16 Ekim 2026
Gelecek iki yıl için korkularım Paul Krugman
Gelecek iki yıl için korkularım Paul Krugman
Ekim 2026
1945 yılının Mart ayının ortalarına gelindiğinde Adolf Hitler bile savaşın kaybedildiğini biliyordu. Sovyet güçleri Berlin’e 45 mil mesafedeydi. Amerikan birlikleri Ren Nehri’ni geçmiş ve geri kalan Alman askerleri kuşatma yolunda epey ilerlemişti.
Ancak Hitler başarısız olduğuna inanmıyordu. Alman halkı tarafından başarısızlığa uğratıldığına inanıyordu.
Bu yüzden 19 Mart’ta “Reich topraklarında yıkımlar hakkında kararname”yi yayımladı. Bu kararname, Nerobefehl ya da Nero Kararnamesi olarak bilinir oldu. Alman halkının kendi altyapısını yok etmesini emrediyordu — amaç görünüşte bu altyapıyı Müttefiklere bırakmamaktı, ama asıl amaç Almanları cezalandırmaktı.
Neyse ki Albert Speer ve diğer Nazi yetkilileri emri yerine getirmediler; her ne kadar Hitler’e neler olup bitmediğini söylememiş olsalar da.
Bu tarihi neden anlatıyorum?
Çünkü açıkça ara seçimlerden sonra ne olacağını düşünüyorum. Tüm belirtiler, Cumhuriyetçilerin büyük bir yenilgiye doğru gittiğini gösteriyor. Trump bu seçimleri bilerek kendisine referandum haline getirdi: “MAGA, sanki ben sandıktayım gibi davranın.”
Peki Amerikalılar onun hakkında gerçekten ne düşündüklerini gösterdiğinde yani TRUMP SEÇİMİ KAYBETTİĞİNDE ne yapacak?
Tabii ki seçimin hileli olduğunu iddia edecek ve sonuçları tersine çevirmeye çalışacak.
Başarısız olduğunu varsayarsak, o zaman ne olacak?
Kongre’nin kaybedilmesi Trump’ın gücünü sınırlayacak ama hiçbir şekilde ortadan kaldırmayacak. Her şeyden önce Amerika’ya, hatta Amerika’nın müttefiklerine büyük yıkım getirme kapasitesini elinde tutmaya devam edecek.
Son birkaç gündür, Başkan Zelenskiy’e göre, Ukrayna yaklaşan Rus füze saldırıları hakkında Batı’dan hiçbir uyarı almadı.
Bu teknik sorunlardan kaynaklanıyor olabilir.
Ancak Trump’ın, dostu Vladimir Putin’e zaferi inkâr ettiği için Ukrayna’yı cezalandırmaya çalıştığı ihtimalini bir kenara iten herkes, son iki yıldır uyuyor demektir.
Yurt içinde ise Trump yetkilileri, Washington’daki bir kamu golf sahasında birdenbire yüzlerce ağacı kestiler.
Trump uzun zamandır o golf sahasını kendi zevkine göre yeniden düzenlemek istiyordu ama siyasi rüzgârlar göz önüne alındığında bunun gerçekleşmesi pek mümkün değil; üstelik yıkımı aceleyle yapmaya da gerek yoktu. Bu neredeyse kesin olarak bir kindarlık, bilinçli bir vandalizm eylemiydi; tam da istediğini elde edemeyeceğini bildiği için yapılmıştı.
Birkaç yüz ağaç kendi başına o kadar büyük bir mesele değil ama gelecek olanı gelmekte olan belayı gösteriyor.
Kennedy Center’ı düşünün; Trump’ın üzerine kendi adını koyamadığı için yok ettiği ulusal bir ikon. Önümüzdeki iki yıl boyunca Amerika’ya yapılması son derece muhtemel olan şeyin modeli bu.
Demokratlar gelecek yıkım saltanatını durdurabilir mi?
Maalesef Yargıtay’daki yozlaşmış, taraflı çoğunluk, “tek yürütme” teorisini öne sürerek Trump’a muazzam bir sınırsız güç verdi. Hele ki etrafında — birçoğu Kongre’deki uysal Cumhuriyetçiler tarafından onaylanmış — yasayı çiğnemeye istekli, hatta hevesli yardakçılar varken.
Ayrıca demokrasisine saldırısını, milyarlarca dolarlık siyasi harcamaları bu seçimi satın almaya yetmese bile sürdürmesini sağlayacak muazzam kaynaklara sahip oligarklar tarafından da destekleniyor.
Ama Demokratların yapabileceği bir şey var: Trump’ın yakıp yıkma Nero’culuğuna yardım ve yataklık eden herkesin, yasanın tüm gücüyle hesap vereceğini açıkça ortaya koymak.
Bu noktada “İleriye bakmalıyız, geriye değil” diyen herkes, önümüzde bakacak bir şey kalma ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor.
…….
Not:
Nero Kararnamesi, Hitler’in savaşın son günlerinde kendi halkına karşı duyduğu nefreti ve “hep birlikte yok olalım” anlayışını en çıplak şekilde gösteren belgedir.
Sadece düşmana değil, kendi milletine karşı da “yakıp yıkma” politikasıdır.