‘’600 yıllık imparatorluğu icraatleri ile kısa sürede yıkan adamı sadece cesur olduğu için
kutsuyorsunuz. bunu yapma sebebiniz sadece cahil olmanız da değil. güce tapmaya hevesli
olmanız.. keşke cahil olsaydınız , bilgiyle giderilebilirdi.. duam kabul olur mu bilmiyorum.
dindar biri değilim. enver paşa hakkında yorumum şudur ki ; allah bu ülkeye bir enver daha
musallat etmesin. amin.’’
‘bir hayali olmakla hayalci biri olmak arasındaki ince ama keskin sınır kaderini çizmiştir.’
‘’kaşındaki beyazlık sebebiyle fatih olacağına inanmış,atanamayan napolyon bonaparte.
hayal kurup,işin yapılabilirliğini,ayrıntılarını hiç düşünmeyen bir adam.’’
‘’osmanlı savaşın dışında kalabilir miydi bilmiyorum; ama enver paşa’nın,savaşı,kendi
yıldızını parlatmak ve emellerine ulaşmak için bir fırsat görüp üzerine zıpladığı bal gibi
ortadadır.’’
‘’enver paşa’nın hatalarının birinci sorumlusu kendisinden ziyade liyakate önem vermeyen
yakını kayırmaya öncelik tanıyan bir anlayıştır. meritokrasi yerine nepotizmi ilke edinen
osmanlı idaresidir. bugün de nicesini başımıza musallat eden aynı kafa yapısıdır. enver paşa
da koskoca bir orduyu komuta etmek yerine kabiliyetine uygun görevlerle vazifelendirilseydi
hem kendisi hem de türkiye’nin istikbali için daha iyi olurdu. hem kendisi on binlerce vatan
evladının eksi kırk derece soğukta korkunç çileler çekmesine neden olduğu için vicdan azabı
çekmezdi hem de kurtuluş savaşı’nda türklerin eli daha güçlü olurdu. yine de yan gelip
yatan, korkak ve tabansız bir insan değil de son nefesine kadar ülküsünün peşinde olan,
rahatı yerine milletinin iyiliğini gözeten biri olduğu için ben kendisini rahmetle anıyorum.
keşke atatürk gibi zekası, kabiliyeti ve basireti de vatanseverliği ile doğru orantıda olsaydı
ama mukadderat.’’
‘’gunumuzdeki bazi sikintilari borclu oldugumuz kisi. hakettiginden daha buyuk bir mevkiyi
isgal etmis, bu mevkide verdigi yanlis kararlar sebebiyle tarihi degistirebilecek bazi olaylarin
bizim aleyhimizde son bulmasina sebep olmus bir kimse.’’
‘’41 yaşında , orta asya steplerinde ,sonu başından belli bir mücadelenin sonunda bolşevikler
tarafından öldürülen bir insanın ne düşündüğünü hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz ama
verdiği son mücadeleye bakılırsa artık yaşamak istemediği veya böyle yaşamak istemediği
çok açık.’’
‘Atatürk’ün umumi katibi hasan rıza soyak’ın babası necip bey, üsküp eşrafından pek dürüst
bir efendi idi. 1908 hürriyet savaşından önce, ittihatçılara münasebette bulunduğu vakit, enver bey’de ona defalarca misafir olmuştu. kendisini pek sayar, gördükçe elini öperdi. bir
sultanla evlendikten sonra da eşini yabancı erkek olarak yalnız onun yanına çıkarmıştı.
ittihat ve terakki umumi merkezi birinci dünya savaşının son yılında artık zaferden
tamamiyle umut kesmişti. rusya da yıkıldığına göre, tekli barış yapma imkanı aramak fikri
hepsini sarmıştı. fakat enver paşa’ya bu bahsi açmaya hiçbirinin cesareti yoktu.
bir gün necip bey’i merkeze çağırdılar. durumu ve düşündükleri son çareyi anlattıktan sonra;
— dinlese dinlese, seni dinler. bir vatan vazifesidir, teşebbüs et, dediler.
necip bey, enver’in yalısına gideceği günün sabahı evdekilere;
bugün çok ehemmiyetli bir vazife yapmağa gidiyorum inşallah muvaffak olurum, dedi.
enver kendisini öğle yemeğine alıkoydu. sofrada necip bey bahsi açtı, dili döndüğü kadar
konuştu. enver sonuna kadar dinledikten sonra:
— vah necip bey vah, seni de zehirlemişler. sen ki maneviyata inanırsın, bilmiş ol ki, ben
allah tarafından büyük türk hakanlığını kurmaya vekilim. git evinde rahat uyu!
necip bey eve döndüğü vakit şöyle diyordu:
— eğer bu adam harbiye nazırı, başkumandan vekili ve yaver-i hazret-i şehriyati olmasa, yeri
doğrudan doğruya tımarhanedir.’’
(bkz: falih rıfkı atay – zeytindağı)
‘’iyi bir vatansever ama kötü bir lider. maalesef ülkeyi ateşe atmıştır. sonuç olarak verdiği
zarardan dolayı benim için vatansever olması bir şey ifade etmiyor zira arkasında bir enkaz
bırakmıştır. vatansever insanın ülkesine yararı olur.’’
‘’enver bir güneş gibi doğmuş, bir gurûb ihtişamıyla batmıştır; arasını tarihe bırakalım.”
mustafa kemal atatürk
‘’… enver paşayı, siyasi hataları ve sosyal görüş darlığı, askeri hatalarından daha önce
yıkmıştır.” Şevket Süreyya Aydemir
‘’köylü bir vatandaş yürürken ayakkabısının içinde bir taş olduğunu farketmiş, taştan
kurtulmak için elini elektrik direğine dayayarak ayağını sallamaya başlamış. o sırada
tarlasından dönmekte olan biri adamı görünce akıma kapıldığını sanmış ve direkle temasını
kesmek için elindeki kürekle vurmuş. kürek darbesi adamın başına gelmiş ve zavallı beyin
kanamasından ölmüş.
bu hikayedeki kürekli adamı enver’e benzetebiliriz. çağrılmadığı halde gelip yeterliliğinin
olmadığı bir konuda olaya müdahale etmiş, problemi yanlış tanımlamış, yanlış bir çözüm
yolu uygulamış ve neticede adamı öldürmüştür.’’
Yukarıdakilerin hepsi ekşi sözlük alıntısıdır.


