Dünyayı Soğutmak

Dünyayı Soğutmak
Bu gidişle elli ya da yüz sene sonra kentlerin bir kısmı sular altında kalacak.
Yerküre ısındıkça, zaten epeydir erimekte olan buzullar daha büyük bir hızla eriyecek, denizlerin sekiz on metre yükselmesi bile kentlerin önce sahillerini sular altında bırakacak.
Geçtiğimiz ay son 142 yılın en sıcak Ocak ayı olmuş. Bizi kavurucu bir yaz ve ardından yıllar boyunca artacak içme suyu kıtlığı bekliyor. Yağmur ve kar yetmezliğinin ortaya çıkaracağı yoklukları, kuraklıkları ve hastalıkları hayal etmek bile ürkütücü.
Dünyayı kirleterek ısınmasını artıran, adına insan denen mahluk.
En çok da medeni dünya insanı.
Tükettikçe yok ediyor.
İnsan soyunun kendi sonunu getirdiğinin herkes farkında ama, yağınla insanın fıtratında bir de öküze benzer bir yabani hayvan var. Bu yüzden, duyarlık edinip sorunu çözecek tutum alması köklü bir paradigma değişikliğini o da zaman veya büyük bir felaketle yüz yüze gelmesini gerektiriyor.
Travmaların kişiye ettiğini, felaketler kitlelere ediyor. Büyük felaketler yaşanınca, ancak o zaman aldırmazlıklar, sorumsuz davranışlar, felç olmuş paradigmalar değişiyor. O algılayıncaya, yeni ve yapıcı tutumlar alıncaya kadar dünya elden gidiyor.
Soğutmak gerek dünyayı, bunun için ortaklaşmak zorunlu, tıpkı vergi gibi herkesin katkısına ihtiyaç var bunun için.
‘Evet, doğru ama.. O katkıyı önce başkası versin diyen,’ öküz değilse eksik insan.
Şubat 2020

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir