Bir köpek uluması dalga dalga uzakta
Yan evde bir enik inlemesi, belki açlıktan
Koca bebek iç geçirir gibi emer memeyi
Hırsızlama iner yaz yağmuru
Toprak damdan taş avluya
Dört dörtlük acılar şakırdar
Alt odanın kerpiç duvarında kanarya
Avluda kaygısız oynaşırken damlalar
Destursuz girer koynuna şeytan
Bedeninin ürpertisine aldırmadan
Alev arzular günahın pençesinde
Yatağa siner hazların titremesi
Önce döşeğinden
Sonra bebeğinden
En çok da kendinden utanır
Ilık düşlerine sanki tanık olur göğe yükselen ezan
Sahi, bedenini kendinden neden sakınır ki insan
Keten şilteyle birlikte teni ıslanır
Usulca sarılır bebeğe sevgili yerine
Göğüs kafesinde alıcı bir kuş
Keser soluğunu arada bir
Etine batar ayak bileklerini okşayan elin tırnakları
Ağzı kurur, saçları avuçları ıslanır
Kıvır kıvır kıvranır bedeni, sarsılır durur
Ağdalı sevda türküleri dolanır her yaz damlarda
Her nağmede sevişmeye çağrının sözsüz fısıltısı
Kaytan bıyıklı civanın hücresinden
Uzun bir bekçi düdüğü korku salar geceye
Ezik şehvetin iç çekişlerini susturur birden
Eli göğsünde, yumar gözlerini
Bir hazlar bayramı girer dişiliğinin düşüne
Daha bir hasretle yeniden sarılır bebeğine
Yatak yangınını söndürmüş gibi gururla durur yağmur
Günah kokar yaz geceleri damlarda
Hep mahmur doğar gün, hep günahkar
Eksikli bayram sabahlarında


