Alıntı

Karanlıktan Aydınlığa: Hüseyin Erkan

sizi bilmem sabahları severim ben apaydınlık sabahları… (H.E.) Kötü bir insanı anlatmak kadar kolay değildir; iyi bir insanı anlatmak. Kitaplar da insanlar gibidir. İyileri de var; kötüleri de… Aynı insanlar gibi, kötü kitabı anlatmak kolaydır. Ya iyi, güzel ve yararlı kitapları nasıl anlatırsınız? Hele hele bu bir romansa?.. Özetleyerek mi dediniz? Kusura bakmayın ama bu […]

Karanlıktan Aydınlığa: Hüseyin Erkan Read More »

Economic Crisis in Brazil: Executive Summary

Bizim krizlerimize çok benzer Latin Amerika ülkelerinin ve özellikle Brezilya’nın krizleri. Türkiye ekonomisi ile Brezilya ekonomisi arasındaki birçok önemli farka rağmen krizlerimizin kök nedeninin iki ülkede de aynı olduğu söylenebilir. Gerçekten öyle midir? Dünya Bankası ile İMF’in hazırladığı ülke raporunun Yönetici Özeti ülkenin son krizini nedenleri ve çözüm yolları ile birlikte her yönü ile analiz

Economic Crisis in Brazil: Executive Summary Read More »

Son Kırk Yılın Ekonomik Değerlendirmesi-Fatih Özatay

03 Mart 2020 Son 40 yılda geldiğimiz nokta, arkasındaki temel nedenler ve yapılabilecekler İçi giderek boşalma tehlikesi taşıyan ‘yapısal reform’ kavramı, sonuçta temel sorunların çözüm yöntemlerinin tasarlanması ve uygulanması anlamına geliyor. Dolayısıyla, öncelikle bu reformları tasarlayacak bir ekip gerekiyor. Gazetemizin 40. kuruluş yılı dolayısıyla kaleme aldığım bu uzun yazıda kadim sorunumuza odaklanıyorum. Dünya Bankası ülkeleri

Son Kırk Yılın Ekonomik Değerlendirmesi-Fatih Özatay Read More »

Ananı Öpen Kadıysa

Demirel’e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş. Demirel de soruyu yönelten kişiye: “Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun” demiş. Demirel’in anlattığı fıkra şu: Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş.Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış

Ananı Öpen Kadıysa Read More »

Düşünür

DÜŞÜNÜR Düşünce ile diploma arasında bir ilişki yok. Diplomalar sadece bir alandaki okuma-yazma yeterlilik vesikalarıdır. Cehalet karşısında diplomaya hürmet ne kadar lazım bir şey ise diplomanın fetişleştirilmesi de o kadar yanlış. Akademisyenlerin çoğu, vazifesini yapan memur konumundadır ve onlardan özel olarak düşünce beklenmez. Düşünce bir uzmanlık alanı değildir. Önce kabiliyet sonra bir cesaret meselesidir. Düşünür,

Düşünür Read More »