Kriz içindeki ekonomimizin halini en güzel anlatan terim bu sanırım. Kalbi kurtarsan mide, mideyi kurtarsan barsaklar ve akciğer, idrar yollarını kurtarayım desen böbrek.. Hangisi ilk kurtarılacak derken birbirine girecek küçük beyinle büyük beyin.. Bir ilaç kan kaybını az biraz durduruyor, ama tansiyonu düşürüyor; biri şekeri indiriyor ama kalbi durduruyor. Biri azıcık sakinleştiriyor, lakin sinir sistemini harap ediyor. İş teknik de değil, bir de ciddi ciddi politik yanı var. Önce soru: Bu çoklu organ yetmezliğine kim yol açtı, kim toplumsal varlığımızı ihmal etti? Dönelim yetmezliğin sonuçlarına. Önlemlerden biri seçim öncesinde halka azıcık ferahlık veriyor ama bu arada enflasyon dört nala kalkıyor, bu dengeleri daha çok bozuyor, yeniden dengelenmesini şaka haline getiriyor, ülkenin geleceğini karartıyor, geleceği karatmayayım desen halkı sıkacaksın, gelsin vergiler zamlar, mali disiplin ve ardından durgunluğun derinleşmesiyle birlikte artan iflaslar, işsizlik.. O zaman bir de seçim kaybediyorsun üstelik. Bu arada kafayı yiyorsun. Dolar artacak diyenler çok bekler diyorsun, üç beş saat geçmeden zincirinden kopup fırlıyor dolar, birilerinin sanki gerçekten de sana kastı var. Hurmaların tırmalama mevsimi midir bahar? Bilmiyorsun. İş başa düşmüş. Beyin dumura uğrayınca, güya kararı sen veriyorsun. Senin ufkun kararacağına, varsın memleketin geleceği kararsın veya grileşsin. Uyduruk sözlerle yönet, yine kandırırsın, olsun bitsin. Nasılsa ahali anlamaz, muhalefet ne hali varsa görsün diye salmış seni zaten. Sarhoş er geç düşecekse sen neden iteleyesin felsefesi. Hem arkasında hala ülkenin en az üçte biri var. Halk desen, ne versen yer. Böyle diyorsun. Haklısın. Lakin… Londrada elin oğlu her attığını yemiyor, dar yerde barutsuz, dövizsiz yakalayınca, kar etmek için çullanıyor sana ve dolara. Sen de çaresiz faizleri tırmandırıyorsun, hani o haram dediğin artırılmaması için her fetvayı verdiğin faizleri, başını alıp bir günde yüzde yüzlere gidiyor. Dolar uçuyor, faizler alıp gidiyor başını, ve de hep son dakika hep acil hep şaşkın güya tedbirlerle kanını kurutuyorsun hem halkın hem ekonominin.
Uzun sözü kısası:
Çoklu organ yetmezliği hem ekonomide, hem ülkeyi yönetenlerde hem de ileri seviyede epeydir var. Aslında onlardan bulaştı bu belalar. Halk hem kazığı yiyor, hem de yarabbi şükür diyor, halinden pek memnun.
Yani.. Halk anlasa düzelir. Muhalefet daha cesur olsa, anlama süreci hızlanır. Ne zaman peki? Zaman bilinmez, hele bu rotayla. Er geç düzelir de… Düzelene kadar kaç organ dumura uğrar, hayati tehlike artar mı, onu bilemem.
Bilirim de diyemem.
Hayrolsun inşallah.
26 Mart 2019


