geçer mi hükmü samanın aleve
geçer mi hiç hükmü ateşin dile
diyorum ki..
senle birlikte bir şiire başlasak
alev, şarap ve sen olsa adı
baktık olmadı
değiştiririz adını
sen, alev ve şarap yaparız
diyelim o da uymadı
yürekler sözcüklere sığmadı
koyarız bir yana şarabı
yakarız ateşi, tutarız alevi
sen ve alev olur şiirin adı
baktık ki sen ve alev çok yakıcı
küllemeli ateşi birazcık
boşaltırız şarabı mangala
asarız mangalı duvara
şarap tükenir, alev söner
bir tek sen kalırsın geriye
şarap kadar günahkar
ateş gibi yakıcı
bir deli sevda olursun
elin elimde tutuşursun
yeşil çamlara çıkar dağların ardı
tepenin ardında yalımlar
dört mevsim yetmez bize
iliklerimde yeni iklimler bulursun
alıp tükenmez kalem ile kağıdı
senle bir şiir yazsak, diyorum
tacında bir tutam buğday başağı
avuçlarımızda yanan bir harman yeri
ve damağımızda şarabın tadı
haydi yer-gök, rastgele
yar gönlünden deste deste gül gele
dilin dilim olsun, gözüm gözün
ne olursa olsun şiirin adı
soluğumuzda bir sevda hasadı
ırmak olsun
bereketle şahlansın
dalga dalga aksın
damla damla damıtsın mahremini ruhun
damıtsın sende, bende ne varsa
alevde, şarapta, bedende ne varsa
ve münbit sihrinde bir turuncu güzün
gönüller birlik olup aşkı dokusun
senle yarına bir şiir yazsak diyorum
biliriz, zamana hükmü geçmez sözün.
Ocak 2012
Haziran 2012


