Ortalık Toz Duman

8 Nisan2019

Bu memleket kendi evlatlarına kendiyle uğraşmaktan başka bir imkan tanımamıştır, demiş büyük yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar… Huzur ile Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı iki şaheserin yazarı edebinden bize nezaket göstermiş olmalı. Birbirleriyle didismek uğraşmak, dememiş. İktidarı alanın onu sürdürmek dışında derdi olmaz dememiş.

Bugünkü durumumuz garip halin resmidir:
Krizdeyiz, enflasyon yüksek, faiz yüksek, kur yükseliyor, işsizlik diz boyu, ödenecek borçlar var, bütçe açık ve iflas eden şirketler var, geçim derdi çok büyük.

Tüm bunların üstüne seçim yaptık. Nasıl bir seçimdi, herkes gördü. AA rezaleti ortada, YSK’da itiraz süreci çelişkili yürüyor. İtiraz hakkının kötüye kullanıldığına ilişkin yaygın bir kanaat oluştu. Kimse hakkına razı değil. Siyasal kavga her şeyden önde geliyor. İktidar ve yandaşları muhalefetin örgütlü suç işlediğini, hırsızlık yaptığını iddia ediyor. Bu konuda en küçük bir kanıt yok. Muhalefet yandaşları ise hırsızlık olmasın diye günlerdir oy torbalarını korumak için seferber olmuş, uykusuz kalıyor. Ülkenin bir numaralı partisinin İstanbul’daki yetkilisi, seçimin yenilenmesinden söz ediyor. CB konuşuyor, örgütlü seçim suçundan söz ediyor, kanıt nerede diye soran da yok, ama faiz döviz birlikte tırmanıyor, borsa tepe taklak.

Bu arada…
İki gün sonra yeni ekonomi paketi açıklanacak.
Mısırdaki sağır sultan bile biliyor: Yabancıların bize borç vermesine MUHTACIZ. Haziran seçimlerinde de öyle oldu. Sanki ülkenin ciddi bir önlem paketine ihtiyacı üç gün önce doğmuş gibi beylerin arzusu üzerine seçimin bitmesini ve sonra da hazırlıklarını tamamlamalarını bekliyoruz. Çarşamba günü açıklanacakmış, bu saate kadar önlemler hakkında ne Meclis’te ne kamu oyunda bir tartışma görüşme yok, bu kez de dağ fare doğurursa, yandı gülüm keten helva.

Krizde değil de eğlencede gibiyiz.
Üç hanelik köylerini bile daha ciddiyetle yönetirler ağalar, şimdi keyifteler de bizimle eğleniyorlar sanki. Veya kriz ne kadar büyüse o kadar iyi diyorlar. Madem battık, bari büyük batalım.

Ey okuyucu, bir an düşün..
Sen olsan böyle bir ülkeyi krediye layık bulur musun? Yanıt vermeyin, cevap aşikar: Türkiye’de yerleşiklerin döviz mevduatı aylardır her hafta artıyor, geçen hafta 180 milyar dolara merdiven dayadı. Lira yerine yabancı para tercih edildiği besbelli. Yerli ve milli dolarımız oluyor hepimizin!

Ortalık toz duman, kimsenin kimseye güveni yok. Bu güveni yeniden sağlayacak olan zevat ise besbelli ki meselenin ciddiyetinin farkında değil. Böyle bir durumda herkesin ve elbette en yetkilisinden en sıradan adamına kadar herkesin, her zamankinden çok daha sorumlu ve ciddiyetle davranmasını beklersiniz.

Boşuna beklersiniz.
Aylardır, yıllardır boşuna bekliyoruz.

Sorumlu davranan yok.
Sorunlu davranan ise çok.

Yazıktır yahu bu ülkeye ve yazıklar olsun bu ülkenin ortalığı toz dumana boğan seçilmiş seçilmemiş sorumsuz adamlarına.

Görün artık. İtişmeyi, koltuğa yapışmayı bırakın da işinize bakın.

Sağduyu gerekiyor hepimize.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir