Savaşa Yol Açmak

“Yıllar önce uluslar arası bir toplantıdaki konuşmaları anında çevirmekle görevli gerçekten yetenekli simültine tercümanlardan biriyle mola sırasında sohbet ediyorduk.
Hem iki dile hakim olmak, hem konuşulanlara saatlerce odaklanmak zorunda olduğundan söz edip mesleğinin epeyce güç olduğunu söylediğimde ‘onlar da bir şey mi’ der gibi dudak bükerek güldü. Asıl zorluğunun sorumluluk olduğunu söyledi.
Özellikle de gerginlik taşıyan kimi diplomatik görüşmeleri anında çevirmenlik yapmanın risklerini anlattı uzun uzun.
‘Bu yüzden, mesela devlet başkanları arasında tercümanlık yapmayı kabul etmem ben, ne zaman önerilse anında red ederim,’ deyip ekledi:
‘Hatalı bir çevirinin sorumluluğunu düşünsene, savaşa yol açmaktan manyak gibi korkarım.’”

Otuz üç sene önceki bu anıyı Putin’in bizim heyete çektiği gerçekten yakışıksız muameleyi az önce izleyince anımsadım. Benim gibi fevri bir adam orada sert veya yumuşak mutlaka bir tepki koyardı.
En azından onun bizi kabule hazır olduğu haberi geldiğinde bir süre için hiç yerimden kıpırdamayarak olayı ölçüsünde protesto ederdim. Belki heyete ‘haydi otele’ derdim. Ya da döner gelirdim Ankara’ya.
Tabi, gerçekten davetliysem yapabilirdim bunu. Görüşmeye mecbur değilsem. Yalvar yakar, güç bela görüşme imkanı bulmuşsam tabii ki olmazdı, tepki koyamazsım. Yapsam da hiçbir anlam taşımazdı herhalde.
Yalan yok, bizimkileri Moskova’da sergiledikleri sağduyu nedeniyle kutlamak üzere yazmaya oturmuştum, yazının sonuna geldiğimde ise şimdi aynı şeyi söylemekte gerçekten zorlanıyorum.
Neden mi?
Uzaktan sıra dışı görünen bu tahammülün nedeni sağduyudan ziyade, burada adını anmaktan bile utandığım başka bambaşka bir şey sanırım.

Ruslardan Büyük Saygısızlık! Erdoğan’ın Bekletildiği Görüntüleri Kronometre ile Yayınladılar!

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir