Urfa’da Gümrük Hanının mermer sekisinde
Tavşan kanı çayını yudumlarken bir gariban
Daldı gözleri, bir anda bir yarım asrı gezdi
Sekinin yek pare mermeri emzirirken zamanı
Peynirli kadayıfın sünen tatlısından
Çiğ köftenin şarap tadına çalan acısından
Daha bir şirin anılarla nakışlanmış seki taşları
Asırlık sekide her yalana kanmaya hazır
Boynu bükük bir çocuk ki kedi ürkekliğinde
Siyah beyaz bir resimde donup kalakalmış
Gözler mahmur, sebepse uzun sürmüş öğle uykusu
Sekinin üstünde çaydan da koyu kaçak duygular
Doymazsın tadına ama hıçkırığa döner isot kokusu
Solursun, hasretten burnunun direği sızlar
Güz ikindisi gibi serinler sekide zaman
Serin mermer üstünde kısa öğlen uykusu
İçinde kar erimiş bir tas meyan şerbetidir
Kimi zaman bir nefeste içimlik buzlu su
Gümrük Hanının asrın sırrına vakıf taş sekisinde
Her yalana kanmış şehla bir kedinin ayak izleri
Sekinin üç adım gerisinde attar pazarı
Her dükkanda çuval çuval kınalar
Ve kınalara sinmiş çocuk sesleri
11 Temmuz 2015


