Alıntı

Amen Ra’nın Laneti

Prenses amen-ra M.Ö 1500 yılında yaşamış bir Mısır prensesi, Nil nehri kıyısında gömülmüş olan prensesinin tabutunu 1880’lerde 4 zengin İngiliz Luksor’da kazı yaparken buluyorlar ve büyük paralar vererek satın alıyorlar. Akabinde, adamlardan biri çöle doğru yürürken görülüyor ve bir daha geri gelmiyor, diğer ikisi de iflas ediyor, üçüncü ise bir Mısır’lı tarafından kazayla vuruluyor. Ama […]

Amen Ra’nın Laneti Read More »

İki Olay ve Çapalarımız :Moris Levi

Bugün aralarında 2000 yıl fark olan iki olayı yazacağım. Biri uzak doğudan, biri batıdan. Biri sarayda biri sokakta geçiyor. Bakalım sonra birbirlerine bağlayabildiğimi düşünecek misiniz? İmparator Wu bir gün saçma ve önemsiz bir olaydan ötürü öfke nöbetine tutulmuştu. Herkesi toplayıp bağırıp çağırırken sesleri duyup endişe ile gelen süt annesi, ona sakin olmasını, yoksa sağlığının bozulacağını

İki Olay ve Çapalarımız :Moris Levi Read More »

Veba Salgını: Tarihi Nasıl Değiştirdi?

Salgın öyküleri okumaktan bıktınız ama.. Moris Levi —————— “Kara ölüm”, ya da asıl adı ile hıyarcıklı veba salgını 1320 yılında önce Moğolistan steplerinde başladı… Aslında daha önce de çeşitli yerlerde kendini göstermişti ama, o zamanların ulaşım olanakları ile çok fazla yayılmadan sona ermişti. Bu kez hastalığı bir biyolojik savaş silahı olarak kullanmayı akıl eden Orta

Veba Salgını: Tarihi Nasıl Değiştirdi? Read More »

Aşıları Bulanlar Ne Diyor?

Moris Levi yazmış bu yazıyı. Çok etkileyici buldum. “Tarih boyunca atalarımıza son derece zarar vermiş olan büyük salgınlara neden olan o korkunç hastalıklar neden yok?” diye merak ettim … Veba-Kolera-Çiçek-Çocuk felci- Kuduz hastalıkları gibi tarihte yüz milyonlarca insanın ölümüne yol açmış bu hastalıklardan, bugün korkmuyoruz. Çünkü aşıları var. Bu aşıları aşağıda isimleri yazılı insanlar geliştirmişler,

Aşıları Bulanlar Ne Diyor? Read More »

Köprüden Önce Son Çıkış: IMF

Nedim Türkmen yazmış. Koronavirüs aşısı için çalışmalar süratle devam ederken bazı ülkeler aşı testlerine başladı ve ilaç geliştirme çabaları da sürüyor. Ülkeleri bu salgından kurtarmak için en güçlü iki çözüm ilaç ve aşı olarak görülüyor. Ancak ilerleyen günlerde kendini gösterecek bir kurtarıcı daha var: Uluslararası Para Fonu yani IMF. Covid-19 salgınının küresel durgunluk getireceğini, krizden

Köprüden Önce Son Çıkış: IMF Read More »

BEŞ LİRALIK ADAM: AYDIN SAYILI

BİR DELİNİN DÜŞÜNCELERİ! Dün Ankara’dan Milas’a dönmüştüm. Biraz erken dönmüşüm. Şöyle bir 15 gün geriye doğru gidelim. Ankara’da Sıhhiye Maltepe arasında Ankara Atatürk Lisesi vardır. Fen Lisesi. Buraya gelmeden önce Sıhhiye semtinin adı bugünlerde çok duyduğunuz Hıfzı Sıhha Enstitüsünün burada olduğundan kaynaklanmaktadır. Atatürk Lisesinde, Milas’tan yatılı öğrenciler var. Gelirken isimlerini almıştım. Vatan Otelinde parasız kalınca

BEŞ LİRALIK ADAM: AYDIN SAYILI Read More »

ÜZERİNE ÇÖKMÜŞ DEVLET YÜKÜ KALDIRILMADAN BU ÜLKEDE ÜRETİM ARTMAZ: Bülent Soylan

Siyasetçiler zaman zaman “Üretimi biz arttıracağız, önce üretim” falan diyorlar ya… O vaad edilen üretim; bu ülkedeki “vergi yükü dağılımı” düzeltilmedikçe ancak “lafla” arttırılabilir, bunu biliyor musunuz? Çünkü “devlet, bu ülkedeki üretimin üzerine kendi eliyle koyduğu “yük”ü yine kendi eliyle kaldırmadan “üretimin ayağa kalkabilme şansı” adeta yok gibidir. Unutmayın; “ücretler” bir yandan çalışanların geliri iken,

ÜZERİNE ÇÖKMÜŞ DEVLET YÜKÜ KALDIRILMADAN BU ÜLKEDE ÜRETİM ARTMAZ: Bülent Soylan Read More »

Kölelik, Kılıç Ali Paşa ve Cervantes

Semaa Yavuzz Kitap Düşkünleri sayfasında dün paylaşmış. Başlığı ben koydum. Kölelik, Kılıç Ali Paşa ve Cervantes İtalyan bir aile 11 yaşındaki oğullarını papaz okuluna göndermek isterler fakat bulundukları yerde papaz okulu yoktur. Denizyolu ile Napoli’deki okula göndermeye karar verirler. Fakat çocuk Müslüman korsanlara esir düşer. Osmanlı topraklarına getirilir. Osmanlı’nın en ünlü denizcisi Barbaros Hayreddin Paşa

Kölelik, Kılıç Ali Paşa ve Cervantes Read More »

‘Arabistanbul’: Hilmi Yavuz

İstanbul’un adı değişmeli! Benim bulduğum ad şu: Arabistanbul! Evet, Arabistanbul! Yani, Arabistan ile İstanbul’un ya da arab ile İstanbul’un yapıştırma bıyık hâli… İstanbul’un bugün bir arap şehrine dönüştüğünü, sanırım kimse görmezden gelemez. İstiklal Caddesi’nde Türkçe konuşanlara rasladıkça, kendimi yabancı bir ülkede bir caddede yürürken, bir yurttaşımla karşılaşmış gibi hissediyorum,-öyle ki zaman zaman, Oxford Street’de mi

‘Arabistanbul’: Hilmi Yavuz Read More »