Kaan İncirlioğlu yazmış.
Tahrim Suresi Kuran’ın en evrensel, en zamanlar üstü, insanlığın en kronik sorunlarına çözümler
üreten, düşünüp akıl eden insanları en derinden sarsan surelerinden birisidir “Tahrim Suresi”
Buyrun hep beraber sarsılalım… “Tahrim” yemin ederek birşeyi kendine yasaklamak, haram etmek
anlamına geliyor. Uzatmadan konuya girelim. Tahrim Suresi 1. Ayeti ile şöyle başlar.. “Ey
Peygamber, sen zevcelerinin hoşnutluğunu arayarak, Allah’ın sana helal kıldığı şeyi niçin kendine
haram ediyorsun?” Din hassasiyeti olanlara ters gelse de, bizzat Kuran (Ahzap 51) Muhammed’in
hanımlarıyla hangi günde, hangi sıra ile birlikte olacağını dahi konu edinir. Tahrim Suresi ise bu
sıralamada doğan küçük bir karışıklık neticesinde vahyedilir! Muhammed birlikte olmak için hanımı
Hafsa’nın yanına gider fakat bulamaz, Mısır mukavvısı’nın hediye ettiği cariyelerinden Mariya ile
karşılaşır ve evet maalesef hemde Hafsa’nın yatağında.. Muhammed’in, cariyesiyle birlikte olması
doğaldır. Kur’an da, hanımlarının dışında cariyeleriyle de yatmasına olanak verilmiştir. (Bkz. Ahzab
Suresi, ayet: 50, 52.) Ne var ki cariye ile özgür (hurre) olan bir kadının, üstelik Ömer kızının, Hafsa’nın
yatağında birlikte olması büyük sıkıntı ve evet yine maalesef Hafsa’ya yakalanırlar. Çarşı karışır ve
olaylar gelişir. Bu tatsız hadise üstüne muhammed, hafsa’yı kenara çeker ve bundan sonra asla
cariyesi Marya ile birlikte olmayacağına dair hafsa’ya söz verir fakat bu konunun sadece ikisinin
arasında kalmasını ister hafsa’dan. Peki kalır mı, kalmaz tabi ki. Hafsa gider muhammed’in diğer
eşlerinden biri olan Ayşe ile durumu paylaşır. Nerden mi biliyoruz? Buyrun Tahrim Suresinin 3.
ayeti. Tahrim 3: Hani, Peygamber, eşlerinden birine bir sözü gizlice söylemişti. Sonra eşi bu sözü
duyurup Allah da onu Peygamber’e bildirince, Peygamber sözün bir kısmını açıklamış, bir kısmından
vaz geçmişti. Peygamber, sözü eşine bildirdiğinde o: “Bunu sana kim haber verdi?” demişti.
Peygamber de: “O herşeyi bilen, herşeyden haberi olan bana bildirdi.” diye cevaplamıştı. Bu kadarla
bitmiyor tabi, Hafsa’nın mevzuyu hemen Ayşe’ye yetiştirdiği yetmiyormuş gibi ikisi birlikte
muhammed’e cephe alır. Ulan kadın milleti değil mi korkulur bunlardan. Tabi ya Hafsa’nın babası
Ömer, Ayşe’nin babası Ebubekir. Halifeliğin iki güçlü adayı bütün sinema basit bir cariye yüzünden
taklaya gelebilir. Neyse ki yerin, göğün ve ikisi arasında ki herşeyin yaratıcısı kadar kadın dilinden
doğal olarak anlayan, ilişki uzmanı Al-İlah yumruğunu masaya vurur ve net bir dille Tahrim Suresi 4.
Ayeti ile raconu keser. Tahrim 4: Eğer ikiniz, ey hanımlar, Allah’a tövbe ederseniz ne iyi, çünkü
kalpleriniz kaydı; yok eğer Peygamber’e karşı aranızda dayanışmaya girerseniz hiç kuşkusuz bizzat
Allah, onun destekleyicisidir. Cebrail ve müminlerin iyileri de. Bütün bunlardan sonra melekler de
ona arka çıkarlar.” Mesaj açık bu mevzuyu fazla uzatmayın ben ki, koskoca Allah resulümden
yanayım der. Ayşe ile Hafsa’nın ittifakı artık nasıl bir panik yarattıysa arabın herşeye gücü yeten
ilahın da, ittifak öyle yapılmaz böyle yapılır diyerek, Cebrail , iyi müslümanlar falan herkesi içine
katar. Ayşe ile Hafsa’ya güven olur mu? Olmaz tabi muhammed en son golden shut yapar ve Tahrim
5’i çakar. Tahrim 5: Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha iyi, kendini Allah’a veren, inanan, itaat
eden, tevbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bâkire eşler verebilir. Vay vay vayyy “dul ve bakire” eşler. Eşler deyip geç, ama yok seçme şansında sınır olmayacak ki, ayşe ve hafsa’nın kurduğu
feminist ittifak pabucun pahalı olduğunu anlasın. Tabi burda ‘sizi boşarsa’ diye üstü kapalı yapılan
şu ufak tehditi atlamayalım, başka Eş’ler demek Ebubekir ve Ömer dışında başka halife adayları
demek. Evrenselliği görüyosunuz işte, oku oku feyz al. Sen bekliyordun? Kuantum fiziğini yada
büyük patlamayı anlatmasını mı? Köleciliği öven Kuran’ın, sınıf farkından doğan toplumsal krizlere
çare bulmasını mı? Sınırsız cariye vaad eden, çocuk evliliğini teşvik eden, dilediğiniz kadınlardan 3er,
4er alabilirsiniz diyen kitaptan, kadına şiddeti ortadan kaldırmaya yönelik tavsiyeler mi? Dünya düz,
yıldızlar süs diyen kitaptan ekolojik dengenin bozulmasına çareler üretmesini mi? Kur’an’da
yukardakiler yazıyor işte fazlası değil bildiğin aşk-ı memnu. Tabi bunların insan sözü olduğunu
anlayıp dillendirirsen Maide 33 gereği tetikçiliğe soyunan bir arap dönmesi tarafından 72 huri
karşılığında öldürülebilirsin İşte bunlar hep barış, hoşgörü, kardeşlik şeysi.. İnanmadığın için bu
dünya da sıyırsan öbür tarafta cehennem de yanacaksın, Hani şu “Ge Hinnom” vadisi. Ya evrensellik
böyle bişey işte. Hey yavrum hey…


