Kendisini bildi bileli öykü dinleyen, öykü okuyan, öykü biriktiren, fırsat buldukça öykü anlatan ve
hatta öykü yazan ve yaşadığı dönemde Türk Yahudi Toplumu Başkan Vekili olarak görev
yapmakta olan Moris Leviisminde bir öykü yazarı varmış. Öykülerle düşünür, değerlendirir, kıyaslar
ve karar verirmiş.
Bir gün Moris Levi sosyal medya sayfasında bir öykü paylaşmış. Ertesi gün Türk Yahudi Toplumu
Eşbaşkanlarından İshak İbrahimzadeh kendisine “Dün sayfanda bu Şabat’ın Peraşası ile ilgili bir
öykü paylaşmışsın” demiş.
Peraşa; Yahudilerin Tora adını verdiği (Türkçede Tevrat adı ile bilinen) Hz.Musa’nın ilk beş kitabının
-54 bölüme ayrılmış- her bir bölümüne verilen isim. Dünyanın her yerinde Yahudi dini uyarınca yıl
süresince belirlenmiş bir sırayla bölüm bölüm okunur, irdelenir, tartışılır, öğrenilir hatta o haftanın
olayları ile aralarında paralellikler aranır. Bir peraşadan ötekine geçiş ise kutsal olarak nitelendirilen
cumartesi günü olur.
Bu yorum üzerine yazar, gidip eline bir Tevrat almış ve o haftanın peraşasını okumuş. Öyküsü ile
arasında bir ilişki kuramamış. Birkaç kişiye danışmış, onlar da ilişkilendirememiş. Sonunda yazarımız
İshak İbrahimzadeh’nin yanına gitmiş ve öyküsü ile peraşayı nasıl bağdaştırdığını sormuş. Öyle
güzel, öyle derin, öyle ufuk açıcı anlatıp bir düşünür, bir sanatçı bakışı ile yorumlamış ki
İbrahimzadeh tıpkı bir öykü dinler gibi hissetmiş yazarımız ve heyecanlanmış. “Böyle çağdaş ve
özgür bakışla yorumlanabiliyorsa eğer peraşalar, ben her hafta bir öykü bağdaştırır, paylaşırım”
deyivermiş.
Elbette çıktığı bu yol zahmetli ama sonuçları da manevi açıdan kazançlı olacakmış. Her hafta bir
tarafta bir peraşa, diğer tarafta bir kütüphane dolusu roman, öykü, tarihi bilgi açık, çalışır durur,
öyküleri peraşasına uygun halde kotarır, insanlara sunarmış.
Gel zaman git zaman bu verimli ve okuyana ibret veren çalışmalarının üzerinden altı buçuk yıl
geçiverdiğini fark etmiş. Tam 337 yazıyı düşünmüş, yazmış, paylaşmış. Her biri için her peraşayı
defalarca okumuş. Günler geceler boyunca kafasının içinde notlar almış. Cemaatin değerli rabilerine
sorular sormuş. Geleneksel kalıpların dışına taşarak, bağımsız, özgün ve içine sinen emek verdiği bu
işi tamamına erdirerek bir kitap haline getirmiş. Fotoğraf sanatçısı Emel Benbasat’ın bakmakla
görmek arasındaki farkı çözerek, ardını görmeye çalıştığı karelere sıkıştırdığı anların eşliğinde, titiz
ve başarılı bir editör olan Gila Erbeş’in yayına hazırladığı bu kitabın ismini de ‘Yetmiş Duvaklı Gelin’
koymuş.
Bunca emekle kotarılmış bu zarif kitap bir gün Şalom’da Bibliobibuli başlığıyla kitap eleştirileri
yazmakta olan bir yazarın gözlerine değmiş. Bu yazar, bu denli lezzetli cümleleri bir arada okuyor
olmaktan büyük haz duymuş. Bilgisayar ekranında peraşaları açmış, adım adım her öyküyü, işaret edilen peraşasıyla karşılaştırarak okumuş. Her bir öyküden ayrı bir tat, her bir peraşadan ayrı bir
ders alarak kitabı tabiri caizse yutmuş. Bütün öyküler zihninde dans ederken bu kitabı anlatmaya
nasıl başlayacağı üzerinde uzun uzun düşünmüş. Sonunda özgün ve özgür bir karar vermiş:
“Gözlerini kapatıp gelişigüzel bir peraşayı seçecek, içeriğini okuyacak ve bu harikulade kitabı
okurken aldığı hazzı yazarak anlatabilmeyi umacak.” Şemot seçmiş, haz ihsan etmekten gelenlere
“Yarada’nın Hizmetkarı” dendiğini okumuş. 337 öyküyü, insanlara ders teşkil edecek şekilde
düzenlemiş ve bunun için de altı buçuk yılını harcamış yazar Moris Levi’nin, her yazısını
yayınladığında ayrı, şimdi kitabını yayınladığında ayrı okuyucu kitlesine bu öyküleri ulaştırarak
Yaradan’a hizmet etmiş olabileceğini düşünmüş. Gülümseyerek, yazısına başlığı da kitabın
sayfalarını rastgele açıp gözüne ilk değen satırdan bulmaya karar vermiş: “Gidin ey düşünceler,
altın kanatlarla uçun”. Evet, “Altın kanatlarıyla uçan düşünceler”. Tam olarak öykü yazarı Moris
Levi’nin kitabına giren düşünceleri oldukları yerden okuyucusunun aklına uçurmasına verilecek isim
doğrusu.
Ve ‘Yetmiş Duvaklı Gelin’ artık karşınızda…
Yazının tamamı için: https://www.salom.com.tr/haber/123373/altin-kanatlariyla-ucan-dusunceler?
fbclid=IwAR07ZE0c_M-HognVv0xrms1RxWo3O7B2NDhLGndmv0wezkzTGYRy1ZjTMqo


