Haftanın Ne Suçu Var?

Tabiatta, fizikte olmayan hassasiyeti matematikle ifade etmek bilimsellikten uzaklaşmaktır. Bu yaldızlı sözü Ege Cansen adını anımsamadığı bir hocasından duymuş. Bir televizyon söyleşisinde kullanmıştı. Dün gece bir vesile ile aklıma geldi, tam olarak hatırlayamadım, aradım, aynı lafı Ege Hocayı anlatırken Rüştü Bozkurt bir yazısında anmış, bulunca aklımda kalsın diye hemen paylaştım.

Bu sabah ‘belki hasssasiyetin altını çizmek için yaparlar bunu’ manasında bir yorum yazmış Enis Uras. Böylece konuyu biraz daha düşünmek fırsatı yarattı bana, ona yazdım, buraya eklerken geliştirdim. Sözü tekrarlayalım: Tabiatta, fizikte olmayan hassasiyeti matematikle ifade etmeye kalkışmak bilimsellikten uzaklaşmaktır. Özü: Bir şeyin kendinde var olmayanı veya önemli olmayanı matematikte ifade etmeye çalışmanın anlamsızlığını vurguluyor.

İşe yaramayan bir konuda aşırı sayılabilecek bir hassasiyet yaratmaya çalışmak elbette akıllıca değil. Bunun örneğini de vermiş Ege Cansen. Enflasyon oranı yüzde 80.91 demek böyle bir şey. O son basamaktaki bir sayısının hayatta karşılığı yok çünkü, diyor. Enflasyon oranı örneği onundu, ama burada yazdığım sayıyı özellikle abartılı verdim ki net olsun. Binde, hele on binde birin yüzlere yaklaşmış o sayı için pek bir anlamı olmadığı çok aşikar değil mi? Dahası, zaten enflasyonsa söz konusu olan üzerinde durulmaya, dert etmeye hiç değmez. Çünkü enflasyon nihayet ortalamadır, ayrıca ağırlıklı bir ortalamadır, hesabı onlarca kabule yüzlerce varsayıma ve kaçınılmaz olarak belirli tercihe dayanır. İki kişinin bırakın koca ülkedeki fiyat artışını, mesela Beşiktaş pazarında bir haftadaki fiyat değişimini bırakın ondalık bindelik basamağını.. Yaklaşık olarak tahmin veya tesbit etmesi bile sayıya vurulamayacak derecede zordur. Zorluk dediğime bakmayın. Beşiktaş sahilinde hedefsizce göğe atacağınız taşla bir anka kuşu vurmanız kadar düşük bir olasılıktan söz ediyoruz.

İyi de sen neden anlatmaya yazmaya değer görüp de uzun uzun bundan söz ediyorsun o zaman? Güzel soru. Hiçbir kıymeti olmayan nelere değer veya zaman veriyoruz, hatta kavga konusu yapıyoruz acaba, hem de günlerce aylarca yıllarca asırlarca. Hayatta karşılığı olmayanın neden kafamızda sürekli bir ağırlığı hatta ağrısı var ki? Onları bırakıp hakikaten hayati önemi olan şeyleri düşünsek mi? Buna ehemmi mühime tercih ermek mi denirdi eskiden?

Yoksa..
Haftanın ne suçu var diye girsek mi şimdi birbirimize, hem de haftalarca:)

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir