Duygu Seli

Sabah iki duygu seli adeta savurdu beni.
Ilki.. Ülkedeki adalet açlığının ortaya çıkışı ve bunun ancak dış kaynaklı gelişmelerden doğuşu. Bu, hem adalet arayışının evrenselliğine ilişkin inancımı pekiştirerek sevindirdi beni, Hem de bu denli yoksun oluşumuzun üzüntüsünü yaşadım.
Ikincisi ilk mesele ile bağlantılı.. Iyi ki de, diye düşündüm, bu memlekette savcı veya yargıç değilim. Hint asıllı hukuk adamının tavrını ve asaletini görünce hasedimden herhalde çatlardım. Kimseye değil, sadece vicdanıma karşı sorumlu olamayışım nasıl da için için yakar, yıkardı beni. Nasıl da suçlu ve günahkâr hissederdim kendimi. O meslekten olmadığıma da sevinsem mi yerinsem mi bu sabah bilemedim.
Çelişik duygular arasında böyle sertçe savrulmak hayra alamet midir? Bilmiyorum.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir