Eşeğin Semeri

Urfada sık söylenen bir söz var: Eşeğini dövemeyen semerini döver. Mevlana’nın bir deyişinde aynı fikri ifade etmiş olduğunu bir dostum paylaştı yakınlarda.

Neyi anlatıyor? Aşağı yukarı şunu:
Gerçek veya esas sorumluyu bulup yaptırım uygulamaya çıkarlarımız veya fikir dünyamız engelse, durumu kurtarmak yani yine de yaptırım uygulamış olmak için gözün ilk gördüğü elemanı yaptırımlarız.

Ve bu durumu açıklayan başka bir Urfa sözü:
Ne şiş yansın, ne kebap.

İlkesizliğin, eyyamcılığın, vasatlığın hayat felsefesini ifade eder.
İdare-i maslahat geleneği.
…….

Sosyal hadiseleri ve özellikle siyasal olayları analiz ederken çok sıkça aynı şeyi yaparız. Ezberlerimizi destekleyen görüntüleri nihai gerçek gibi görür, öyle kabul eder, temel veya kök nedenlere kadar inmez ve düşünmüş gibi yaparız.

Benzetmeleri anıp geçmek de öyledir.

Semeri tek katlı görmek, sloganlarla benzetmeler genellemelerle yetinmek, anlamlı bir analizin yerini tabii ki tutmaz. Aslında, düzgün ve dürüst bir düşünme süreci de içermez. Tam tersine, bu türden sığlıklar veya yüzeysellikler, bilerek düzeysizlik demedim, bize düşünmekten kaçış yollarını açar sonuna kadar. Konfor alanımızımterletmeden, ejndşmize deve dişi gibi sorular sormadan, kuşkunun zerresini düşünmeden, kendi yalınkat dünyamızda gayet mesut bahtiyar yaşarız.

Deyişlerin, benzetmelerin ve benzerlerinin anlaşılması tek katmanlı beyinler için bile pek kolaydır. Ayrıca üç beş kelimelik kelime dağarcığı ile kendini donanımlı sayan garibanlarca bile hemen resmedilir anlaşılır. Aynı nedenlerle, hayret verici derecede ikna edicidir.
……

Bir örnek için hadi başa dönelim. Urfa ağzında palan denen semer meselesine yeniden bakalım. Şu eşeğini dövemeyenin semeri dövmesi resmine yeniden önce bakalım, sonra düşünmeye çalışalım.

Semer dediğin eşeğin sırtında tek kattır. Oysa sosyal siyasal konular birçok etkenden oluşur, yani çok etkenli, çok katlıdır. Toplumsal yapılarda ilk bakışta görmeyi tercih ettiğiniz semerin altında mutlaka başka semerin olduğunu azıcık dikkatle bakarsanız hemen görürsünüz. Emin olun ki o semerin altında de sosyal alanlarda bir dizi semer vardır.

Semer sözcüğü yerine SEBEP sözcüğünü koyarak yukarıdaki metni dikkatle okursanız ve ardından ciddi ciddi düşünecek olursanız, bence varacağınız sonuçlardan ikisi şudur:

1.Her olgu başka bir dizi olgunun sonucudur.
2.Nedenleri değiştirmeden sonuçları değiştiremezsiniz.

Sloganlar da, tıpkı benzetmeler ve her alandaki genellemeler gibi tabiatları gereği özelikle sosyal alanda kök nedenleri bulmamıza ve sonuçta doğru düşünmemize engeldir.

Ve ne yazık ki bu iki sonuç da birer genellemedir.
Bu nedenle, her zaman ve her yerde olmasa da birçok durumda geçerlidir. Ayrıca sloganlar ve benzerleri gibi düşünmeyi durdurmaz, dondurmazlar. Tersine, daha doğru ve derin düşünmeyi teşvik ve talep ederler.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir