Ah insanlar, benim insanlarım.. Yalanla besliyorlar sizi.. Nazım demiş bunu. Bugünkü açmazları o günden görüyormuş gibi. Kökü tarihin derinliklerine kadar uzanmış olsa bile, Akdeniz demokrasilerinde ekonomik ve siyasi işlerin yalan dolanla ve çok berbat yürüdüğünün son
kanıtlarından biri, nicedir sürmekte olan Yunan Krizidir. Krizdeki son perdenin son sahnesi insanın kanını donduracak kadar gariptir. Uzlaşmaya ramak kala müzakere ettiği ülke temsilcileri yani ortakları ile niyetini hiç paylaşmadan ansızın referandum çağrısı yapan Çipras, pakete hayır denilmesini istedi, halk ona uydu. Geçtiğimiz pazar günü ezici bir çoğunlukla hayır, dedi. Ancak hafta sonuna yaklaştığımız bugüne kadar hiçbir öneri sunamamasından anlaşılıyor ki, Çipras Hükümeti referandum sonrası için hiçbir hazırlık yapmamış. Bu arada Yunanistan’da bankalar halen kapalı. Ekonomi tamamen durmuş halde, turizmden ulaşımdan söz etmek bile abes.İthalat tıkanmış. Akaryakıt başta olmak üzere yığınla başka malın kıtlaşması söz konusu. Avrupa’da ve hatta Çin’de kriz havası var. Çin’de patlayan balonlarla birlikte dünya diken üzerinde. Muhtemelen yeni bir küresel krizin eşiğindeyiz. Yunansitnın boğazına kadar krize gömülmüş olduğu ise kesindir. Ve AB temsilcileri, Çipras yeni bir öneri sunsun diye referandum sonucu açıklandığından beri bekliyor.
Çipras halkla ilişkilerle ve açıkçası tribüne oynamakla meşgul. Tribünler desen, bizim takım kazansın, biz de yolumuzu bulalım havasında. Bizim kahramanın herhalde bir bildiği var diye umutlanarak seyrediyor, sözümona gerçekleşecek çözümü kaygı ve tedirginlikle bekliyor.
Referandumda hayır çıkmasını halkın emperyalizme karşı zaferi ve hatta AVRUPA’YI silip süpürecek sosyalizmin ayak sesleri sanan dünyanın dört bir yanındaki Türkiyedeki güya aydın ve aklı herkesten evvel bir avuç adam ise son sahnedeki vurdum duymazlığı direniş başlığı altında ve huzur içinde coşkuyla alkışlamaya devam ediyor. Allah’ım Aklımı Koru.


