İzleyenler farkındadır: Putin ile bizimki arasında çok büyük yakınlık ve hatta muhtemelen ortaklık var. Rusyadaki krizin tam ortasında ötekinin bizimki ile buluşup bir dizi naylon ve suyuna tirit kabilinden işbirliği projesi ve sözümona anlaşma ve dayanışma ile iki ülke halkına umut ve güven aşılamaya kalkışması da bundandır. Batıya karşı sırt sırt gelerek direnme havası atması da bundandır. Ne var ki, mızrak çuvala sığmıyor. Orada milliyetçilik burada Osmanlıcılık ve iki ülkede de geçerli aşırı istismarcılık yüzünden iki cenahta da kriz derinleşiyor. türküdeki gibi kısaca söylemek gerekirse ‘odam kireç tutmuyor, kumunu katmayınca.’ Kum dediğin ise adamların fıtratında yok.
Onlar türküyü tıpkı foyası depremde ortaya çıkan yolsuz müteahhit sürüsü gibi ‘kumunu çalmayınca’ diye biliyor, bildikleri gibi çalarak okuyor. Rusyadaki yeni (ve pek demokratik) çarlığın hokkabaz sistemi, petrolün ve rublenin düşmeye başlaması üzerine artık her gün bir yerinden dikiş atıyor, Putin de her gün bir yeri yamamaya çalışıyor. ama duvar bir türlü kireç tutmuyor. çünkü etrafındaki 200 kadar adamla birlikte ülkenin en az üçte birine sahip. ve tek adam. (bizde ise her şeyin ve bu arada yeni bin odalı sarayın da sahibi elbette sadece ve yalnızca yüce halkımız!) Petrol fiyatlarının tepetaklak olması ile birlikte ruble inişe geçip iki günde değerinin dörtte birini kaybedince, ekonomi şirazesinden büsbütün çıktı, başkanın ve adamlarının işleri sarpa sardı. Putinin adamlarını havuzdaki paralarla rubleyi desteklemeye çağırması ise ancak geçici bir süre için işe yaradı. çünkü düşüş yeniden başladı. Parlak bir darbe geçmişine sahip ülkede, dedikodular ve söylentiler de tabii ki aldı başını gitti.orada da işin paralele bağlanacağını ve paralelin batıya kadar uzanacağını görmek
için kahin olmak gerekmiyor. bu ikilinin yönetim teknolojisindeki işbirliğini bilmek yetiyor. Geçen perşembe, kendisine bir saray darbesi ihtimalini soran gazetecilere Putin bütün çağdaş çarlara ve tiranlara yakışan bir pişkinlikle cevap vermiş: -Rusyada saray yok, bu yüzden saray darbesi de olmaz, demiş. bu gerçek olayı birkaç gün önce burada yazmıştım. o günden beri gelen haberler, muhtemelen paralelden destekli birkaç bozguncu gazetecinin ona ilk fırsatta, bir Kremlin darbesi ihtimalini soracağı yönünde.. Gene rivayet o ki, Putin son ziyaretinde bizimkinden her koşulda yalan ve inkar ile yönetim dersi almış olduğundan bu soruya artık prezervatif kullanmayı terk etmiş olan zaten uysallaştırılmış rus halkının çok hoşuna gidecek müthiş cevabı da hazırlamış durumda: -Kremlin eski Rusyada kaldı, diyecekmiş. Bir sabah kalktık baktık ki Kremlin yok. Kremlin yoksa, elbette darbe de yok. Rublenin yeniden inişe geçmesinden sonra gelen en son haber bu müthiş cevherden daha çarpıcı: Ve bu haber, rivayet de, şaka da değil; tastamam gerçek: Yılbaşından sonra metroya gelecek %11 zamdan etkilenmemek isteyen, kriz şaşkını halk, şeker ve buğdaydan sonra, bu kez de jeton başına 5 ruble tasarruf etmek için metro jetonuna hucum etmiş. Rus halkının otoriteye aslan gibi baş eğmenin yanı sıra çok parlak bir istifleme deneyimi de var. Rusyanın ikinci büyük kentinde normalde günde 15.000 jeton satılırken, ruble krizi ile başlayan panik yüzünden sayı son günlerde 85.000 e kadar fırlamış. Girişimciliği ile pek ünlenmemiş halkın en iyi yatırım aracı olarak gördüğü jeton satışları memleketin ikinci büyük kentinde Aralık ayında iki milyona yaklaşınca, bir kişinin bir seferde ikiden fazla jeton satın alması yasaklanmış. Bizimki ile ötekinin kader ortaklığını batı keyifle izlemeye devam ediyor, bir yandan da korkudan elleri yüreklerinde. Özellikle Putin’in halkın milliyetçi damarına biraz daha kan verecek askeri bir maceraya kalkışabileceğinden kaygı duyuyorlar. AB ülkeleri ABD ile birlikte hem rusyaya sıkı bir ambargo uyguluyorlar, hem de uluslararası sistemin de başının belaya gireceğinden tedirginler. AB bu yüzden geçen hafta rusya krizini gündemine aldı. ambargoyu yumuşatma lafını gevelemeye başladı. bu arada, Putin natoyu en büyük tehlike olarak ilan eden yeni güvenlik belgesini imzalayıp açıkladı. milliyetçilik damarı şu veya bu biçimde hep beslenen güzide rus halkının dörtte üçünün Putini desteklediğini gösteren kamuoyu yoklamaları ise rusyada her gün havada uçuşuyor. (bizimkinin ne eksiği var? onun da desteği yakında o noktalara ulaşır inşallah.) sahi nasıldı o kireçli halk türküsü? odam kireç tutmuyor kumunu katmayınca.. sevda baştan gitmiyor sarılıp yatmayınca.. halkı ile putinin ve bizimkilerle halk denen güruhun incelikle sarılıp yatmasını izleyince insan erotik bir iştahla yutkunmadan edemiyor. daha açık söylesene diyenleri de kırmayalım: deveye diken, halkını büken.. halkı votkayla, milliyetçilikle, işgal ruhuyla, propagandayla veya başka uygun ne varsa onunla dumura uğratılan memleketlerde sevici demokrasinin kapak resminin altında bu ilke yatar.. deveye diken.. devamı nasıldı sahi?
Ağustos 2015


