Rahmetli Bir Pezevengin Seçim Hikayesi

Heyecanlanmayın. Hele savcılar polisler muhbirler, muhalifler muvafıklar, hiç kimse sakın telaşa kapılmasın. Türkiye’den bizim güzel ülkemizden söz etmiyorum. Haşa huzurdan, bizim buralarda seçimlerde pezevengin işi ne? Hatta öyle adamların güzide ülkemizde işi ne? Öylesi işler olsa da bizim tertemiz hakkımız değil yabancılar yapar. Süleyman Demirel’i karşılayan Azerbaycan Başkanının ona büyük pezevenksin demesine bakmayın siz. İş adamı falan demek istemişti, Azeri ağzında öyle derlermiş.

Burada anlatacağım ise pezevenklik ise hasso cinsinden.
Olay günümüzde, Amerika’nın Nevada eyaletinde geçtiğimiz Salı günü yani 2018 yılının Kasım ayının ikinci haftasındaki seçimde cereyan ediyor. Gerçek ve güncel bir hikaye bu.

Bay Hof, Nevada nam memleketin önde gelen pezevenklerinden. Çok tanınmış bir şahsiyet. Kendisine ait bir genelev birkaç da randevu evi işletmesi var, üstelik özel hizmetler olarak evlere beyaz kadın ve belki de erkek teslimatı yapan bir hizmeti de var. Ayrıca tıpkı partidaşı Başkan Trump’ın bir süre yaptığı gibi Reality Show tadında bir televizyon programı hazırlayıp sunuyor.

Bu kadar yetenek, onca para ve gayet etkili bir çevre varken.. Serbest mesleklerin eskisi olarak bilinen bir alanda da faaliyet icra ediyor olmalı. Haşa huzurdan, politikacılar kadar eski olan bu mesleğin de pezevenklikle ilgisi olduğunu söylemem gereksiz olur. Gerçi rahmetli Demirel’in Azerbeycan anılarında bu kelime önemlice bir yer tutmuştur ama, orada sözcüğün işveren veya girişimci manasında kullanıldığı bilinir.

Bay Hof’un son derece girişimci biri olduğu da tartışmasızdır.

Gelelim Bay Hof’un seçim macerasına.
Onca işin gücün arasında, son seçimlerde herhalde memlekete hizmet gönül işidir diyerek Nevada Eyalet Meclisi’ne aday oluyor. Orada seçmenlerinin büyük çoğunluğu gibi Bay Hof da sadık bir cumhuriyetçi; göçmenlere tamamen karşı, girişimcilikten zenginlikten yana ve elbette özgürlükçü ama en çok silah taşıma özgürlüğünü savunuyor. Genelevlerin ve muhabbet tellallığının cemiyete faydasını ve toplumsal gelişmeye yaptığı katkıları ise mesleği gereği elbette pek önemsiyor.

Seçim çalışmalarını Cumhuriyetçilerin çizgisinde büyük bir heves ve heyecanla sürdürürken seçimlerden birkaç hafta önce yetmiş iki yaşında hak vaki oluyor. Bay Hof ölüyor, yatağında mı mutfağında mı, kimi kiminle muhabbetle bağlarken para alırken mi bilmiyorum.

En güçlü aday ölüyor ama kurallara uygun olarak seçim yine de yapılıyor. Yani Nevada’daki seçim hukuku, o aşamada yeni aday belirlenmesine izin vermiyor, bu yüzden oy pusulasında rakipleri ile birlikte mecburen rahmetli Bay Hof yer alıyor.

Hikayenin en hoş yanı ise şu: Rahmetlinin ölüsü bile oyların yaklaşık üçte ikisini kazanıyor. Birkaç gün içinde, onun yerine seçilmiş sayılacak kişiyi yerel parti örgütü belirleyecek.

Bu arada, adamın dirisi kesinlikle bu kadar oy alamazdı diyenler çokmuş.
Neden, diye soracak olursanız pezevenkliği her cumhuriyetçi olağan mesleklerden saymadığından ona oy vermemeyi tasarlarken, ölüsüne oy vermekte ise pek bir sakınca görmemiş. Nasılsa başka bir pezevenk daha politikaya girmeyecek Arık diye düşünenler çokmuş. Zaten seçimi demokrat aday kazanmasın da kim kazanırsa kazansın demek Nevada’da da eski adetlerdenmiş.

Sonuçta Bay Hof ölünce, sağlığında ona oy vermeyecek olanlar da zahmet edip sandığa gitmiş, uzun yıllardan beri seçime katılım geçen haftaki seçimde zirveye çıkmış. Seçmenlerin yarısından biraz fazlası oy kullanmamış ki, bu hiç de az sayılmazmış. Bunda rahmetli Bay Hof’un seçimden önce ölmesinin çok payı var, derseniz.. Epeyce abartmış olursunuz ama yine de haklı sayılırsınız.

Siz bu hikayeyi bizim çocukluk yoldaşımız Tommiks nam çizgi roman kahramanının yuvası Kulvar Kalesi’nin ev sahibi olan, uçsuz bucaksız çölüyle meşhur Nevada eyaletinde sergilenen demokrasinin fazileti ve erdemli bir halkın gücü diye okuyun yine de.

Yan etkisi yoktur.

Bu arada bir papazın erdemi ile halkın ve demokrasinin erdeminin gayet keyifle kesildiği bir hikaye daha geldi aklıma. Birbiri ile epeyece ilgisi var, diye eklemek istedim.

Efendim bu papaz emeklisi yine batıdaki bir beldede on yıllardır sürekli belediye başkanlığı seçimlerini kazanıyor. Rakibi ağzıyla kuş tutsa, don tutmuş göl üstünde ız bırakmadan yürüse, hatta kasabanın Nobel ödülü almış evladı çıkıp gelse aday olsa hiç fark etmiyor. Bizim papaz alıyor seçimleri.

Bilim insanları ile gazeteciler merakla başarının nedenini araştırıyorlar. Görünüşte papaz başkanlık dahi yapmıyor, bütün işleri profesyonel birilerine bırakmış, kendisi onları yönetmekle yetiniyor. Bu arada, emekli bir papaz olarak kasabanın ruhani ihtiyacını kilise dışında karşılamak için her gün saatlerce kilise dışında günah çıkarma seansları yapıyor. Cennetin yolunu her isteyene sonuna kadar açacak nasihatler veriyor. Ayinler de yapıyor.

Onun serbest aşkın tanrının emri olduğunu savunan kendi tarikatını kurduğunu, muhabbet işlerine yataklık ettiğini söyleyenler de var. Bu AKadir karanlık iş içinde umut veren bşr haber ise şu: Bizim papazın Bay Hof ile tanıştığı yolunda herhangi bir iddia veya kanıt henüz çıkmadı.

10 Kasım 2018

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir