2017 yılında İskoçya’da bir ilkokulda sınıf öğretmeni tahtaya döndüğünde öğrencilerin
arkasında sürekli fısıldaştığını duyunca öfkelendi ve kimin konuştuğunu sınıfa sordu yanıt
alamayınca da sınıftaki bütün öğrencileri hazır olmadıkları bir sınav ile cezalandırdı.
Öncesinde hiç konuşmadan dersi dinlemekte olan 11 yaşındaki Ava Bell ismindeki öğrenci
suçsuz yere cezalandırıldığı için bu duruma çok içerledi. Tesadüfen hemen o gün öğleden
sonra yapılan rehberlik dersinde, İskoçya Milli Eğitim Bakanlığının öğrencilere doldurmaları
için gönderdiği bir form dağıtıldı. Formda şöyle bir soru vardı;
– Size göre öğretmenizin daha iyi yapabileceği neler var?
Ava Bell bu sorunun altına kendi çocuk yazısı ile şunları yazdı;
– Kolektif cezalandırma yapmaması gerekir. Çünkü yanlış bir şey yapmayan pek çoğumuza
haksızlık yapılıyor. Ayrıca bu 1949 yılı tarihli Cenova Konvansiyonu kararlarına göre bir savaş
suçudur.
————–
Doldurulan bu aşağıdaki form sosyal medyaya taşındı ve tabi ki epey gürültü kopardı. Hatta
Cornell Üniversitesi Hukuk enstitüsünde konu bir derste öğrencilerle tartışıldı ve Cenova
Konvansiyonunun kolektif okul cezalarında uygulanamayacağı sözleşmenin sadece savaş
esnasında ve imzalayan ülkeler tarafından uygulanılacağı görüşü yayınlandı. İyi ki bir
yerlerde ufak bir kız çocuğunun, böyle basit (hatta komik) bir “hukuki” görüşünü soran
uygulamalar ve onları ciddiye alıp değerlendirirken öğrencilerini eğiten üniversiteler var.
Peki çocuğun ailesi bu durumu duyduğunda ne yaptı dersiniz?
Olayın olduğu hafta bir iş gezisinde olan babası kızının yaptığını öğrenince Ava Bell için
evlerine özel bir dondurmacı gönderdi..Kimine ters gelecek biliyorum ama, açıkçası Ava
Bell’in babası olsaydım tereddütsüz ben de gönderirdim.
Kolektif ceza özellikle eğitimcilerin sık sık baş vurduğu etkili bir disiplin sağlama yöntemidir.
Hepimiz okul sıralarında yaşadık. İşe yarar mı? Hayır ! Pek az kültürde sınıfta haksız yere
cezalandırılan öğrenciler cezaya neden olan arkadaşlarını ele verirler. Kolektif ceza Cenova
konvansiyonu kapsamına girmez ama kesinlikle küçük çocukların adalete olan inançlarını
da örseler.
Peki, okulda ya da başka bir yerde, kolektif olmayan ceza var mıdır?
Biraz konuyu derinleştirip “Neden hemen her ceza kolektiftir?” anlamak için size basit bir
cezalandırma ve sonra da affetme öyküsü daha yazayım;
İmparator Napolyon, savaşta asker kaçaklarının kurşuna dizilmesini emretmişti.
Bir gün imparatorun karşısına acılı bir anne çıktı ve oğlunun affedilmesini istedi. Kadının 18 yaşındaki asker oğlu Napolyon’un yemeklerini pişiren aşçının yamağı idi ve sevdiğinin
peşinden birliğinden kaçtığı için yakalanmış ertesi gün kurşuna dizilecek idi.
Napolyon bu durumu soruşturup anlayınca kadına hışımla döndü ve;
– Kadın! Oğlun askerden kaçmış. Suçlu. Niye acıyayım ona?, diye sordu.
Acılı kadın imparatora yaşlı gözlerini dikerek yavaş bir sesle şunları söyledi;
– Tabi ki suçlu, biliyorum. Ben “suçsuz” demedim ki!, ve konuşmasını sürdürdü;
– Suçsuz olsaydı siz zaten onun kurşuna dizilmesini önlerdiniz. Buna da “affetmek” denilmez.
Ben oğlumun suçsuz olduğunu söylemedim. Ben sizden onu af etmenizi istedim. “Af” zaten
suçlu olanlar içindir, suçsuz olanın af edilmeye ihtiyacı yok ki.
Napolyon bir an düşündü ve çocuğu af etti.
Çok açık ortadadır ki Napolyon çocuk yaşta bir aşçı yamağını bile ordunun disiplini için
kurban edecek cezalandırma yasasını koyduğunda bu cezanın ölçüsüz olabileceğini idrak
etmemişti. İnfazın gerçekleşmesi emrini verir ise askerin suçsuz annesini çok daha büyük bir
ceza ile cezalandırıp bütün kalan ömründe büyük bir acı yaşamak zorunda bırakacağını
kadına bakınca anladı.
(En azından anneler yaşadıkça) Her ceza kolektiftir, ve ne yazık ki ceza verildiğinde ne kadar
kişinin acı çekeceğini, çekilecek acının kabahat ile orantılı olup olmayacağını ölçebilecek bir
metod yok.
Bir ilkokul çocuğunun hepimizin yüzünü gülümseten isyanı ile başladık, sonra da trajik bir
ikilemi içeren öykü ile ciddileşiverdik, düşünmeye başladık.
Anlaşılan suçlar, cezalar ve kurbanlar çok başka olsa da bu hafta okuduğumuz iki öykünün
içeriği aslında çok farklı değil.
————-
(Vayera)
Not 1- Tarihte kolektif cezanın çok acı örnekleri var. Bilinen en vahşi olanı MÖ 3. Yüzyılda Çin
İmparatoru Qin Shi Huan tarafından yasalaştırılmıştır. Yasaya göre birinin bir suç işlemesi
durumunda onunla birlikte ailesinden en yakın 9 kişi canlı canlı dilimlenerek öldürülmekte
idi. Tarih kitapları bu ceza ile imparatorlukta suçlar önlenmiş mi yazmıyor ama cezanın
korkunçluğu ve haksızlığı unutulmamış.


