Fikircikler

Aptallar Ahlaksız Olur

Memlekette her gün yaşadıklarımızın yanı sıra şu Guzman hadisesi de gösteriyor ki aptallar ahlaksız oluyor. Aptalın hangi düzeyde görevli veya görevsiz, zengin ya da yoksul, dindar veya dinsiz olması hiç fark etmiyor. Aptallar ahlaksız oluyor, çünkü aptallık ve onun daha tatsız bir şekli olan ahmaklık, ahlakın herkesin çıkarına bir duruş ve insanı mutlu edecek bir […]

Aptallar Ahlaksız Olur Read More »

Prostat ve Otelin Asansörü

Her şey birbiriyle ilişkili diyenlere hep inandım. Benzetmelerin gücüne de elbette inanırım. Mesela, ‘dağ gibiydi babam, yanımda olmasa da ben ona yaslanırdım,’ diyenin babaya güven duygusundaki enginliği hemen anlarım. Çayda eriyen pesküvit dendiğinde de gerekli anlamları çıkarırım. Gözüne fener tutulmuş tavşan, trolle avlanmış balık dendiğinde de. Benzetmenin gücüne sığınarak hemen konuya gireyim. Diyeceğim şu ki,

Prostat ve Otelin Asansörü Read More »

Aşkın Dar Zaman Hali

Buğulu bir sabah serinliğinde yeni filizlenmiş bir çınar yaprağına düşen bir çiğ tanesi düşünün. Ancak güneş çıkana kadar sürer birliktelikleri. Güneş ışığı yaprağa ulaşınca, ne oldu demeye nkalmadan çiğ tanesi su damlasına dönüp buharlaşır, yaprak onun serinliğinin özlemiyle kalır. Zaman öylesine dardır ki, buluşmalarının hazzını ancak birbirlerinden ayrıldıklarında fark ederler. Öylesi dar zamanlarda paylaşılan haz

Aşkın Dar Zaman Hali Read More »

Diyarbakır’da Bahar

İnsan Manzaraları Bahar gelince Diyarbakır çok güzelleşti. Fidye için kaçırıldıktan bir zaman sonra yaralı olarak kurtulan bir çocuğun masum sıcaklığı var kentte. Sabahları gelişi güzel yürümek bile çok keyifli. Sağlığa katkısı bir yana, bir de büyük kentlerde karşılaşılması imkansız manzaralara adım başı rastlıyorsunuz. Geçen hafta gördüğüm şu manzarayı hayal edin mesela: Kurumlu bir horoz, dökük

Diyarbakır’da Bahar Read More »

Duygu Seli

Sabah iki duygu seli adeta savurdu beni. Ilki.. Ülkedeki adalet açlığının ortaya çıkışı ve bunun ancak dış kaynaklı gelişmelerden doğuşu. Bu, hem adalet arayışının evrenselliğine ilişkin inancımı pekiştirerek sevindirdi beni, Hem de bu denli yoksun oluşumuzun üzüntüsünü yaşadım. Ikincisi ilk mesele ile bağlantılı.. Iyi ki de, diye düşündüm, bu memlekette savcı veya yargıç değilim. Hint

Duygu Seli Read More »

Cesetlerle Sevişmek

Mezarlıkta Islık Çalarak Cesetlerle Sevişmek Ekonomi havuçla, devlet sopayla yönetilir demeye getiriyor sevgili Ayn Rand. Büyük filozof bunu derken yetmiş yıl öncesinin ekonomisini ve aynı yılların devletini düşünüyor olmalı. İkisi de bugünlerde her şeyden çok kandırmacaya dayalı artık çünkü. Medya yardakçılığında ve başıboş merkez bankacılığında şişirilen umutlar yirmi otuz yılda bir patlıyor. Ona kriz diyoruz.

Cesetlerle Sevişmek Read More »

Attan Senatör

Ünlü düşünür ve Avukat Cicero,hukukun ne olduğunu anlatırken,”Atını Senatör Yapan İmparator” örneğini verir.Roma İmparatoru Caligula,atını çok sevmektedir ve onu “senatör” yapmak istemektedir.Roma Senatosu,İmparator’un bu önerisini kabul eder .Böylece tarihte ilk kez bir at senatör ünvanını alır. Cicero,verdiği bu örnekle,yetkili organ tarafından,usule uygun bir şekilde çıkartılsa da her yasanın “hukuk” olamayacağını,adalete yönelmeyen, kamusal kaygısı olmayan düzenlemelerin

Attan Senatör Read More »

Cinsel Açlık

Freud ki diyor ki: “İnsanın ve hayvanın cinsel ilişkisini açıklamak için biyolojide bir “cinsel dürtü” nün olmasını kabul edilebilir; aynı şekilde, açlığı anlatmak için bir beslenme dürtüsü varsayılır. Orada birlikte halk dilinde, cinsel istekim için açlığın karşılığı bir kelime yoktur. Bilim dili ise “libido” terimini kullanır.”

Cinsel Açlık Read More »

Kabilecilik

Kabilecilik Yurtseverlik Milliyetçilik Ümmetçilik Benzer kavramlar bunlar. İnsanlık diye adlandırılan bizim türün içinden bir grubu esas alıp ötekilere göre öncelediği için. Benzerlik bu kadarla bitmiyor. Oradan başlıyor belki. Ama sonuçları orada kalmıyor. Aslında ırkçılık bunların en koyu tonlu ve eli kanlı olanı. Kitlesel imha cinayetleri ve koskoca bir dünya savaşı onun eseri. Listede görünmeyen ama

Kabilecilik Read More »

Zulüm Yetmiş Yedi Renk

Geçen yıl yazmışım. Bu yıl başlık da koydum. Exupery ve Zweig ile birlikte İstanbul’dan Diyarbakır’a sabah uçağındayım. Exupery, Küçük Prens’i yakın arkadaşı Leon Werth’e adarken aklında neler vardı acaba? İlkin aklıma bu soru geldi. Letter to a Hostage, Bir Rehineye Mektup adını verdiği yazısının muhatabı Leon ile Küçük Prens kitabı arasında bağlantılar nelerdi? Bilmiyorum. Peki

Zulüm Yetmiş Yedi Renk Read More »