim; ilkin başlıksız paylaşmıştım, nedeni aşikar olmalı: O kavramı karşılayacak bir sözcük bizde yok veya varsa ben bilmiyorum.

Neyi biliyorum?
Bu kadar kapsamlı bir sözcük için dürüstlük bir başına yetmez, tutarlılık boyutlardan sadece biri, hakikate tam teslimiyet bir başka boyut, açık fikirlilik de öyle. Önerilen karşılıklardan bütünlük ise ne kapsayıcı, ne açıklayıcı.

Aşağıdaki yazı, kavramın çok boyutluluğunu iyi sergiliyor, yok olduğunda ise başımıza açılan belaları da anlatıyor, buyrun.

İsa’nın doğumundan dört yüz yıl önce Yunanistan’da dünyayı kökten değiştirecek ve modern Batı medeniyetini doğuracak bir devrim başladı. İlk Yunan filozofları (örneğin Sokrates, Platon ve Aristoteles) dünyayı değiştirdiler çünkü entelektüel integrity çığırına doğru yeni bir yol açtılar, bu yol modern akademik bilginin temelini oluşturacak şekilde sonuçlandı.

Aristo şöyle demişti:
Integrity benim temel değerlerimden biridir, onuru, dürüstlüğü, tutarlılığı ve varolan sonucun sağlamlığını ifade eder. Ahlaki tamlığı ve erdemli olanı yapmak için sürekli çaba göstermeyi içerir. Entelektüel integrity, hem gerçeği aramayı hem de ona değer vermeyi de kaosar; varsayımları analiz eder ve kanıt arar; böylece hakikat iddialarını sistematik olarak gözden geçirip eleştirir; dünyaya dair sahip olduğu entelektüel görüşe sadık olmakla birlikte bu anlayışı edineceği yeni bilgiler ışığında değiştirmeye isteklidir. Bilim kurumları entelektüel integrity dediğimiz değeri temsil eder.
…..
Ne yazık ki, entelektüel integrity Amerika’da bugün saldırı altındadır. Bilgi çağı, kafa karışıklığı çağına yol açtı. Artık entellektüel integrity temel değerlerimizden biri olmaktan uzaklaşıyor, burada ciddi bir bozulmaya tanık oluyoruz.

Amerika’da entelektüel karşıtı güçler hep var olmasına rağmen, bu güçlerin son zamanlarda yükselişte olduğuna dair artan kanıtlar var; şimdi bilgisiz seçmenden yanlış bilgilendirilmiş seçmene (bariz yalanlara dayalı kararlar alan bireylere) doğru geçiş görüyoruz.

Entelektüel integrity değerine yönelik mevcut düşmanlığın belki de en çarpıcı kanıtı, Trump’ın cumhurbaşkanlığı adaylığının sürmekte olan gücünde görülüyor. Sade bir eleştirmen olarak benim bakış açımdan, Trump’ın en belirleyici özelliği onun entelektüel integrity dediğimiz değerden tamamen mahrum kalmış olmasıdır.

Asla özür dilememesi, konuşmalarının ve politikasının özden ve içerikten tamamen yoksun olması, adaylığının tutarlı bir ideoloji veya sistematik bir yaklaşımdan ziyade kişiliği ve kimlik politikasıyla ilgili bulunması dahil olmak üzere örnekler boldur.

Trump’ın entelektüel integrity eksikliğinin özellikle çarpıcı bir örneği, George W. Bush’un Irak’ta neden savaşa girdiğine dair suçlamalarında görülüyor. En son Cumhuriyetçi tartışmada Trump, Bush Yönetiminin kitle imha silahları olduğunu iddia ettiklerinde yalan söylediğini ileri sürdü .

Net şekilde şöyle dedi: “Yalan söylediler. Kitle imha silahları olduğunu söylediler. Hiçbiri yoktu ve olmadığını biliyorlardı.”

Elbette bu iddia, Cumhuriyetçilerden fazlasıyla sıcak destek buldu. Ve o zamandan beri iddiasından biraz geri adım attı.
Fakat entelektüel integrity denen değerden nasipsiz olduğunu gösteren, onun ilk sözünden geri çekilme şeklidir. Belediye binası toplantı formatında, Trump’ın Bush’un bizi savaşa götürmek için yalan söylediği iddiasıyla ilgili derin endişesini dile getiren ve açıkça iddiasını geri çekmesini isteyen bir adamın bu soruya verdiği cevaba bakın.

Trump çok açık çok doğrudan soruya şu anlamsız sözlerle cevap veriyor: “Birçok insan söylediklerimi beğendi. Yalan söylemekten bahsetmiyorum; Yalan söylememekten bahsetmiyorum. Irak’a neden girdiklerini kimse bilmiyor.”

Daha sonra, düşünsel dayanağı olmayan bir dizi kafa karıştırıcı iddia ve ima sunmaya devam etti. İddiasını tekrar etmemesine karşılık ne özür dilemesi ne de yanlış söylediğini kabul etmesi önemlidir.

Bu tavrın gösterdiği gibi, hepsi Trump için bir kabuk oyunudur. Her şey yüzeydedir. Gerçeğe değer vermek yoktur, mantıksal tutarlılık veya düşünce tutarlılığı aramak yoktur ve kişinin söyledikleriyle gerçekte dünyada olup bitenlere karşılık gelmesine de gerek yoktur.

Trump için tek bir amaç var: Kendisini seçmenlere satmak ve bunu onu iyi gösterecek şekilde yapmak. Entelektüel integrity değerine duyduğu küçümsemeyi koluna takan bu adamın artık Cumhuriyetçi Parti adaylığını elde etmesi (Lincoln Partisi!) Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olması olasılığı bile bu önemli insani değer ışığında yolumuzu ne kadar berbat şekilde kaybettiğimizin güçlü bir göstergesidir.

İlk Yunan filozofları, entelektüel integrity sayesinde dünyayı derinden değiştiren bir devrim başlattılar. Çalışmalarının etkisi, bu değerin ne kadar önemli olduğunun kanıtıdır. Ancak Trump adaylığının da açıkça belirttiği gibi, şu anda bu değeri açıkça reddeden çok güçlü bir akım var. Bu nedenle, entelektüel dürüstlüğe gerçekten değer verenler, bu kritik zamanda ayağa kalkmalı ve varlıklarını göstermelidir. Bunu ülkemize duyduğumuz sevgi ve insanlığın geleceği için yapmalıyız.

13.08.2024

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir