ORTA MALI
vefa derler sadakatin salon tercümesi
aslen eski bir mahalledir İstanbul’un orta yerinde
bir de zaman yorgunu tatlı bir boza markası
boza dediğinse kimyanın alası fiziğin hası
kör sadakat egemene yeleli attır
birkaç tepeye uçursa da sonu elbet sakattır
aşınmış atın yılkıdır sonu
hor kapıya itlik eder ama tilki sanar kendini
altı ve üstü menfaate dadanmış
her yola gelir biti kanlı bir lisan sürüsü
etrafında dilde yağdanlıkla onlarca eniği
kendini tilki sanır, yalanmayı sanat belki
haşa huzurdan küfürsüz anlatılmaz ki
orta malı diye kendi fuhşunu iştahla överken
hep bir olur ardındaki önündeki, altındaki üstündeki
lime lime çiğnerler onurunu o uyurken ayakta
leşi kirli bir çamaşır olur serilir kalır yatakta
5 Mayıs 2016

