Sekiz belki on yıl önceydi, sevgili dostum Ali Sancar’ı ziyaret için İneboluya gittiğimde keşfettim Bozkurt’u. Çarşısında pazarında hatta evlerin arasında dolaşırken kuş ötüşlerini duyduğunuz, güler yüzlü insanların yurdu. Cide’den az ileride. Abana sahilinden biraz içeride. Renk renk ağaçlarla süslü bir doğa parkına kurulmuş köyden hallice şipşirin nakışlı bir kasaba.
İlk bakışta vuruldum. Öyle böyle değil.
Oraya yerleşmeyi hayal edecek kadar..
Kendimi oradaki tertemiz ve güzel evlerden birİnde yaşarken düşündüm. Haftada bir arabana atlar İneboludan buraya bana gelirsin, dedim Ali’ye. Sana bol mezeli masalar kurarım. Yemekler hazırlarım. Abana’da denize gireriz. Yazdığım hikayeleri okurum sana. Başka dostlarımız olur burada.
Biraz şaka biraz ciddi, dönüş yolunda da o hayali ve Bozkurt’un güzelliğini huzurunu konuştuk. O arada, arabanın kasetinde ‘yiğit muhtaç oldu kuru soğana’ çalıyordu döne döne. Gaipten gelen örtük uyarmaların dünyamda yeri hiç olmadı. Olsa, o türkü aracılığı ile hayalleri bırak gerçeğe dön mesajı gelmiş meğer, derdim şimdi.
….
Güzelim Bozkurt yok artık diyorlar dünden beri. Sel götürmüş.
Ayrı düştüğün bir sevgilinin ölüm haberi gibi geldi. Yüzünü yıllarca görmesen de varlığı ile avunduğun eski bir dostu, candan sevgiliyi tümden yitirmiş olmanın yoksunluğu. Sanırım melal diyorlar buna. İnsanı sarsmayan bir kramp gibi, yaşanmadan yitirilmiş bir güzelliğin çaresizliği yani berbat bir eksiklik duygusu işte, anlayın.
Yüreğimdeki sızıyı ancak Ali kardeşim anlar, diye onu aradım az önce.
Daha selam vermeden, ‘gitti senin Bozkurt’ deyince boğazım düğümlendi. Ne diyeceğimi bilemedim. Baraj kapaklarının kurbanı oldu Bozkurt diyormuş halk, Valilik açıklama yapmış: Hes ile ilgisi yok selin, diyesiymiş. Soylu da öyle demiş. Yalanları yoktur. Hep doğruyu söylerler. Devletin bildiğini biz nerden bileceğiz, herhal öyledir.
Tek gerçek şu ki: Bozkurt yok oldu. Tabii ki bu acıya da katlanırız biz.
Sevgilinin harap olmadan önceki hali aşağıda, bir bakın.
Şimdiki haline bakmaya gücüm yetmedi.
Kaderiymiş diye avunalım yalandan, yüksek yerlere zinhar laf etmeden unutmaya çalışalım, ölen biziz aslında demeden, Allah rahmet eylesin diyerek.
Kendimize de rahmet dileyerek.
13 Ağustos 2021
Bozkurt’un yıkılmadan önceki halini paylaşmayan beceremedim. Özür.

