Aynı Ağaçta Daldan Dala

Günaydın.

Bugün 8 Şubat. Yıl 2019.
Daldan dala atlayarak tarihe not düşmek için yazıyorum.

Bu sabah Alçaklığın Evrensel Tarihi’ne ve Adnan Dalgakıran sunumuyla manyakça işleyen futbol ekonomisine, ardından da genel ekonomi yönetimi ile futbol yönetimi arasındaki çok sıkı benzerliğe taktım.

Dalgakıran yazmış:
65 milyon dolara yaparım dediği inşaatı, 265 milyon dolara yaptığı için, 400 milyon liralık borcu, 3 milyar yaptığı için, 5 yıllık gelecek gelirlerini harcayıp, bugün maaş ödeyemeyip tüm futbolcuları satılık yaptığı için heykeli dikilsin istiyor, alkışlayın, devam !!!

Bu da benden:
Ülke ekonomisini anlamak istiyorsanız, futbol ekonomisine bakınız. Batışı zafer diye sunmanın, yalan dolanın, yağmanın ve saldırganlığın en ince örneklerini orada görürsünüz.

Yandaşlik ve taraftarlık.
Kitleler her yerde denizin dibine mi götürüyor bindikleri gemileri?

Dostum Halil Çadırcı’nın yorumuna bu sabah yazdığım kısa yorum işin özü müdür dersiniz:
Türkiye’de politika, gelecek kuşakların menfaatini bugünkü seçmenlere peşkeş çekme sanatına veya düzenbazlığına verilen addır. Buna kısaca ve nezaketen popülist politikalar uygulamak diyoruz. Vergi affından imar affına, kömür dağıtmaktan yandaşa ihale vermeye, seçim zamanı ikramiye dağıtmaya kadar onbinlerce çeşidi vardır. Faizleri ve döviz kurunu düşük tutarak suni başarılarla ekonomiyi krize sokmak ve o arada bile birilerine oy için çıkar sağlamak da aynı sınıftan bir siyaset illetidir. Bir ülkede iktidar popülist ise muhalefet de aynı oyunu oynamak zorunda kalır, ikisi de hoş görülemez. Kaybeden gelecek kuşaklardır, yani dindir, millettir, devlettir, çünkü popülizm özünde hırsızlıktır, delalettir ve de hıyanettir. Yarın bugüne feda edilir. Seçmen bu ülkede politikacıdan artık bunu ve sadece bunu bekler hale gelmiştir. Kimin kimi kazıkladığı ve veya öptüğü ise artık belirsizdir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir