Şiirler

Yasakla

sevgiler yolladım sana kuş kanadında varınca kucakla, sar koynuna ki ten tende erir, can canda sen bir öp, bin sakla acılarla dağlanıp için kavrulunca merhem diye sür yaralarına ki acı diner, ateş söner sen bir öp, bin sakla gün gelip de yaraların sağalınca devşir kabuklarını bas bağrına kabukların ki anıların sen bir öp, bin sakla […]

Yasakla Read More »

Yarın Bayram

Kaf dağının ardında Kurtlar kuşlarla doyar Bir bebek aç yatınca Bulutta yağmur kanar Ve can çekişir Ankalar Al kanatlı atlarda kızıl-kıyamet karınca İki uçak bir gemi, bir kırlangıç kümesi Ve kör baykuşun gür sesi: Bir ileri on geri Günahlar ateşliyor allı pullu kinleri Kara nakış ne desen Ya baykuş ötüşünden Ya yılan zehrinden Ya beş

Yarın Bayram Read More »

Yamrı Yumru Korku

ve yamrı yumru binbir korku sen ana rahmine düşerken düşer içine ve korkunun ağulu tohumu sen büyürken kanser gibi senden hızlı büyür içinde sen inadına büyüt avuçlarında hiçliğin umudunu çaresi hiçlik, devası umut hayat denen devasa korkularla varoluşun

Yamrı Yumru Korku Read More »

Şehmuz Hocama

Sevgili Hocam, Değerli Dostum Hayatımın Engin Coşku Kaynağı Sehmuz Yöntem Öldü Kim demiş ölenle ölünmez diye Her ölümle biraz daha büyür yitikliğimiz Her ikili ayrı bir birdir, bunu biliriz İkiliden biri gidince, biz de eksiliriz, O ikili bitince belki de hiçiz Kısacası Her dostun ölümünde biz de biraz ölürüz Şehmuz Hocam öldü.. Ölüm gerçek ve

Şehmuz Hocama Read More »

Kavşak Şiir

KAVŞAK düşlerine masmavi sümbülün minesi düşmüş gurbete çıkar tüm yollar, son günü güzün kör zulümlerden beter zelzele hatıraları mermer yalıda görkemin virane zamanları kavşaktasın, kime ne desen beyhude şimdi körler sağırlar tayfasında bir ağdalı zafer söylemi ufukta soyluca batarken sessiz bir gemi yeller savurdukça tül tül eridi rüzgar gülü alev söndü, işkencede karla kavurdular külü

Kavşak Şiir Read More »

Kan ve Kin

Kan üzre, kin üzre durmadan döndükçe devran Mantarlar gibi ürer beynimde soru işaretleri Zulmün ağzında kana boyanmış sevdan Karanfil kırmızısında ağıda durur dağ çiçekleri Vuran hangi boydandır, vurulan hangi soydan Toprak bedeni sarar, toprağı umut kelebekleri

Kan ve Kin Read More »

Ne Bilsin

NE BİLSİN! Sevgili Hilmi Yavuz için Sözün bittiği o kuytu gezegende Özgürlük yalımlı bir şelaledir Yazın temmuzunda donar ormanda Yayılır buz üstünde inceden bir damla su Yayılır dalga dalga yani zamanlara doğru Akıl üşümekten sükuta sığınır Bir rana beldedir insanın hası: Hadsiz sınırsız mal delisi İnancın vicdansızı, düzenbazın armalısı Bir kara güneştir hiç batmaz doğması

Ne Bilsin Read More »

Gümrük Hanı

Urfa’da Gümrük Hanının mermer sekisinde Tavşan kanı çayını yudumlarken bir gariban Daldı gözleri, bir anda bir yarım asrı gezdi Sekinin yek pare mermeri emzirirken zamanı Peynirli kadayıfın sünen tatlısından Çiğ köftenin şarap tadına çalan acısından Daha bir şirin anılarla nakışlanmış seki taşları Asırlık sekide her yalana kanmaya hazır Boynu bükük bir çocuk ki kedi ürkekliğinde

Gümrük Hanı Read More »

Çöl Kirazı

Çığlığa çalardı gözlerinin çağla yeşili Bakışı yad ellerden kardelen başkaldırışı Bir tek onun muradına uyardı çölde bulutlar Tek gülüşüne kırk gün kırk gece yağardı  yağmur Kumların ıssızlığı  sadık sırdaşı Kolunda kırık bir testi, can yoldaşı Kimse onun gibi okumadı zamanın çöle işlediği nakışı Kum fırtınalarında hep yalnız ve baş başayız Tüm gözler ırak bizden Fil

Çöl Kirazı Read More »