kaplumbağa ile bukalemun çiftleşecek olsa diye düşündüm bu sabah. nasıl bir mahlukat çıkar karşımıza?
ne de olsa, rahmetli altan erbulak’ın meşhur ettiği ‘yüzsüz zühtü’ oyununu birkaç kez izlemiş bir adamım. bizim milletin çok yüzlülüğünü anlatmak için bir zamanlar. ‘bukalemun hasedinden çatlasın, ben insanım’ diye de yazmışım. ve şu sıralarda kafayı fena halde kaplumbağalara takmışım. meşhur tablodaki kaplumbağa terbiyecisinin önündeki hayvancıkların türünü, yapısının on bin yıldır neden hiç değişmediğini merak ediyorum. elinde kavalı veya tefiyle kaplumbağa terbiyeciliğini uğraş edinmiş, gece gündüz onlarla cebelleşen gariban mürebbinin nasıl ve kim tarafından böyle terbiye edildiğine de ayrıca kafayı takmışım. işte o yüzden, bu ikilinin birleşmesinden nasıl çok yüzlü ve tembel bir yaratık çıkar acaba, diye düşünüp duruyoruz son aylarda. bu sabah araştırırken internette altı tonluk kaplumbağa haberine, ardından aşağıdaki yazıya rastladım. şimdi kaplumbağa ile bukalemunun hemhal olma işine ortak olacak üçüncü bir hayvan arıyorum. aptal insan kılığında dolaşacak hayvan sınıfından yepyeni bir tür doğsun diye. o hayvancıklar insanlara bakıp da kendinden utansın, hasetlerinden çatır çatır çatlasınlar diye.
o hayvanı bulmam lazım.
başka türlü huzur yok bana.
işte o yazı.. http://www.cnnturk.com/a/3775


