ŞAPKADAN TAVŞAN MI, HİBRİT KAPİTALİZM Mİ?

Reşat Kutucular
Siz sakin olun. Ben değilim. Ayrıca bizzat beş kriz yaşamış biri olarak her zaman değil ama bazen
panikleyenin haklı çıktığını görmüşlüğüm var.
Ne sakinliğinden bahsediyorsunuz siz? Burası duygusal, tepkisel, kaotik bir ülke…
Ayrıca bu içinden geçtiğimiz süreçte sakinliğin bedeli ağır olabilir. Şimdi tetikte, hazır ve hatta cesur
olma zamanı.
Çünkü 30 yıllık neoliberal ezber ikinci kez sınavda… 2008’dekinden ikmale kalarak geçmişti. Şimdiki
sınavında çalışmadığı yerden gelen bir yığın soru var.
Bir kere şunu görün bu virüs bir tetikleyici. Sürdürülemez olanı ısrarla sürdürmek isteyen neo liberal
paradigmanın şişirdiği, kirlettiği, ayarlarını bozduğu bir düzen kendini virüs vasıtasıyla düzeltiyor.
2008’de düzeltmeye izin verilemediği için şimdiki düzeltme daha sert oluyor.
Hatta daha da iddialı konuşayım. Kapitalizm bir yol ayrımında. Bundan on on beş yıl sonra
bugünlere bakıldığında bu yol ayrımı çok net görünecek.
Benim gördüğüm kadarıyla önümüzdeki çatalın sağ tarafı geçmiş 30 yılın devamı. 2008’de olduğu
gibi yine şapkadan tavşanlar çıkarılmaya çalışılacak.

FED ve arkadaşları sistemi yüzdürmek için trilyon dolarlar tahsis edecek. İktidarlar mali politikaları
devreye sokacak. Bütçeler açılıp saçılacak. Her şey insanlık için yapılacak!
Kitle de işsiz kalıp kredi kartı borcunu ödeyememe korkusu yaşamamak için sesini çıkarmayacak.
Sesini çıkarana da ağzının payı verilecek. Geçmiş otuz yıldan daha otoriter, daha sopalı bir yönetim
şekliyle “ezberin devamı” sağlanacak.
Sol tarafa giden yol ise son otuz yıldaki ezberi bozan yol olacak. Kamunun çıkarları hatırlanacak,
artık özel sektöre açık çekler yazılmayacak. Sosyal devlet yenilenmiş olarak geri dönecek.
Kamu teknoloji kullanarak verimlilik artışı sağlayacak. Bu verimliliği mesela sağlıkta, mesela
eğitimde, mesela altyapıda ucuza hizmet sağlamak yönünde kullanacak. Denetleme ve düzenlemeyi
aksatmayacak.
2008 krizinde bir fon yöneticisi şöyle demişti: “Yazı gelirse biz kazanırız, tura gelirse vergi mükellefi
kaybeder!” Kitle kaç kriz daha sessizce kabul edebilir ki böyle kandırılmayı?
Bir de 1999 depreminden sonra bir profesör bağlandığı yayında şöyle demişti: “Böyle kentleşirseniz
ya deprem olur, ya sel olur, ya yangın olur, ya salgın olur, ama mutlaka bir şey olur!“
Benim de bu ara arkadaş arasında sıkça tekrarladığım bir cümle var: “Kapitalizm mutlaka bu neo
liberallerden kurtarılmalı”.
İşte şimdi bir şans daha doğdu. Siz sakin olun. Ben bu duvara toslayışı beş yıldır bekliyordum. O
yüzden aşırı heyecanlıyım. Büyük büyük laflar etmem ondan!
Sitki Sukurer: Sayfa takipçilerinden sorular gelmeye devam ediyor:
1- Dünya üzerinde gelişen, gelişmekte olan ve gelişecek resesyonun FED ve Amerikan’ya ya etkileri
ne olacaktır?
İşsizlik tarihi düşük seviyeleri olan %3,5’tan yukarı doğru tırmanır. Kredi notu yüksek olmayan bazı
şirketlerin tahvil ödemeleri aksayabilir. Diğer borçlular da mesela öğrenciler ödeyemez hale
gelebilirler. FED bütün bunları önlemek için “bıçaklı kavgaya uçak gemisiyle geldi.”
2- Gelişmekte olan global ekonomik krizin FED ve Amerikan’ya ya etkileri ne olacaktır?
Birinci soru gibi bu… Resesyon borçlu sistemlerde borç ödeme kabiliyetini zedelediği için krizlerin
önünü açar.
3- Tüm öğretiler enflasyon ile faizin doğrudan ilişkili olduğunu söylerken “Enflasyonun nedeni
yüksek faiz’dir” fikrinini ortaya atan ve MB bankası Genel müdürünü görevden alıp faizleri düşüren
RT ile aynı zaman diliminde faizleri düşüren FED ve diğer birçok merkez bankasının faizleri
düşürmeleri bir tesadüf müdür yoksa çok önceden planlanmış bir olay mıdır?
Likiditeye erişimi kolaylaştırıp ucuzlatmak böyle krizlerde ilk başvurulan yol oluyor. Sistemde güven
kalmadığı için ortalığı paraya boğmaktan başka çare kalmıyor. FEDşe bizim MB’sının uğraştığı
meseleler çok farklı. Boyut çok farklı.

4- Eğer doğru ise son bir haftada örneğin Apple 119 milyar dolar değer kaybına uğramıştır. 10-15
şirket için BİR TRİLYON DOLAR falan değer kaybından bahsedilebilir. Şirketlerin bu ciddi değer
kayıpları FED’in Amerikan’ya krizi esnasında karşılıksız bastığı dolarları kompanse edebilir mi?
Yok hayıt küresel hisse senetlerinde 6-7 trilyon dolar değer kaybı oldu. Bu hisse sahiplerinde “servet
eksilmesi” etkisi yaratabilir. Harcamalarını azaltabilirler. Bu kayıpların telafisi uzun zaman alacaktır.
Zira artık sistemde oluşmuş bir zarar var. Satış yapamayan şirketlerin sabit giderlerini hemen
azaltmaları zor. Her gün zarar yazıyorlar.
5- Ekonomisi ciddi zarar gören Çin’in stoklarında ki altın ve dolarları piyasaya sürmesi olası mı. ( Bkz
ons altın 200usd düştü)
Kim ne kadar zarar gördü, bundan sonra ne yapacak yaşayarak göreceğiz. Ona bakarsan Çin Şangay
Endeksi on yıldır sıkıntılı… Çin’in son yıllarda yaşadığı hızlı büyümesinin getirdiği dengesizlikler var.
Virüs sonrası ne olur tahmin etmek çok zor.
Bu dönem çok net olan bir şey var o da belirsizlik 🙂 Bunu piyasaların yüzde 10 düşüp sonra yüzde
10 çıkmasından sonra yeniden çakılmasından da anlayabilirsin.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir